Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Gündem
   Van Minüt, Van Minüt, Eksküy(ğ)uz mi..
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 19:36


Ben dahil, geçen haftanın Perşembe yazarları, yazılarının sıcağı üstünde tüterken, onların gün bitmeden, birden eskiyip, soğuyuverdiğini gördüler… O ne muazzam bir Davos filmiydi ki, görene dil ısırtıyor. İşte aşağıya yazdıklarımın önemli bir bölümünü, hemen oturup o halvet basmasında yazdım…

Gerçi, ertesi gün Kemal Okuyan meselenin çözümüne, sayfa düştü.. Sonrası, başka arkadaşlar da değişik açılı, benzer bağlamlı yazılar kaleme aldı. Bu yazının da benzerlikleri varsa, akıl ortaklığındandır..

Şimdi geçen haftanın notlarında, başa döneyim.

- Çocukluk oyunlarından olan “yumurta tokuşturma” yı oynamamış olan varmı dır; bilemiyorum?....

Varsa bile, 29 Ocak’ta Davos’da izlenenlerden sonra, bilmeyeni kalmadı….

O ne manzaraydı öyle…. BOP’un baş başkanı ABD’nin, eşbaşkanı olan Türkiye ve projenin asbaşkanı olan İsrail; gururlu temsilceleri marifetiyle, dünya ahalisi huzurunda yumurta tokuşturmadı…. , adeta yumurta gibi karşılıklı tokuştu….

İkisi de tokuşma sikletinin şiddetine dayanamadıklarından, karşılıklı tarümar oldular… Ya da bu hokkabazlık, ekranlardan öyle yutturuldu. Peres yaşı icabı hızlı davranamadığından olsa gerek, panel koltuğunda otura kalıp ve muhterem RTE ise, Kasımpaşa forması ile top koşturmanın faydalarını bir kez daha atletik sıçramasında ispatlayıp, muazzam ve muhteşem bir final oynadılar…..

Muhterem başbakan hazretlerinin, selis İngilizce’sinden geriye kalan replikler de, bu yazıya başlık oldu; yadigâr kaldı….

Bu olay, dünya diplomasi tarihi bakımından, öyle sık rastlanan bir vaka olmamak üzere bir yandan kayıtlara düşülürken.., bir yandan da hafızalara kazındı….

Şimdi olan biten nedir acaba? Bu bir final miy di?; yoksa, sonun başlangıcına açılan yeni bir kapı mı?......

Doğrusu RTE’nin ulusal üslubu, nihayet milli olmuş ve uluslararası bir biçimde unutulmamak üzere tanınmıştır….

Gerçi Peres’in o atıp, tutmalarına ve bağırarak parmak sallamalarına bakılacak olursa, RTE’nin ki neredeyse biraz hafif bile kalmıştır…

RTE, rolünü iyi bellemiş bir aktör edası ve senaryoya renk katan doğaçlamalarıyla, bir gösteri zanaatkarı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Bakıldığında, üç oyun varmış gibi görünmektedir…

RTE, ya kendi hesabına, artık dayanamamış, toplantıda önce bam teli, sonra da nasırına basılmanın acısı ile, Peres’e bu yaşında bir daha unutamayacağı bir jargonla ders vermeye kalkmıştır…

Değilse, RTE eşbaşkan sayılmasına karşın, şu sıralar, bunu kendisinden başka söyleyeni de olmadığı cihetle, artık başına buyruk oynamaya karar vermiş ve ilk salvosunu da Davos’ta Hamas’lı dindaşları adına faryab etmiş bulunmaktadır…

Bunların hiç biri değilse, ki, mukadder olması çok büyük olasılıktır; dünya dahil, memleket ahalisine, Holivut işi yeni bir senaryo yutturulmaktadır….

RTE, doğrusu kendi başına ve bildiğine herşeyi okuyamayacağını bugüne değin, önemle deneyimlemiştir…

Devri sadaret ve hükmi saadetlerinin başlangıç yıllarında, yani 2003 de, Süleymaniye Karakolu basılıp, askerin kafasına Amerikan çuvalı geçirilirken, her nedense ve onurlu bir biçim de “gık” ı çıkmamıştır….

Irak’ı tarümar eden Amerikan işgali, 1 milyonu aşkın Irak’lının canına mal olurken, herhal hazret sadece namaza durduğunda, içinden onurla bedduada okumaktan başka çözüm ve yol bulamamıştır….

Lübnan işgale ve halk itlafa uğrar iken, dökülen kanın hesabını sormak akıllara düşmemiş, vicdanlara uğramamıştır…

Ve söz yok, bu dayanılmaza pes diyesiye, bu kez aslanlar gibi kükrenmiş ve mahallenin dayısı olmaya aday olunduğu da böylece ilan edilmiştir.… Pes doğrusu, inanmak için karabasan uykulara dalmış olmak gerekir…

- Diye yazmışım, sıcağı, sıcağına……….

Sonrası malum, Bay Başvekil, Hamas sözcüsü olarak dünya gündeminde yerine almaya çalışırken, esasen yeni biçilen rolün başarılı provasından çıkmış olmanın huzuru ve öz güvenini de ziyadesiyle taşır görünmektedir.…

Gerçi ortada o “onurlu duruş” adına yapması ve siyaseten risk alması gerekenler dururken, gemisini adeta baştan kara, çark ettirmekte de tereddüt göstermemiştir…Her ne kadar “..öldürmeyi iyi bilen İsrail” e, bu vesile ile had bildirirken, siyasi, askeri, kültürel işbirliği antlaşmasına dayalı olarak da, hem ilişkilerin devamından yarar umduğunu ve hem de kızdığının Peres değil, panel yöneticisi Ignatius olduğunu da söylemenin ayrıca onuruna erişmiştir…

Burada bir virgül atalım ve devamını şöyle getirelim….

Türkiye, mutlak çoğunluğuyla, ülkenin bir “Ilımlı İslam Cumhuriyeti” olduğu nitelemesini ilk kez Bush’lu Amerikan Yönetimi’nden duydu…

Bir yandan, bu dönüştürülmenin her boyut ve ağır travmaları memlekette yaşanırken, necip Arap milletlerinin Amerika ve İsrail karşısında çekinik duran yöneticilerinin bir punda getirilmesiyle ikna edilmesi, giderek daha da zorunlu hale gelmiştir. Zira her iki ülkenin de (ABD+İsrail) bölgede uyguladıkları ‘askeri demokrasi’, işleri çözmeyip, daha da güçleştirmiş vaziyettedir. Bu durumun ayan beyan ortaya çıkması, Obama soslu bir itidal döneminin yaratılmasını da zorunlu kıldığından, CIA-Pentagon-Beyaz Saray üçgeninde yeni strateji denklemleri geliştirilmeye başlanmış olmalıdır. Nitekim, Vaşington mahfillerinden, Arabın yalellisine bulanarak ortaya dökülüveren “Yeni Osmanlıcılık” ve RTE hazretlerinin halifeliği meselesinin kerrakesi, işte bu senaryolarla bitişik gibi düşünülebilir. Ayrıca filmin finali, yakında “Hoca Efendi Hazretleri”nin, memlekete avdetiyle yeni bir merhaleye de kavuşturulacak olabilir…

Davos macerası, işte bu yeni kapının gıcırtıyla açılmasının ilk provası (mı) dır.

Oysa neye niyet, neye kısmet bu kadim bölge ve kültürünü çözememiş Amerikan stratejisi, bugün yapılan bir açıklamaya bakılırsa tutmamıştır….

Ürdün, Mısır, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Fas, Tunus ve Filistin yönetimi dışişleri bakanlarının bugünkü (5 Şubat-Perşembe) toplantısının ardından, yapılan ortak açıklamada ‘‘Arap olmayan tarafların, Arap ülkelerindeki gelişmelere, yıkıcı bir şekilde karışmasından rahatsızlık duyuyoruz" denilmektedir.

Taşeronun reddi meselesi, fiyasko ve sıkıntıdır. Bundan böyle RTE arabuluculuğu zinhar rafa kalkar; kükreyen aslanın memleketi düşürüldüğü bir hale tribünden içi ezik bakar…

Her türlü manevranın mubah olduğu bu oyunda, esasen, bir tek doğru bulunmaktadır. Kudurganlaşmış emperyalizm, bölgemizde böylece iyice şirazeden çıkmış olmaktadır….

Ben de zahir buna çok öfkeleniyorum….

Davos sonrası, eski plak koleksiyonumun başına koştum…. 45 likler arasından, Fikret Kızılok’un son zamanlarında güfte ve bestesini yaptığı bir İngilizce şarkısını seçtim ve şu sıralar, eski pikabımda sürekli onu dinliyorum……

Ev ahalisi, bu durumdan rahatsız, söyleniyorlar…

Ben de her seferinde pikabın iğnesini, plak üstüne koyarken sesleniyorum…

Van minit, van minit; eküsküyuz mi……

Sonra başlıyorum tekrar ve sil baştan…

Hadi plağın-şarkının adını da vereyim… Şaka değil….

“Why high one why?” (Vay hay van vay)

Nurettin Abacıoğlu

emsalsiz_baris
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 387
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 23:16


kopyala kopyala kendin oku

burhay
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
62 yaşında / Erkek
Osmangazi
Bursa
Aktif Toplam Yazı : 3
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 00:02


KENDİN ÇAL KENDİN OYNA, HAZIMSIZLIĞINI ATASIN.

__Melissa__
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Bayan
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 512
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 00:18


O sizin görüsünüz ben zevkle okuyorum.
Emege saygi lütfen.

iHaveBallsAndU
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 84
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 00:37


Amaca çoktan ulaşıldı.Bundan sonra kim ne derse desin.Kömüre de gerek kalmadı.Elde var tasarruf.Memleket kesin yükselişte.

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 01:35


Piyasada, sermaye medyasında, boyalı basında o kadar kalitesiz ve yalanlarla dolu yazılar var ki;ama hepsi `tek ses`, aynı şeyi mırıldıyorlar, bu arkadaşlar da onları okuya okuya `farklı sesler`e tahammül edemez hale gelmişler, bir kaç dakikalarını ayırıp okumaya tenezzül etmiyorlar bile, her şeyi yüzeysel görmeye, yüzeysel tartışmaya bayılıyorlar, ülke ve dünya gündemi hakkında yaptıkları muhabbetler, kahvehanelerdede okey masalarında dönen muhabbetlere benziyor.

__katatua__
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
29 yaşında / Erkek
Odunpazarı
Eskişehir
Aktif Toplam Yazı : 787
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 01:36


Okumak zor geliyor insanlar...
Onlara kulaktan dolma esfaneler kahramanlar olcak...
Gözlerine büyütcek durcaklar:)

iHaveBallsAndU
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 84
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.02.2009 02:07


Problemin kaynağına indiniz:okumamak...Çözüme giden yolun aslan payı kişinin kendisinde bittiği için,reklamlarda sıkça duyulan şu inatçı lekelere benzer bir dert ile karşı karşıya kalınmışlık söz konusu.En azından birilerinin okuduğunu bilmek de optimist olmak için bir sebeptir.Ya da ben fazla optimistim,azınlık psikolojisi paralelinde...


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan