süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Gündem
   HANİ ARTIK IMF` E MUHTAÇ DEĞİLDİK
 

CORCIL44 ^^gEcEnİn tAdI YoK FaRkInDaMıSıN ^^ Forum başlığına yazı ekledi - (23:08:22)
CORCIL44 ^^gEcEnİn tAdI YoK FaRkInDaMıSıN ^^ Forum başlığına yazı ekledi - (23:08:47)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
AnAr__ChE
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 485
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 13:51


IMF ile anlaşırsak yada anlaşamazsak ne olur?


Türkiye’nin IMF ile yürüttüğü müzakelere ilişkin her gün yeni haberler geliyor. Ekonomistler IMF ile anlaşma olmasının ya da olmamasının etkilerini değerlendirdi.

Türkiye’nin IMF ile yürüttüğü müzakereler henüz sonuçlanmadı. IMF’den ‘önemli ilerleme kaydediyoruz’ açıklamaları gelirken, hükümet IMF’nin anlaşmazlık konularındaki tutumunu değiştirmesi gerektiğini belirtiyor.

Davos’ta yapılan görüşmelerden de bir sonuç çıkmadı. Başbakan Tayyip Erdoğan, IMF 1. Başkan Yardımcısı John Lipsky ile yaptığı görüşme sonrasında iki konuda sorun yaşandığını söyledi. IMF’nin isteği üzerine görüşmelere 10 gün ara verildi.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile görüşmelerde gecikme yaşandığını itiraf ederken, Fon’un Türkiye’ye geliş tarihinin belirsiz olduğunu kaydetti. Türkiye’nin IMF ile 20 milyar dolar büyüklüğü olan bir stand-by anlaşması yapması bekleniyor.

NTVMSNBC`de yer alan haberde, tüm bu gelişmeler ışığında ekonomistlere IMF’yle yola devam etmekle etmemek arasındaki farkı soruldu. Ekonomistlere göre, IMF’yle yapılacak anlaşma ucuz kaynak sağlanması açısından dış finansman konusunda rahatlama yaratacak. Anlaşma olmazsa Türkiye’yi ıstıraplı bir dönem bekliyor.

Ekonomistlerin görüşleri şöyle:

ANLAŞMA OLURSA...

JPMorgan Türkiye Başekonomisti Yarkın Cebeci: Türkiye’nin ödemeler dengesinde ve finansmanında önemli rahatlama olacak. Böylece dış borçlanmayla ilgili endişelerde azalış olacak, bu da risk primini düşürecek. Gelecek kaynağın bir kısmının da özel sektörün borçlanma imkanının geliştirecek şekilde kullanılacağı düşünülürse Türkiye’nin büyüme performansı üzerine olumlu etkisi olacaktır. Merkez Bankası da faiz indiriminde daha cesur davranır. ‘IMF anlaşmasını herkes bekliyor’ desek de, anlaşmanın olduğu haberi piyasalarda ferahlamaya yol açacaktır. Kısa vadede TL değer kazanır. Ucuza kaynak buluruz ve kredibiliteyi de artırır. Yurtdışı yatırımcılar için çok önemli bir sinyalizasyon olur.

Finansbank Ekonomisti İnan Demir: IMF anlaşmasının fazladan olumlu etkisi olacağını düşünmüyorum. Piyasalar zaten olumlu beklentileri fiyatlıyorlar. Seçimden önce imzalanması ve 20 milyar dolarlık anlaşma bekleniyor. Bundan daha büyük paketle olumlu bir sürpriz olmazsa piyasa üzerinde çok etkisi olmaz. Reel ekonomi için etkisi, kaynakların reel sektöre kullandırılıp kullandırılmayacağıyla ilgili. IMF anlaşmasının yarattığı güven etkisi özel sektörün borçlanmasını olumlu etkileyecek, yurtdışı finansman dengesini rahatlatacak. Özel sektörün borçlanması da büyüme açısından önem taşıyor. Büyüme üzerindeki aşağı yönlü riskler törpülenir. IMF anlaşması olduğunda talep koşullarını olumlu etkileyecek. Böylece faiz indirimlerinin daha da hızlanarak devam edeceğini söylemek çok kolay değil.

Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toğuç: Anlaşma Türkiye’nin risk primini düşürür ancak ekonomik gelişmeyi sağlayıcı etkisi olmaz. Yabancı yatırımcının daha rahat borç vermesini sağlar. borcun çevrilebilirliğini artırır. Türkiye böyle bir sandıktan faydalanabiliyorsa, IMF ile anlaşılması en optimal olanı. Geciktiği için bir endişe olduğunu görmüyorum. Özel sektör borcunda çok da büyük riskler olduğunu düşünmüyorum. IMF’den gelecek para özel sektöre verilecekse istihdam yaratılır.

ANLAŞMA OLMAZSA...

Yarkın Cebeci: Anlaşmazsak piyasalar çok ciddi tepki verir. Dünyanın sonu değildir ama Türkiye’nin kendi yağıyla kavrulacağı anlamına gelir, Çok ıstıraplı bir döneme girebiliriz. Türkiye ekonomisi daha hızlı daralır, risk primi ve faizler yükselecektir. TL’de çok ciddi kayıp olacaktır, bunun sonucu Merkez Bankası faiz indirimlerini durduracaktır. Piyasaları ciddi şekilde sıkacak bir döneme girecek oluruz. Faizlerde ciddi bir artış, hisse senetlerinde de ciddi düşüşler olur.

İnan Demir: Anlaşmazsak, piyasadaki tepki olumsuz olacaktır. Yurtdışı piyasalardaki risk algısının bozulduğu döneme gelirse etkisi büyük olur. Özel sektör sermaye akışı çok sınırlı olur; ekonomik büyüme için de olumsuz haber olur. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini durdurması sonucunu doğurabilir. MB’nin faiz için manevra alanı kalmayacak. Anlaşma olmazsa bedel büyüme tarafında yaşanır.

Nurhan Toğuç: Anlaşma olmazsa lira çok kırılgan olur. Bu da özel sektör üzerinde ciddi risk oluşturur. Böylece ekonomide daha çok daralmaya neden olur. Şirketler kârlılıklarını artıramayacağı için borsaya da yansır. İçerideki faiz oranlarında ve kurda yukarı yönlü baskı oluşur. Ölümcül bir virüsle karşı karşıya kalacağımızı düşünmüyorum.

AnAr__ChE
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 485
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 14:24


IMF maaştan kesinti istedi, emekli ateş püskürüyor


Uluslararası Para Fonu (IMF) ile hükümet arasında yapılan ön görüşmelerde işçi emeklilerin aylıklarından vergi alınmasıyla ilgili IMF`in talebinin rüzgarı bile, işçi emeklilerinin ateş püskürmesine yol açtı.

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Çankaya Şubesi Başkanı Mehmet Höcü, ANKA`nın konuyla ilgli sorularını cevaplandırırken, zaten yılın ilk altı ayı için yüzde 4 gibi bir oranda zam alan işçi emeklisinin sırtına bir de vergi yükü bindirilmesinin adil olmadığını ifade ederek, "Hükümet bu konuda IMF`e kesinlikle taviz vermeli" dedi.

Ulusararası Para Fonu yetkililerinin işçi emeklisinin nasıl geçindiğinden haberi olup olmadığını merak ettiklerini belirten TİED Çankaya Şube Başkanı Höcü şöyle dedi:

"Hükümete sesleniyoruz. IMF ile yapılan ya da yapılacak olan görüşmelerde bu kuruluşların talepleri doğrultusunda işçi emeklisinin aylığından şu ya da bu oranda vergi kesintisine gitmemesini istiyoruz. Böyle bir talebi hayata geçirmek cinayet olur. Hükümet bu vebalin altına giremez. Başta Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik olmak üzere, hükümet yetkililerinden işçi emeklilerinin aylıklarından vergi alınmayacağı yönünde bir açıklama bekliyoruz."

SEYYANEN ZAM TALEBİ

"Bizim hükümetten beklentimiz işçi emeklisi ile dul ve yetiminin aylıklarına insanca yaşamasını sağlayacak oran ve miktarda bir an önce seyyanen zam yapmasıdır. Emekli aylıkları, önce açlık, sonra da yoksulluk sınırının üzerine mutlaka ama mutlaka çıkarılmalıdır.

Aksi takdirde, 8 milyonluk bir kitle olan işçi emeklileriyle dul ve yetimlerin bunu yerel seçimlerde oy verirken, mutlaka hesaba katacaktır. İşçi emeklilerinin hem aylıklarından vergi kesilmesine göz yumacaklarını hem de bu kesintiyi yapanlara önümüzdeki yerel seçimlerde oy vereceklerini kimse düşünmesin."



:))) hani her şey güzeldi sahte cennetçiler :))

CholcE
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
85 yaşında / Bayan
Üsküdar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 875
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 15:54


22/2/2001 tarihinde Türkiye büyük bir ekonomik şokla sarsıldı. Ardından “kara gün” ilan edildi. Aslında bu Türkiye’nin ne ilk ne de sonuncu kara günüdür. Kara günün asıl başlangıcı 3 Mart 1924’te Hilafetin kaldırılması ile başlamıştır.

Dengeyi koruyan güç ve sistem, tâ o tarihte kaybedilmiştir. Her işte asıl olan; siyasi güç ve otoritedir. Yani, dünya devletleri arasında prestiji koruyan ekonomi değil güçlü otoriter varlıktır.

AKP; daha 2002 seçimlerinde IMF`ye güle güle diyeceğini açıklayıp, sözünde durmayan, meydanlarda esip gürleyip sonra unutabilen riyakarlığın karakteristik bir temsilcisidir. IMF konusunda da aynı riyakarlık içindedir.

Bu durum defalarca tanık olduğumuz bir senaryodur. Bu senaryoyu hayata geçirebilmek için de yaptıkları hep aynıdır. Önce IMF ile anlaşmanın kaçınılmazlığı, zorunluluğu ve yararları tüm burjuva basın yayın kuruluşlarında günlerce propaganda edilir, daha sonra milletçe fedakarlık yapmanın gerekliliği konusunda halkı ikna etmek için hükümet seferber olur;kitleler, hükümet, işbirlikçi tekeller ve medya işbirliğiyle yeni bir IMF programına "ikna edilmeye"(!) çalışılır. halk artık herşeyin farkına varmalı...

açılan bu panoyu destekliyorum..tşkler sayın anar_che..

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.02.2009 18:19


Ey Türkiye Cumhuriyeti, muhtaç olduğun dolarlar IMF kasalarında mevcuttur!


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan