Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Yazı Dünyası
   ♀ BÜKÇE ♂
 

aydogdu_123 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (08:46:46)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
C__e__M
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5062
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:27


İlişkisine değer veren herkese...



Bükçe

Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak, ona
öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız
tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder.
İş yerimden oğluma telefon açtım, akşam yemeğini dışarıda birlikte
yiyelim, dedim.
Deniz kenarında ki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum.
Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki
kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan
kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.
-Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol
yordam göstermem gerekiyor.
Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı.
Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!
-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.
-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama
ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar
modern olamadım.
Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif
yaparak muhabbet edelim bakalım.
-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?
-İngilizce, Fransızca bir de kendi dilimi de sayarsak Türkçe`yle üç
dil oluyor.
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar
tarafından kullanılır. Sen buna "kadın dili" de diyebilirsin.
Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o
ortaya çıkıyor.
-Kadınların ayrı bir dili mi var?
-Tabi ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en
büyük zevkidir ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir
kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe`yi öğrenmeli.
-İyi de niye Bükçe?
-Çünkü kadınlar konuşurken genellikle, söyleyecekleri sözü, net
söylemezler. Eğip bükerler onun için dilin adını "Bükçe"
koydum.
-Bükçe zor bir dil mi baba? diye sordu gülerek.
-Bana bak, çok önemli bir konu, eğleniyor gibisin biraz ciddiye al. Bir
kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar
sözü bükerek Bükçe konuşurlar sonrada senin sözün doğrusunu anlamanı
beklerler. Felsefesini anlarsan kolay, anlamazsan zor.
Mesela Çinli bir karın var, sen karına sürekli Fransızca "seni
seviyorum"
diyorsun ama karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca "seni
seviyorum" un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince seni seviyorum
dediğinde seni anlayabilir.
-Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden
bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar.
-Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır,
cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından dolayı, sözlerini de dolaylı
söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak
gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.
-Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.
-Ne bir sıfırı oğlum, en az on sıfır öndeler. Düşünsene, henüz
konuşmayan, küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini
hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi
anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Onun için,
leb, deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb, demek zorunda kaldıkları için bile
kızarlar.
Niye, leb, demek zorunda kalıyorum da o düşünmüyor, diye canları
sıkılır.
-Biz de bazen Canan`la böyle sorunlar yaşıyoruz. Niye düşünmedin,
diye kızıyor bana.
-Kızarlar oğlum kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler,
detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendileri
gibi düşünceli olmamızı beklerler fakat erkekler onlar gibi değil. Biz
bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.
-Ne olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?
-Var dedik ya oğlum, Bükçe`yi öğreneceksin, bunun için buradayız.
Hazır mısın?
-Hazırım baba.
-Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile
anlattığı bir konu, Bükçe`de en az yüz kelime ile anlatılır.
Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o gün kendine elbise aldı,
diyelim. Bunu sana "bu gün bir elbise aldım." diye söylemez. Elbise
almak için dışarı çıktığı andan başlar, kaç mağazaya gittiğinden,
almak için kaç elbise denediğinden, indirimlerden, yolda gördüğü
tanıdıklarından alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman
bir hikaye anlatır.
-Hikaye dili yani.
-Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, "Hikaye anlatma, ana
fikre gel, kısa kes." demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde, bittin
demektir. İster öyle de, istersen "seni sevmiyorum." de. İki
durumda da "seni sevmiyorum" demiş olacaksın.
-Ne alakası var, baba. Seni sevmiyorum demekle, kısa anlat demenin.
-Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini
düşünürler.
-Bu önemli, Bükçe`de dinlemek sevmektir, diyorsun.
-Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken,
bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkeklerde imalı konuşuyoruz diye
düşünürler ve sözlerimizle onlara ne demek istediğimizi çözmeye
çalışırlar.
Oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız
söylediğimiz şeydir.
-Geçen hafta Canan bana "Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde
daha iyi duracağım." dedi. Ben de "Böyle de iyisin." dedim.
Canı sıkıldı bir kaç saat surat astı. "Neyin var." diye sordum.
"Hiçbir şeyim yok." dedi. Sence nerede hata yaptım?
-Böyle de iyisin, derken o "de" ekini orda kullanmamalıydın. Canan
bunu şöyle anlamıştır. Böyle de fena sayılmazsın, eh işte, idare
edersin ama tabi daha da iyi, daha da güzel olabilirsin."
-Peki ne demem gerekiyordu?
-Şunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da
aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır.
Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın. Bunu hiç unutmazlar.
O gün "Hayatım sen zaten çok güzelsin, kilo vermeye falan bence
ihtiyacın yok." deseydin, o günün zehir olmazdı. Mesela bir gün
kucağına oturup, ağır mıyım, derse sakın "evet, biraz" falan
deme "hayır" de. Yoksa bir daha kucağına oturmaz.
-Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydiği yakışır ve her
kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa
yapsınlar.
-Aferim oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin. Kadının, kendi
anne babasıyla sorunu olsa, kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul
etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.
-Ve asla unutmazlar, değil mi?
-Aynen öyle. Yıllar önce annene, annesi için "biraz cimri"
demiştim. Hala "Sen benim annemi sevmezsin." der ve annesi bize bir
şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.
-Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini çözmek zor geldi.
-Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları
anlayacaksın ama "sen şunu mu demek istiyorsun." diye asla yüzüne
vurmayacaksın.
-Anladım. Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de
diyebiliriz. O beni iğnelediğinde "niye bana iğne batırıyorsun"
diye sormayacağım, o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi
yapacağım.
-Güzel ifade ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı.
"akşama tok mu geleceksin." diye sordu. Beni biliyorsun akşam
yemeklerinde hep evdeyimdir.
Kırk yılda bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen
anladım annenin ne demek istediğini. "Tok gel, yemekle uğraşmak
istemiyorum" demek istiyor. Anladım ama tabi "ne demek
istiyorsun." demedim.
-Dün çok yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.
-Bunun pek çok sebebi olabilir. Yorulmuş olabilir, bir kabul gününden tok
gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü diyetine başlamış ve o gün yemekle
uğraşmak istemiyor olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan
"Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir şeyler ye, ya da
yorgunum, gelirken bir şeyler getir yiyelim." demez. Sanki böyle derse,
iyi ev kadını rütbesi tozlanacak, mevki kaybedecek. -Bu Bükçe`de kısa
konuşma yok mu baba?
-Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa
konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın,
soruyorsun, "Neyin var" diye. "Hiçbir şeyim yok." diyorsa,
aman bir şeyi yokmuş, diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan
yakınarak, ağlamaya başlar.
-Bükçe`de "Hiçbir şey yok" demek "Çok şey var, benimle
ilgilen" demek oluyor, o zaman.
-Evet. Biz erkekler "Bir şey yok." diyorsak ya gerçekten bir şey
yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir şey vardır ama;
şu anda konuşacak bir şey yok." diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak
istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için "Bana
değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım." demek istiyordur. Çok nadirdir,
gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp
bunaltmayacaksın tabi.
-Bir arkadaşım da kadınların "peki" demesi tehlikelidir,
demişti.
-Doğru. Bir kadının ağzından çıkan "kuru bir peki, olur,
tamam" her zaman tehlikelidir. Bu Bükçe de "Şimdi tamam diyorum ama
acısını daha sonra çıkaracağım." demektir. Sana en kısa zamanda
kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında "peki canım, olur
hayatım" gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.
-Zor bir dil baba.
-Yok yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi, ilk başlarda öğrenirken
biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen hatalar yapacaksın, dikkat
edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın. Kolay yanı senin, Bükçe, konuşman
gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.
-Anlamak da pek kolay değil ama.
-Korkma o kadar zor değil. En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten.
Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca,
düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar, ve konuşurken suçlayarak
konuşurlar fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz
zannederler.
-Nasıl yani?
-Mesela, karın sana "ne zamandır dışarı çıkmadık." derse bunu
suçlama olarak üstüne alma, seninle gezmek canı istiyordur, bunu sen
düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır. Maksadı seni
suçlamak değildir. "Daha geçenlerde gezmeye gittik." gibi bir
savunmaya girme. "Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa
zamanda gideriz." de, konu kapanır.
Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.
-Küçük ama önemli detaylar.
-Aynen öyle. Mesela karın "üşüdüm" diyorsa, üstünü kalın
giy demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.
-Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe`yi. Ne kadar erken
başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik, belki.
-Haklısın aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın
neresinden dönülse kardır.
-Not mu alsaydım, epeyce detayı varmış dilin.
-Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim.
Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret
ettiği sözcük "Fark etmez"dir. Fark etmezi kadınlar "Hiç
umurumda değil, ne yaparsan yap " diye anlarlar.
-En değerli sözcük nedir?
-Sen bil, bakalım.
-Seni seviyorum, demek herhalde.
-Evet, kadınlar "seni seviyorum" sözünü sık sık duymak
isterler. Biz erkekler söylemiştim, zaten biliyor diye bu konuda gaflete
düşmemeliyiz.
-Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi
geliyor bana.
-Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona geliyordum. Davranışlarda
çok önemli tabi. Kadınlar küçük şeylere önem verirler. Akşam ona
sarıl, televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu düşündüğünü
ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap.
O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.
-Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.
-Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar
zaman alacak, zor ve masraflı şeyler, değil. Sen bu küçük şeylere dikkat
et, zaten karın sana paşa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük
şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar yaparak
geçirir.
Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir
ama eğer sen hep alıp vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük küçük
alırlarsa, büyük büyük verirler.
-Tamam baba bunlara dikkat edeceğim.
Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya
başladı.
Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru
adımlamaya başladı. Az sonra geldi.
-Baba çok teşekkür ederim. Bükçe`yi anlamaya başladım. Canan aradı.
"Salonun perdelerini ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte mi
baksak." dedi. Tam "Fark etmez, sen seç" diyecektim ki bunu
senin söylediğin gibi "Ev de perde de umurumda değil" gibi
anlayacağı aklıma geldi. "Tabi canım, istersen birlikte bakabiliriz ama
ben senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen," dedim çok mutlu oldu.
Kendi seçecek.
-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını
onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir.
Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay
sıyırırız.
-Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini hiç unutmayacağım. Bana
Bükçe`yi öğretmeseydin halimi düşünmek bile istemiyorum.
-Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye
yanıla öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle
güle kullan, isteyene de öğret, herkes de güle güle kullansın.
Kullansınlar ki yüzleri gülsün.


Sema Maraşlı/ Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz Kitabından


DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:40


Jem Bey çok uzun bir yazı ,anafikrini özetler misiniz?:)
İlşkisi olmayanlar ne yapsın ,olan var olmayan var de mi ?
Uluorta yerde böyle pano açılmaz ki :)))))
:)
(:

Shadow_Knight
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Merkez
Kocaeli
Aktif Toplam Yazı : 492
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:42


ilişkisi olmayanların böyle bir dili öğrenmeye ihityacı olmaz çince öğrensin onlar :)))

DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:43


Evrimciler,Çinliler` in atalarıyla kapışmasın lütfen reca ederim:))

C__e__M
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5062
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:45


İlişkisi olanın da olmayanın da okuması gereken bi yazı sonuna kadar okunmalı bence :)



ama senın okumana gerek yok okumasan da olur :)

Shadow_Knight
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Merkez
Kocaeli
Aktif Toplam Yazı : 492
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:45


kim kiimle kapışıyor ki ben bükçeden daha faydalı bir dil olduğu görüşündeyim sadece :))

DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 17:57


Jem Bey ben ilkokul terk :))

Şuan bile ben yazmıyorum :))

Yanımdaki sarışın yazıyor;)

C__e__M
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5062
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:00


Nee o zmaan sen aradan çekil yanındaki sarışınla benı başbaşa bırak :))

DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:02


işte bu anı bekliyordum.....zarf attım yedin:)))))))))



azuahahahahahahah:)))))))))))








C__e__M
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5062
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:04


Neden bekliyordun ben onu anlamadım :))

Shadow_Knight
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Merkez
Kocaeli
Aktif Toplam Yazı : 492
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:05


yuttu zokayı
hemen taklaya geldin aga sarışın felan yokmuş
hahahahahahahh

DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:09


Yengem çok sabırlı ,Allah başa vermesin senin gibi zımparayı :))

C__e__M
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5062
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:09


Mındarım ben mındarım :)))



Onda peygamber sabrı var :)

DaMLa341
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Bayan
Bakırköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7553
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 18:12


:)
(:

Mutluluklar dilerimm:)))

Demek ki neymiş, yazıyı 10 kere okuman gerekmişşş:)))

İyi akşamlar:)

medoo27
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Almanya
Aktif Toplam Yazı : 1865
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 19:27


çok güzel yazıydı cem tşk, bastan sona kadar okudum ve babanın ogluyla olan sevgi ve ilgisi hoşuma gitti bide evinde mutlu olması için urasması harikaydı.:))))


[1] [2]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan