süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Gündem
   Kemalist, komünist, ittihatçı, milliyetçi, Rusçu, Amerikancı, bir tuhaf “ulusalcılık”
 

DMR36 Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (05:33:43)
_FERAYE_ ^^FERAYE_CE^^ Forum başlığına yazı ekledi - (11:10:43)
_FERAYE_ İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (11:26:41)
_FERAYE_ Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (11:34:11)
_FERAYE_ kafam iyi Forum başlığına yazı ekledi - (11:48:36)
_FERAYE_ kafam iyi Forum başlığına yazı ekledi - (11:53:10)
_FERAYE_ İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (12:05:29)
aydogdu_123 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (14:34:17)
Nameles76 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (15:29:55)
Nameles76 Kelime Oyunu.. Forum başlığına yazı ekledi - (15:33:20)
Nameles76 (*^*).....Niebelungen`in "HUZUR" Limani.....(*^*) Forum başlığına yazı ekledi - (15:39:24)
SnBilgin Duvar Yazıları Ve İroniler Forum başlığına yazı ekledi - (16:07:28)
SnBilgin *** Can TURGAY`imin Pnaosu *** Forum başlığına yazı ekledi - (16:10:35)
SnBilgin ***_HAYAL KAHVESİ_*** Forum başlığına yazı ekledi - (16:11:39)
SnBilgin (*^*).....Niebelungen`in "HUZUR" Limani.....(*^*) Forum başlığına yazı ekledi - (16:14:37)
DMR36 Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (18:54:25)
DMR36 kafam iyi Forum başlığına yazı ekledi - (18:57:11)
DMR36 kafam iyi Forum başlığına yazı ekledi - (19:02:57)
DMR36 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (19:07:12)
DMR36 Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (19:34:27)
DMR36 Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (19:35:30)
DMR36 Selman ve Feraye kıstırma.. Forum başlığına yazı ekledi - (19:40:32)
Revolation Kelime Oyunu.. Forum başlığına yazı ekledi - (21:02:09)
DMR36 kafam iyi Forum başlığına yazı ekledi - (21:57:03)
DMR36 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (21:59:25)
DMR36 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (22:03:25)
DMR36 İNLEYEN NAĞMELER... Forum başlığına yazı ekledi - (22:04:25)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
emanet
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
35 yaşında / Erkek
Fethiye
Muğla
Aktif Toplam Yazı : 65
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 00:58


Abdullah Burak


“Ulusalcılık” meselesi kafaları günden güne daha fazla karıştırıyor.
Önceleri “Ulusalcılar”, “antiemperyalist” bir jargon geliştirmeye çalışmışlardı. M. Kemal ile Deniz Gezmiş’i, Nazım Hikmet ile İsmet İnönü’yü, İttihad ve Terakki ile Küba Komünist Partisi’ni “aynı çizgide” gördüklerini ilân etmişlerdi.
Her yönüyle tuhaf bir akımdı. Evvela Perinçek ekibiyle Ülkü Ocakları arasında “Kızıl Elma Koalisyonu” şeklinde başlamıştı. Batı karşıtıydı. Ancak Türkçülük ile komünizm arasında pek fazla ortak nokta bulamadı. Perinçek’in “İlk Türkçüler Solcu’ydu” tepkisine rağmen, Mao Çe Tung ile Doğu Türkistan’ın efsanevî lideri Yusuf Altpekin’i bir potada eritmek zordu. Koalisyon, kısa zamanda bozuldu.
Buna rağmen, “Türk Solu” dergisi etrafında yeni bir kümeleşme oluştu. Devlet Bahçeli “Bizim milliyetçiliğimizin, Ulusalcılık’la hiçbir ilgisi yoktur” diye açıklayadursun, yeni kümeleşme içinde “milliyetçi/ülkücü bir kanat” da eksik olmadı. “Derin devlet”ten gelen “derin destek” sayesinde, akım üniversitelere doğru genişledi. Yıllardır ülkede esamisi okunmayan “kemalist gençlik”, bir anda birçok örgüt, dernek, platform şeklinde ortaya çıkıverdi.
Kemalist vurgunun öne çıkmasıyla beraber, Batı karşıtlığının önüne “İslâm karşıtlığı” geçti. CHP bu akıma duyarsız kalmadı. Özellikle gençlik kollarıyla, bu yeni kemalist heyecanın içinde yer almakta tereddüt etmedi. Perinçek daima merkezdeki konumunu muhafaza etmekle birlikte, işin içine karışan derin devlet-emekli asker unsurları, olayı “AK Parti karşıtı bir kemalist darbe” yönüne sürüklemeye başladılar.
Cumhuriyet mitingleri, türban karşıtı gösteriler, türbanlıları taciz etmeler falan derken, iş iyice çığırından çıktı. Amerikan karşıtı sloganlar unutuldu; onların yerini “AK Parti’ye karşı ABD destekli darbe” stratejileri aldı. Tıpkı, 28 Şubat’ta olduğu gibi... Yasemin Çongar, ABD’de kurulan tezgâhı fark eden, ona karşı gelen ve onurlu duruşuyla adını bu ülkenin sahici aydınları arasına yazdıran bir isim oldu.
Nazım Hikmet’le can düşmanı İnönü’yü, hatta Enver Paşa ile Abdülhamid’i aynı çizgide görmek isteyen “kafasız üniversiteli nesiller” ortalığı inletedurun, onlarla aynı safta yer alan kimselerden peşpeşe AB’yi ve ABD’yi övücü açıklamalar gelmeye başladı. Deniz Baykal, uzun süre AB karşıtlığını oynadıktan sonra, Barusso gelince 180 derece çark ederek, “Gerçek AB yandaşı biziz, AKP değildir” açıklamasını yapmaktan utanmadı. “Ulusalcılığın” baş aktörlerinden görünen Kemal Gürüz, “Dünyayı ABD yönetmelidir. Bizi de AK Parti’den kurtarmalıdır” demekten çekinmedi. En son, Avrasyacı kanadın önde gelen isimlerinden bilinen Hüseyin Kıvrıkoğlu, ABD ile çok mutlu olduklarını vurgulayan konuşmalar yapmaktan sakınmadı.
Yarı kemalist, yarı komünist, yarı ittihatçı, yarı milliyetçi, yarı Rusça, yarı Amerikancı, daha bilmem neci olan bu tuhaf “Ulusalcılık” dâvâsı, bugünden itibaren “İsrailci Siyonist” sloganlara sarılırsa, AK Parti’yi “HAMAS’çılık”la suçlamaya başlarsa, hiç şaşırmayacağız. Zira, Gazze katliamı sırasında Başbakan Erdoğan’ın yaptığı “Siyonist karşıtı” açıklamalar, bugünden itibaren, Beynelmilel Yahudi Lobisi’nin karşı atağıyla cevap bulacak. Beynelmilel Yahudi Lobisi’nin Türkiye’deki sözcülüğünü ise, hiç kuşkusuz, bizim “Ulusalcılar” yapacak.
Unutmayınız ki; bunların “İslâm karşıtlığı”ndan başka hiçbir ortak yönleri yoktur. AK Parti ile Amerikan emperyalizmi çelişkiye düşse, bunlar Amerikan emperyalizminin yanında yer alır. Nitekim Cola Turka’ya karşı Coca Cola’yı tutanlar da bunlar olmuştu!..

Derebeyoglu
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
65 yaşında / Erkek
Sarıyer
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 547
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 01:58


Ne güzel işte herkes bir araya gelmiş ve milliyetcilik yükselişe geçmiş akp bundan niye rahatsız oluyor ki ?
Yalnız bu yapılanmanın içinde Amerikancı ,ittahatcı ve koministler yok.Onuda siz eklemişsiniz.Yaşasın kızılelma koalisyonu.Bu misyonun hedefi ne AB ne ABD ,nede BOP tam bağımsız TÜRKİYE dir.

İşte geliyoruz asıl BAM teline,bu oluşumdan rahatsız olan batı Akp hükümetine emir vererek Ergenekon davasını başlatmıştır.AVRASYA BİRLİĞİ hayırlı uğurlu olsun !

incredible84
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Sarıyer
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 45
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 03:31


hayatımda gördüğüm en cahilce yazı.muhtemelen cemaat üyesi birisi tarafından yazılmış.dünyanın değişen konjonktüründe, küreselleşme diye tabir edilen yeni dönemde geçmişte ne yaşanırsa yaşansın bugün ulus devlet dediğimiz sistemi savunan insanların biraraya gelmesi kadar doğal ve mantıklı bir durum yoktur.ulus devletlerin artık ortadan kalkması gerektiğini söyleyen batılılara(aslında büyük sermaye gruplarına) karşı tabiki milliyetçiyim diyen biri ile sosyalizmi kurması ulus devletin varolmasına bağlı olan bir sosyalistin biraraya gelmesi normaldir.bunun haricinde baştan sona her cümle saçmalık.hele hele yasemin çongar gibi bir amerikan aşığına(hem de deli gibi aşık) aydın denmesi komedi.islam karşıtlığı diye tabir edilen türban karşıtlığı aslında dine değil arap milliyetçiliğinin kıyafetine karşı çıkmaktan başka birşey değil.ayrıca ülkedeki ulusalcılar amerikancılık yapıyorlarmış.amerikancılık yapsalar iktidarda olurlardı hapiste değil.hüseyin kıvrıkoğlu gibi görevi boyunca amerika ile her türlü zıtlaşmaya girmiş birisi için amerikancı denmesi de bir başka komik durum.neyse bu yazı için daha fazla uzatmanın gereği yok.umarım yazıyı yazanın aslında dinle de alakası olmayan ama dinci diye tabir edilen cemaati tarafından buzlanan beyni çözülür de beynini kullanarak düşünce üretme yeteneğine sahip olur.

tahtaradyo
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Falkland Adaları
Aktif Toplam Yazı : 365
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 12:57


Biraraya gelme, oluşum, karşı çıkma, birliktelik, örgütlenme...

Denilen şeyler eğer silahlı bir eylemse, krokiler hazırlayıp başbakan`a pusu kurmaya çalışmaksa, silah üzerine yemin etmekse, türkiye`yi karıştırmak ve yönetilemez hale getirmek için provokasyon amaçlı cinayetler işlemekse, suikastler düzenlemekse, yazarları, gazetecileri, aydınları, iş adamlarını katletmekse, 4 aşamalı darbe planı yapmaksa o zaman bir veya birden çok cüretkar savcıların, hakimlerin, yargıçların biraraya gelip bu yapılanmaya dur çekmesi hadlerini bildirmesi gayet normaldir...

Fikir bağlamında yapılacak karşı çıkmalara her zaman saygılı olmak lazım ama doğrudan silahlı eylemlerin tarafı olmak dikkat çeker ağalar...

Derebeyoglu
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
65 yaşında / Erkek
Sarıyer
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 547
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 16:25


Gerekirse batıya karşı silahlı birlikte kurarız.Biz batının her gün bizi sömürmesinden bıktık usandık artık.Bugün akp hükümeti batının yanında değilde ezilen Türk milletimizin yanında olsaydı,bu sert eleştiri ve uyarılara mağruz kalmazdı.O yüzden akpcilerin adı düşman işbirlikcisi olmuştur.Akp önce bunun bir farkına varmalıdır.
Bu insanlar neden bu kadar kızgın,öfkeli ve saldırgan oldu diye iyi analizler yapsınlar.

Türkiyenin %99 u AB-ABD-BOP-NATO oluşumuna karşıdır.Buyurunuz REFERANDUM (Halk oylaması) yapalım diyiyoruz.Akp hükümetinin işine gelmiyor.%99 T.C.Vatandaşımız bunu isterken sen AKP Hükümeti olarak milletimizin dediğini yapmıyorsan sahtekarsın ve o aldığın oylarda sahtedir.

Ey AKP bu millet seni AB-ABD-BOP-NATO ve IMF ye hizmet et diye seçmedi.Siz vekilseniz %99 T.C.Vatandaşımızda asıldır.O halde bu görevi icra edemeyecekseniz o koltuktan istifa edin aksi takdirde yarın sivil olduğunuzda vatanhainliği sıfatı ile yüce divanda yargılanacaksınız.

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.01.2009 16:59


Ulusalcıların `teorik tutarsızlığı`nda şaşılacak bir şey yok çünkü ulusalcılığı hayata geçirebilecek hem Türkiye`deki sınıfsal dinamikler hem de uluslararası dinamikler mevcut değildir.

Birincisi Türkiye`de ulusalcılığın hayata geçirilebilmesi için Türkiye`de `millici sermaye` olması gerekir, Türkiye`de `millici sermaye` yoktur, Türkiye`de bütün sermaye gruplarının emperyalizmi oluşturan askeri, siyasi ve ekonomik oluşumlarla bağlantıları ve karşılıklı çıkarlara dayanan ilişkileri vardır.

Bunun yanında ulusalcıların bel bağladığı TSK da `millici` değildir, 50 yılı aşkın bir süredir NATO bünyesinde yer alan bir silahlı kuvvetlerin de `millici` kalması olasılık dışındadır.

İkincisi Türkiye`de ulusalcılığın hayata geçirildiği dönem olarak, 1923-1938 arası dönem olduğunu söylersek, bu dönemde ulusalcılığın hayata geçirilmesini sağlayan uluslararası dinamiğin `iki kutuplu dünya` olduğunu ve Mustafa Kemal döneminde Sovyetler Birliği ile batı emperyalizmi arasında bir denge siyaseti yürütülerek ulusalcılığın hayata geçirilebildiğini görürüz.Ancak Türkiye `denge siyaseti`ni terk edeli çok olmuştur ve artık denge siyasetini işler kılabilecek `çift kutuplu dünya` da bugün mevcut değildir.Ulusalcıların `aykırı kutup` olarak tanımladıkları Çin ve Rusya`nın da `kapitalist-emperyalist dünya sistemi` ile dertleri sistemin kendisiyle değil, bu sistemde daha fazla söz sahibi olmak istemeleridir.Türkiye`nin beraber hareket ettiği batı emperyalizmi (yani uluslararası dinamik) ulusalcıların üstüne çizik atmıştır, batı emperyalizmi kendi siyasi sınırlarını da aşan bir ölçüde batı emperyalizminin çıkarlarına hizmet edebilecek bir Türkiye`nin Ilımlı İslamcılar`ın iktidarında muvaffak olabileceğine inanmaktadır, gerçekten de böyledir.



tahtaradyo
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Falkland Adaları
Aktif Toplam Yazı : 365
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.01.2009 12:16


Benim anlatmak istediğim açık ama anlamak için bir beyin gerekiyor...

Söylediğim şu; iki yol var, biri yasal yol diğeri yasal olmayan, yasa dışı. İstediğine takılırsın sonucuna katlanırsın...

Bu ülkede demokrasi var, seçilenler de demokrasinin sonucu... Sen seçilenlerin icraatlarını beğenmiyorsun diye silahlı eylemler yapacaksan, insanları asit kuyularına atacaksan bunun sonuçlarına da katlanacaksın... Perinçek de Abd`ye karşı ama kürtleri katleden Pkk terör örgütüyle birlikte dağlarda bayırlarda fink atıyor ve bu adam kalkıp ben anti amerikancıyım diyor;) Amerikan`ın kurduğu örgütle dost ve müttefik aynı zamanda Amerika`ya karşı;) Daha fazla komik nasıl olunurun cevabını salık veriyorum tüm insanlığın önünde...

Gerekirse silahlı birliktelik kurarızın karşısına, gerekirse yarın bizim seçtiklerimiz iş başına gelince siz silahlı birliktelik kurabilirsiniz geliyor;) Atış serbest biz tutmayalım sizi...

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.01.2009 12:10


Bir adam sözüne `Türkiye`de demokrasi var` diye başlıyorsa, sözünün devamında söylediklerini dikkate almayacaksın.

Demokrasi kavramını, burjuvazinin sınıfsal diktatörlüğü üzerine inşa edilen bir sisteme sıkıştırıp tanımlayanlar, yani sınıflarüstü, herkese eşit mesafede bir demokrasi varmış, olabilirmiş gibi konuşanlar, yalancıdır, demogogdur.

Halkın seçtiği temsilcilerle halk arasında bir çelişki, bir zıtlık varsa, halkın seçtiği temsilciler halkın çıkarlarına göre hareket etmiyorsa, `halkın temsilcileri`, `patron temsilciliği`ne, emperyalizmle işbirlikçiliğe soyunuyorsa, o halkın yaşadığı ülkede `özürlü demokrasi` vardır, `sakat demokrasi` vardır.

Özürlü ve sakat demokrasiyi yıkarak, yerine `halkın çıkarları etrafında örgütlenmiş bir demokrasi`yi inşa etmek için mücadele etmek, bu mücadelede legal-illegal tüm yolları kullanmak meşrudur, bunun adı `devrimci irade`dir, bir ülke, bir halk `devrimci irade` olmadan ilerleyemez.

1923 Cumhuriyeti `devrimci irade`nin eseridir, `devrimci irade` yok edilince 1923 ve sonrasında elde edilen tüm kazanımlar yok edilmiştir.

Türkiye topraklarının da yeni bir devrimci iradeye ihtiyacı vardır, emekçilerin, toplumdaki tüm ezilen ve sömürülenlerin devrimci iradesi.


Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.01.2009 12:24


Kontrgerilla, çeteler, karanlık güç odakları, `özürlü ve sakat demokrasi`nin bir sonucudur, üzerinde yaşadığımız sömürü düzeni devrimci iradeyi ortadan kaldırmak için kontrgerillayı, çeteleri ve karanlık güç odaklarını kullanmıştır.

Kontrgerilladan, çetelerden, karanlık güç odaklarından hizmet alan, bunlara hizmet veren sömürü düzeninin sahipleri, karşımıza `temiz eller` iddiasıyla çıkıyorsa, ortada Türkiye halkına kurulmuş bir tuzak vardır.

Sömürü düzeninin sahipleri, Ergenekon soruşturması aracılığıyla, Türkiye topraklarında yaşanmış tüm devrimci kalkışmaları, haklı mücadeleleri yaftalıyor, tarihe, geçmişe saldırarak, ideolojik bir saldırı yürüterek, geleceğin `devrimci iradesi, mücadele azmi yok edilmiş` Türkiye`sini yaratmak istiyorlar.

Bu ideolojik saldırı o kadar pervasızlaşıyor ki, örneğin cumhuriyetin ilanı `darbe` olarak tanımlanabiliyor.

tahtaradyo
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Falkland Adaları
Aktif Toplam Yazı : 365
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.01.2009 12:35


İleriye bakın bırakın 1923`leri filan dünya yeniden şekilleniyor sizin kafanız hala 23`lerde yapılan hatalarda...

Bir sistemden bahsediyoruz dünya üzerinde kurulmuş bir sistem... Ulusalcı faşist cenah ve bunlara dolaylı destek veren illegal yollardan devrim fırsatı kollayan "radikal solcular", uluslararası ilişkilerin, küresel sistemin, türkiye`nin -zengin veya fakir hiç farketmez- menfaatlerinin korunmasını falan takmıyorlar onlar için tek geçerli olan şey devrimdir gerisi yalandır...

Ben de diyorum ki, türkiye`nin sosyalist devrimle ilerlemesi mümkün değildir. Türkiye bir ada ülkesi değil, bir kıyı ülkesi değil. Avrupa ile ortadoğu`nun kesiştiği bir noktada olması hasebiyle ne Ortadoğu`dan ne de Avrupa`dan kopacak içe kapanacak bir ülke değildir. Türkiye`ye karşı uygulanan planlar Türkiye`nin güçsüzlüğünden kaynaklanıyor, politikacılarının elinin zayıflığından kaynaklanıyor bu da hatalar silsilesinin doğal sonucudur. Türkiye`de yeni bir devrim olması durumunda kafkas ülkeleriyle ilgili, ortadoğu ülkeleriyle ilgili, avrupa, akdeniz ve uzak doğu ülkeleriyle ilgili geliştirmiş olduğu politik kazanımların hepsini çöpe atacaktır. Bu da dip demektir, dibin de neler getireceğini hiçbirimiz tahmin dahi edemeyiz bırakın o günleri yaşamayı...

Bugün Türkiye`de sosyalist bir devrim olsa herşeye sıfırdan başlamak gerekecek. Herşeyden önce sokaklar kan gölüne dönecek bakın bunu çok açık ve net söylüyorum iktidarı ele alıp meclisi feshetmek öyle her babayiğidin harcı değildir yıllarca bu yolu zorladınız, zorladınız ama gittiniz yine amerika`nın çıkarlarına hizmet ettiniz. Seçimle iş başına gelenlerin yönettiği bir ülke değiliz bunun birçok sebebi var. Bu ülkede her 10 yılda bir darbe olmuştur böyle bir ülkede sağlıklı demokrasi olmazdı zaten. Ultra zenginleri ortaya çıkaran bu darbelerdir. Yıllarca dinci diye yaftalanıp yabancı ülkelere sürülen müslüman zenginler gittikleri ülkeleri zengin ettiler geride onları kovanlar başımıza ülkesini seven insanlar kesildiler.

Rejimi babasının malı sanarak kendi çıkarları için kullanıp, türkiye`yi olması gerektiği yerin uzağına uzağına itenlerin ortaya çıkardığı bu çarpık düzenin çarpıklıklarını bahane ederek faşist ayaklanmalar masumane girişimlermiş gibi gösterilemez. Tekrar ediyorum, böyle illegal yollara saparak yönetimi ele geçirmeye çalışanların karşısına birileri dikilir. Türkiye`de komünist devrim olmaz. Olmayacağı da görülmüyor mu zaten.

Visamlord
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Seyşeller
Aktif Toplam Yazı : 169
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.01.2009 12:37


böl parçala yönet mottosuna ne kadar da cuk oturuyor tüm bu kutuplaşmalar.

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.01.2009 13:49


1923 cumhuriyetin ilanını ve cumhuriyetçi devrimleri `darbe` olarak niteleyenler, nitelemeye cesaretleri olmadığı yerde post-modern kavramların arkasına sığınanlar Türkiye`yi ileriye götüremez, götüremedikleri de ortadadır.

Sermaye gruplarını ve emperyalizmi arkalarından iterek, onların hizmetkarlığına soyunarak, `yardımcı oyuncu` rolüne bürünerek ilerletenler, halkımızı ve ülkemizi karanlığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe mahkum etmiş, halkımızı ve ülkemizi `gericilik bataklığı`na itmiştir.

Türkiye`nin menfaatleri nedir?

Sermaye gruplarına ve emperyalizme hizmet eden tüm siviller, tüm askerler yıllardan beri `Türkiye`nin menfaatleri` deyip duruyor, `hepimiz aynı gemideyiz, batarsak hep beraber batarız` diyor.

Yalan oğlu yalan.

Türkiye`nin menfaatleri dediler, patronların menfaatlerini korudular.

Türkiye`nin menfaatleri dediler, emperyalist devletlerin menfaatlerini korudular.

`Hepimiz aynı gemideyiz, batarsak hep beraber batarız` edebiyatı çektiler, batan, boğulan hep halk oldu, halk düşmanları kurtuldu.

İşte ekonomik kriz, ceremesini kim çekiyor, emekçiler, yoksul halk, patronların sebep olduğu ekonomik krizin ceremesini neden emekçiler, yoksul halk çekiyor?

Çünkü emekçiler ve yoksul halk patronlarla, emperyalistlerle aynı gemide değildir, patronların ve emperyalistlerin gemisi batmalıdır!

Türkiye`nin dış politikası bu topraklara ne kazandırdı, topraklarımızda yabancı-emperyalist devletlerin üslerinin kurulmasından, askerlerimizin yabancı-emperyalist devletlerin çıkar savaşlarında piyon gibi kullanılmasından, Türkiye`nin mddia ve manevi kaynaklarının yabancı-emperyalist tekellerin ve Türkiyeli `yerli işbirlikçiler`in hizmetine sunulmasından, onları semirtmekten başka ne işe yaradı?

Devrim olursa kazanımlar gidermiş, evet Türkiye`de sosyalist bir devrim olursa, halkımızı yoksullaştırarak, Türkiye`nin maddi ve manevi kaynaklarını sömürerek semirenler, bizim üzerimizden kazandıklarını kaybedecekler, kaybetsinler, halk kazansın, ülke kazansın!

Bu topraklarda, Türkiye`nin topraklarında `diriliş` için bu düzen ölmelidir, öldürülmelidir!

Korkaklık eğer toplumu esir altına alırsa, o toplum ölür, korkaklık eğer bir ülkeyi esir alırsa o ülke ölür!

Gelecek kurtarılmalıdır, bedel ödemeyi göze alamayan bir ülke ve halk, geleceğini onursuzca kaybetmeye mahkumdur!

Her şey inanmakla başlar, biz Kurtuluş Savaşı`nı böyle kazandık ve ikinci bir Kurtuluş Savaşı`na ihtiyacımız var, birincisi `ya istiklal ya ölüm` parolasıyla kazanıldı, ikincisi `ölmektense sürüngen gibi yaşamak iyidir` parolasıyla kazanılmayacak!

Latin Amerika`da umut verici gelişmeler yaşanıyor, Latin Amerika halkları kendi güçlerine inanarak ilerliyor, emperyalistler ve işbirlikçilerinin `merhameti` olmadan da yaşanabileceğini, halkların kendi ayakları üzerlerinde durabileceğini gösteriyor.







[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan