Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Gündem
   Obama`nın Cülûsu ve Cülûstan Sonra
 

mavisen (*^*).....Niebelungen`in "HUZUR" Limani.....(*^*) Forum başlığına yazı ekledi - (11:10:08)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 19:14


Allanıp, pullanarak tüm kürenin “umud”u diye öne sürülen Barack Hussein Obama, geçen Salı günü görkemli bir “nümayiş” ile tahtına oturdu. Beyaz Saray’ın anahtarlarını George W. Bush’un kanlı ellerinden teslim aldı. 2007’nin sonbaharında itibaren başlayan seçim kampanyası süresince ABD’nin sermaye çevreleri açık ya da kılıfına uydurulmuş bir şekilde Obama’ya maddi ve manevi destek vermekten çekinmediler. Büyük ulusal medya kurumları yakaladıkları her fırsatta “Obama”ya ilişkin bir dizi yüceltici haberi, makaleyi servis etmeyi özenle sürdürdüler. Partisi usta bir manevrayla ABD için köklü bir değişimi simgeleyen kadın aday (Senatör Hillary Clinton) ve zenci aday (Senatör Obama) arasındaki adaylık savaşımını sürdürdü. Dikkatler hep bu değişim üzerine çevrildi, böylece Obama altı ay boyunca gündemin ön sıralarına oturdu. Seçim sloganı ise basitti “Değişim”. Tek düze adeta mekanikleşmiş bir yaşamı sürdüren orta sınıf Amerikalı için bu sözcük adeta bir kurtuluşun müjdecisiydi. Neyin değişeceği pek sorgulanmadı. Obama yarışı kazandı.

Obama, küresel kapitalist düzen açısından çekici bir kokteyl’di. Bilindiği gibi kokteyl çeşitli içkilerden oluşan, barmenin ustalığına göre damak zevkine hizmet eden bir karma içkidir. İçeriğine göre içeni bazen çakırkeyif yapar, bazen de zom. Obama hem zenci, hem de beyaz, yani melezdir. Hem camideki Kur’an kursuna gitmiş, hem de İncil’i hatmetmiştir. Kölelerin rengini taşısa da, sermayenin elit’i olabilmiştir. Aranıp da bulunmayan bir kokteyldir bu. İçene, hem sermaye sınıfının çakır keyfini, hem de ezilenlerin zomluğunu tattırır. Yerine göre Otello, yerine göre Hamlet niyetine alkışlanabilir.

“Cülûs” Osmanlı’da tahta çıkmak anlamında kullanılırdı. ABD gibi küresel kapitalizmin amiral gemisi olan bir ülkenin önderliğini devir almak herhalde sıradan bir başkan değişimi gibi algılanamaz. Mâlum ya Başkanlık sistemi “Taçsız Krallar” yaratır. Onların makamlarına oturması da “Cülûs-i Hümayun” a denktir. Gerek bir gün önceki “Lincoln Anıtı” önündeki kutlamalar, gerekse Capitol (Parlemonto Binası) önündeki yemin töreni çok görkemliydi. Kutlamalarda Obama’nın “Burada mısın Amerika” ve “Değişim’e Hazır mısın Dünya” haykırışının üzerinde düşünmemiz gerekir.

Capitol’de göğe bir mızrak gibi, uzanan Washington anıtına kadar yaklaşık 10 km’ye yakın alan tıklım tıklımdı. Yemin edeceği platforma yürüyen Obama, Başı dik bir Ramses edasıyla (nedense bana onu anımsattı) yürürken sanki bir dünya fatihi havasını vermeyi amaçlıyordu. Tüm dünya halklarına saplanan bir kama benzeri ışıklar içinde odaklaşan Washington anıtı ise sözünü zihinlere kazımak ister gibiydi: Değişime Hazır mısın Dünya.

Obama, ezilen yığınlara, açlara yoksullara bir ümit ışığı gibi algılanıyorsa da onun asıl görevi küreselleşen sermaye hegamonyasının sarsılan itibarını yeniden iade etmektir. Bunu gerçekleştirebilmek içinde kadife eldivenle saklanan demir bir yumruk olmak zorundadır. Ünlü yapıttaki gibi (iki yüzlü adam) hem Mr iyiyi hem de Mr kötüyü oynayacaktır.

Küresel kapitalist ekonominin tamiri bu kez 1929’dan daha zor olacaktır. İkinci Dünya savaşı, Kore, Vietnam savaşlara 50 milyonu çoktan aşan mezar, binlerce kentin harabesi , açlık, hastalık üzerine tamir edilen 1929 bunalımı bugünkünün yanında orta şiddette bir depreme eşdeğerdir. Oysa bu kez açgözlü bir kumarbaza dönüşen küresel finans sistemi iflasın eşiğindedir. Yeniden kumar masasına dönmek için elindeki mirası sonuna kadar satıp savma niyetindedir. Bu bakımdan saldırganlaşmayı da göze alabilecektir. 1929’un Keynesgil reçeteleri bu krizi aşamaz, talebi arttırsa da bu artış ancak reel sektörü bir ölçüde rahatlatır. 1970’den sonra hızla ucuz emek alanlarına yayılan (Çin, Vietnam, Endonezya, Malezya vb. gibi) uluslar arası şirketlerin üretimleri beklendiği ölçüde artmamıştır. Görünen büyüme, bilanço kârları finansal oyunlardan gelmektedir. Şirketlerin satış ve faiz gelirleri arasındaki hızla gelişen ters orantı bunu ortaya koymaktadır. W. Greider’in Tek Dünya; Küresel Kapitalizmin Manik Mantığı (İmge yay. 2003) adlı yapıtı bu gerçeği çok net sergilemektedir. Yazar “Büyük Felaket İhtimali”ni (Say.137) açıkça dillendirmiştir.

Obama başta ABD olmak üzere küresel kapitalist düzeni sarsan bu krizi eko-mahşere dönüştürmeden ayağa kaldırma ile yükümlüdür. Yeni bir ekonomik restorasyon modelini yaratma ve uygulama sorumluluğunu üstlenmiştir. Bu sadece ekonomik modelle sınırlı bir sorumluluk değildir. Birde modelin tüm dünyada arızasız çalışması için “Sezar”laşması da gerekecektir. Son yirmi yıl içerisinde raydan çıkmış olan sistemi yeniden regüle edecek kurumları, oluşturmak; onları uluslarüstü bir güç haline getirmek; yıkılan Bretton-Woods anlaşmasını (IMF) yenileştirmek. Dünya Ticaret Örgütü’nü yaratan Geatts vb. Gibi sözleşmeleri gözden geçirmek, hepsinin ötesinde ultra-liberalleşen pervasız finans sistemini yeniden zapt-ı rapt altına almak; bunlar ilk anda akla gelen noktalar.

Bu ekonomik çözülmenin yanı sıra küresel egemenliği pekiştirecek, siyasi bir dizi eylemi gerçekleştirmek zorunluluğu da ortadadır. Nitekim ilk adım olarak Ortadoğu ve Afgan-Pakistan coğrafyasına iki sorumlu atanmıştır. Eski aşina Richard Hoolbark yeniden sahnededir, Afganistan-Pakistan’dan sorumludur. Bush’un dağınık politikaları ile geri plana itilmiş olan Orta Asya yeniden odak haline gelmiştir. Anlaşılıyor ki Obama ABD halkının milliyetçi duygularını kamçılayarak yeni bir küresel ağalığa soyunuyor.

Bu ağalığın gereği Türkiye’ye de yeni bir görev verilecek. Yumuşak bir söylemle bize düşen iş bölümü ne olacaktır? Bunu sanırım kısa sürede öğreneceğiz. Ama şimdiden ekleyebiliriz ki gerek ekonomi, gerekse siyasi anlamda bu iş bölümü ülkemizin siyasal yaşamındaki istikameti belirleyecektir. Bu nedenle Sovyetler Birliği sönümlenmeden önce olası bir nükleer saldırıyı öykülendiren “Day After” (Ertesi Gün) filminden esinlenerek yazıma “Cülûstan Sonra” dedim.

TEVFİK ÇAVDAR



dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 19:34


140 mılyon $ bır yemın törenı ve bır baska satılmış baskan ....

Amerıka tarıhınde yahudı lobısınuın destegıyle baskan olmayan tek kişi vardır oda yahudı cıkarlarıyal ters düşen J F Kennedy ...Onuda içinde bulundugu oluşum bır suıkastle ortadan kaldırdı bır bildirbeg komıtesınde anaylanan suıkast Kenndy nın yakın calısma arkadslrının desteğiyle ölümle son buldu .

Aslında bır örneğide antık romada rastlan sezarın öldürülmesıyle benzeşen bır suıkast .Oda yakın arkadsları tarafından kısakaca alınmış ve öldürülmüştü tarıh sahnesı ve cıkar kavgaları oldugu sürece Brütüs ler hep vardır hepde olacaktır.

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 19:42


Obamalı Amerika elbette değişecektir, Bush döneminde `göstere, göstere` dünyanın anasını bellerken, Obama döneminde `sağ gösterip sol vurarak` dünyanın anasını bellemeye devam edecektir Amerika.

Obamalı Amerika değişir de RTE`li Türkiye değişmez mi, değişmeye başladı bile, Bush dönemindeki `utangaç Amerikancılık`în yerini Obama döneminde `açıktan Amerikancılık` alacak, Türkiye`nin ABD ile olan yolculuğu devam edecektir.

Obama başkan seçilince, `güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz` şarkısı mırıldayan dünyadaki tüm havaileri de es geçmemek lazım, onların akılsızlıklarına hayran olduğumu belirmeliyim.

Amerika söz konusu olduğu zaman at gözlüklerini takmakta her zaman fayda vardır, en azından boş beklentiler içine girip hayal kırıklığına uğramazsınız.

Amerika Amerikadır, Amerika kötüdür.

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 19:44


tanrı amerıkayı korusun :))))

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 19:57


Tanrı dünyayı Amerika`dan korusun.

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 20:00


deveye diken ,dunyaya amerıka lazım :))))


aslında butun tarıhcıler bılır amerıkan ınsanının masum oldugunu amerıkayı emperyalıst ve işgalcı yapan içinde sıyonıst yapılanmadır .

Bu konuda hem fikir oldugumuzu düşünuyorum burak:)

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 20:14


Düşmanlığımız Amerikan halkına değil Amerikan topraklarındaki emperyalist-kapitalist sistemedir.

Bush`un gidip yerine emperyalist-kapitalist sisteme itaat eden bir melezin gelmesiyle değil, Amerikan topraklarındaki emperyalist-kapitalist sistem bir daha geri gelmemek üzere gittiğinde kurtulur dünya.

ABD`den kilometrelerce uzakta yaşayan bir Türkiye yurttaşı olarak da emperyalist-kapitalist ABD`nin müttefiki bir Türkiye istemiyorum.

ABD Türkiyeli patronların, patronların hizmetkarlarının müttefikidir, Türkiye halkının düşmanıdır.


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan