süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   Sevmeyi Öğreten Sevgililer Sevgilisine
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10259
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.02.2009 16:40


Temiz yaşadı. Temiz insandı. Rabb`ine tertemiz gitti. İçi temiz, üstü temizdi. Uzuna yakın orta boyluydu.Yüzü çok güzeldi. Mekke de 13 yıl, Medine de 10 yıl boyunca karanlıkları aydınlığa çevirmeye çabaladı.

Yaşı 63 e vardığında yorgundu. Yılların yorgunluğu yüzünde değil belki ama vücudunda hissediliyordu.
Bazen dalıyordu. Belki Uhud`da kaybettiği amcasını hatırlıyordu.Vücudu parça parça edilen Hamza`sını. Belki de hicrette attan düşürülüp dört aylık cocuğunu kaybeden ve Medine`de uzun süren hastalıklı yaşamından sonra kaybettiği kızı Zeyneb`ini hatırlıyordu. Bilemiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey vardı, o da dostunu, Rabb`ini çok özlemişti.
Şerefli başını Medine`de, sevdiği eşi Hz Aişe`nin dizinde Rabb`ine teslim ettiğinde hayal bile edilemeyecek büyük işler başarmıştı. Mevlana nın dediği gibi:
"Tasalanma! O kaybolmadı. Bütün bir alem O`nda kaybolan"
Sevgililer gününde O`nu hatırlamak istedim.

Mütevazıydı. Kuran O`nun tevazuuna şahittir. Bir seferinde, "Beni İsa gibi ucurmayın. Ben Mekke de kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum" diyecektir. Şu ayeti tefsir eder gibi:
"De ki! Ben sadece sizin gibi bir beşerim; sadece bana ilahınızın tek olduğu vahyolundu. (fussilet 6)
Şakacıydı. İhtiyar bir kadın, cennete gidip gitmeyeceğini sorduğunda şöyle cevap verecekti: "Hayır, cennete ihtiyar kadınlar bulunmaz!" Kadının yüzünün üzüntüyle gerildiğini gördüğünde ise tatlı tatlı gülümseyecek ve
"orada yeniden genleşeceksin. Bu halinle değil, genç halinle cennette olacaksın" buyurarak en zirvedekilerin nasıl sımsıcak olmaları gerektiğini öğretecektir.

Muhteşem bir sevgiyle sevildi. Şairler O`nu anlattılar. Mısraların en zarif yerinde ona gözyaşları akıttılar. Büyük şair Senai, bu sevgisini şu dizelerde haykıracaktır:
"Rüzgara sordum! Neden Süleyman`a hizmet ediyorsun
Bana cevap verdi: O`nun mühründe Ahmed`in adı yok mu?"

Sevgililer günü ve ötesinde bana yerdeki ot parçasına bile sevgiyle bakmamı öğreten Peygamberime sonsuz Salat ve selam olsun..........

serdarakin
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
48 yaşında / Erkek
Merkez
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 1
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.02.2009 17:24


s.a duygularınıza katılmamak,duygulanmamak eldemi.ne mutlu gerçekten sevilmesi gerekenleri gerektiği gibi candan sevenlere.taktir edilecek ufkunuz,bakış açınız var.yolunuz açık,her şey gönlünüzce olsun esselam. r_akinatac@

gencosman12
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Merkez
Adıyaman
Aktif Toplam Yazı : 35
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.02.2009 17:32


san hak verı yorum
sen bunu kendın mı yazdın yoksa alintimi
neyse güzel sözler

eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10259
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 15.04.2009 14:38


Seccaden kumlardı..
................................
................................
Devirlerden, diyarlardan
Gelip, göklerde buluşan
Ezanların vardı! .

Mescit mümin, minber mümin...
Taşardı kubbelerden tekbir,
Dolardı kubbelere “amin”..

Ve mübarek geceler dualarımız;
Geri gelmeyen dualardı...
Geceler ki pırıl pırıl
Kandillerin yanardı..
Kapına gelenler ya muhammed,
- uzaktan, yakından –
Mümin döndüler kapından...

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi,
İki dünyada aziz ümmet;
Muhammed ümmetiydi.

Konsun –yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın ey Resûl,
Nerde kaldın ey Nebi?

Günler, ne günlerdi, yâ Muhammed,
Çağlar ne çağlardı:
Daha dünyaya gelmeden
Mü’minlerin vardı...
Ve bir gün, ki gaflet
Çöller kadardı,
Halîme’nin kucağında
Abdullah’ın yetimi
Âmine’nin emaneti ağlardı.
Hatice’nin goncası,
Aişe’nin gülüydün.
Ümmetinin gözbebeği
Göklerin resûlüydün...

Elçi geldin, elçiler gönderdin...
Ruhunu Allah’a,
Elini ümmetine verdin.
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke’de bunalırsan
Medine’ye göçerdin.
Biz bu dünyadan nereye
Göçelim, yâ Muhammed?

Yeryüzünde riyâ, inkâr, hıyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar
“Ebu Leheb öldü” diyorlar.
Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed
Ebû Cehil kıt’alar dolaşıyor!

Neler duydu şu dünyada
Mevlidine hayran kulaklarımız;
Ne adlar ezberledi, ey Nebî,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor;
Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız!
Kâbe’ne siyahlar
Yakışmamıştır, yâ Muhammed
Bugünkü kadar!

Hased gururla savaşta;
Gurur, Kafdağı’nda derebeyi...
Onu da yaralarlar kanadından,
Gelse bir şefkat meleği...
İyiliğin türbesine
Türbedâr oldu iyi.

Vicdanlar sakat
Çıkmadan yarına,
İyilikler getir, güzellikler getir
Âdem oğullarına!

Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi Tâif’tir, kimi Hayber’dir...
Fethedemedik, yâ Muhammed,
Senelerdir.

Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi...
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi...
Günahın kursağında
Haramların peteği!

Bayram yaptı yapanlar;
Semâve’yi boşaltıp
Sâve’yi dolduranlar...
Atını hendeklerden -bir atlayışta-
Aşırdı aşıranlar...
Ağlasın Yesrib,
Ağlasın Selman’lar!

Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı...
Yere dökülmeyecekti, ey Nebî,
Yabanların gözünde kalacaktı!

Konsun -yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!


Yüreklerden taşsın
Yine, imanlar!
Itrî, bestelesin Tekbîr’ini;
Evliyâ, okusun Kur’ân’lar!
Ve Kur’ân-ı göz nûruyla çoğaltsın
Kayışzâde Osman’lar
Na’tını Galip yazsın,
Mevlid’ini Süleyman’lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan’lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!

Gel, ey Muhammed, bahardır...
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır...
Hacdan döner gibi gel;
Mi’râc’dan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanat, rüzgâr kanat;
Hızır kanad, Cibril kanad;
Nisan kanad, bahar kanad;
Âyetlerini ezber bilen
Yapraklar kanad...
Açılsın göklerin kapıları,
Açılsın perdeler, kat kat!
Çöllere dökülsün yıldızlar;
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar!
Çöl gecelerinden, yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilâl-i Habeşî sustuysa
Ezânlarını Dâvûd okusun!

Konsun –yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!

Arif Nihat Asya



[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan