Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Gündem
   13 Yil Sonra Metin Göktepe
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
denizdim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Avusturya
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 19:16


Zorlu mücadele onu yıldırmadı
Metin Göktepe, Ümraniye Cezaevi’nde yapılan operasyonda öldürülen tutuklular Rıza Boybaş ve Orhan Özen’in cenaze törenini izlemek için gitmişti Alibeyköy’e. Gazeteden çıkarken “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” demişti. İzlemek için her şeyi yaptı, “sarı basın kartı” olmadığı gerekçesiyle kendisini mezarlığa almayan polise direndi, içeri giremeyeceğini bildiği halde mezarlık önünde bekledi.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar’ın emriyle gözaltına alınan 1052 kişi arasındaki tek gazeteciydi. Mezarlık önünde bekleyen gazeteciler arasından da gözaltına alınan tek kişiydi. Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada dövüldü, işkenceye gördü. Ve öldürüldü.
Oğlunun takip ettiği ‘Cumartesi Eylemleri’ne katıldı Fadime Göktepe. Kızıyla birlikte her cumartesi Galatasaray Meydanı’nda oturdu, çocukları işkenceyle öldürülen ve kimsesizler mezarlığında bulunan annelerle birlikte. Fadime Ana, kaza geçirse de oğlunu öldüren polislerin yargılandığı duruşmaları aksatmadı. Çocuklarıyla, Metin’in arkadaşları ve yoldaşlarıyla bir oldu. Fadime Ana, “Metin’i” olmadan geçen 13 yıla böyle meydan okudu.
Aylığını gazeteye bağışladı
“Günler nasıl geldi, seneler nasıl geçti bilmiyorum” diyor Fadime Ana, derin bir iç çekiyor. Daha önce Gerçek dergisinde çalışan Metin’in Evrensel’e geçmesine çok sevindiğini anlatıyor. Oğlunun gazetenin ekonomik durumunun kötü olmasına üzüldüğünü belirten Fadime Ana, Metin’in aylığını aldığında gazeteye bağışladığını dile getiriyor. Bir gün Metin’den, olaylı geçen haberlere daha az gitmesini isteyen Fadime Ana, “Niye öyle diyorsun, giden de hep anne kuzusu değil mi?” yanıtını aldığını anlatıyor hüzünlü gözlerle.
Çorap söküğü gibi
“Kaç yıl oldu, Metin gece gündüz aklımdan çıkmaz. Ben unutmam Metin’i. Ne zaman öldümse bir tepik mezarıma vursunlar, bir de toprak üstüme koysunlar, o zaman belki unutabilirim” diyen Fadime Ana, oğlunu hep yanında hissettiğini söylüyor. Öldürülen birçok gazeteci olduğunu belirten Fadime Ana, tepkisini şöyle dile getiriyor: “Şeytan olacaksın, hırsız olacaksın, milleti dolandıracaksın, onlar yarayacak. Öyle temiz insanlar yarar mı? Yok! Çok insanlar kayboldu gitti. Nasıl bir çorabı sökersin sonuna kadar gider ya, bizim insanlara da öyle oldu.”
O gün ilk defa el salladı
Metin, Esenler’deki evinden son çıkışında geç kalmıştı. Annesi kahvaltı hazırlamıştı, ama gazeteye geç kaldığı için yiyemedi. Bakkala gidip sigara aldı. Her günkü gibi balkondan arkasına bakan annesine el salladı, ilk defa. Fadime Ana’ya sanki bir şey olmuştu, o gün televizyonu açamadı. Fadime Ana, o günün nasıl geçtiğini şöyle anlatıyor: “Elim kolum döndü, sanki bana bir şey olmuş, ellerim kırılmış, gözüm bir şey görmüyor, dizlerim kırılmış durmuşum öyle evde. Kimse de yok yalnızım. Gece yarısı bir telefon geldi bana, ‘Metin geldi mi’ dedi. ‘Yok’ dedim. O zaman benim içime bir ateş girdi. Metin her zaman bana telefon ediyordu, ‘Anne ben geliyorum yemeğimi hazırla’ diye. Metin ne beni aradı, ne bir haber gönderdi, muhakkak Metin’in başında bir şey vardı.”
Sabaha kadar balkonda bekledi
“Sabaha kadar ne yattım ne oturdum, hep balkona geldim gittim. Sabaha karşı baktım biri geliyor. ‘Metin geldi’ dedim, baktım yukarı doğru çıktı. Metin yok…” diye anlatan Fadime Ana, sabah eve gelen en küçük oğlunu bakkala gönderdi. Oğlu ağlayarak gelen Fadime Ana, ne olduğunu sorduğunda “Abim yaralıymış, Cerrahpaşa’da yatıyormuş” yanıtını aldı. Ev Fadime Ana’ya dar geldi, kendini balkondan atmak istedi. “Balkon kapısı açıktı, oradan kendimi atacaktım beni tuttular. Onu biliyorum daha da hiçbir şey bilmiyorum” diyen Fadime Ana, kızını beklerken bayıldı.
On binler sahip çıktı
Metin öldürülmüştü. Gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden Metin’in cansız bedeni, spor salonunun önüne bırakılmıştı. Öldürüldüğü akşam binlerce kişi kilometrelerce yürüdü. Anneler, işçiler, öğrenciler, gençler… Cenazesine katılan on binler ise onu öldürenlerin cezalandırılmasını istedi.
“Yüzünü açtığım zaman hiçbir şeyi yoktu, gülüyordu” diyen Fadime Ana, şöyle devam ediyor: “Metin hep gülerdi, kimi görseydi, kiminle konuşsaydı. O mezarın içinde de hep gülüyordu. Baktım üstünü açmışlar, yüzü o kadar gülüyor ki, o kadar işkence görmüş yine hiçbir şey yok yüzünde.”
Kaza geçirse de duruşmalara katıldı
Oğlunu, abisini, kardeşini kaybeden Göktepe ailesi, Metin’in katillerinin cezalandırılmasında kararlıydı. Aydın, Afyon demeden her duruşmaya gitti Fadime Ana. Kaza geçirdiğinde de gitti, ‘otobüs bozuldu’ denildiğinde de. Her yaşta işçi, öğrenci, emekçi çocuk ve kadının katıldığı duruşmayı yurt dışından temsilciler ve gazeteciler de izledi. Polis ve asker ablukasında süren yargılamada Metin’in yoldaşları, Fadime Ana’yı yalnız bırakmadı. Fadime Ana, “Karda, kışta, yağmurda gittik. Metin’in arkadaşları da, emekçi çocukları da, emekçi kadınlar da hiç durmadılar, geldiler hepsi de. Bizi hiç bırakmadılar. Hiç yalnız gitmedik” diye konuştu.
‘Evrensel’i ölene kadar tercih edeceğim’
Fadime Ana, Metin’in takip ettiği Cumartesi Anneleri ile birlikte oturdu haftalarca Galatasaray’da. Oğlu, Metin gibi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın dövüldüğünü anlatan Fadime Ana, öldürülenlerin fotoğraflarını taşıdıklarını belirtiyor.
Metin’in mezarı tahrip edildiğinde “Sanki Metin bugün öldürülmüş” diyen Fadime Ana, polisleri artık Azrail gibi gördüğünü dile getiriyor. Dava sonunda polislerin, hak ettikleri cezanın çok azını almasına tepki gösteren Fadime Ana, “Bir çocuk bir bisküviyi alıyor diye onu içeri koyuyorlar, polis adamları öldürüyor, sakat ediyor. Onlara hiçbir şey yok. Bizim devlet devlet değil ki!” diyor.
Hala Metin’le yaşadığı evde oturan Fadime Ana da torunları gibi evden taşınmak istemiyor. “İbo’nun çocukları da evden çıkmıyor. ‘Amcamız burada biz buradan gitmeyeceğiz’ diyor. Ben de oradan çıkmak istemiyorum hiç” diyen Fadime Ana, sözlerini şöyle noktalıyor: “Metin arkadaşlarını da çok seviyordu, gazetesini de çok seviyordu. O yüzden o gazeteyi ölene kadar tercih edeceğim. Metin’in hatırası için.”
Sonuna kadar Galatasaray’da oturdular
Metin’in ablası Meryem Göktepe, “Metin gazetecilik yaptığı zamanlarda çok yakından bildiğimiz eylemlerdi Cumartesi Anneleri. Çünkü Metin oraya giderken salt gazeteci olarak değil, kendi dünya görüşüyle de gidiyordu”diyor. Metin öldürülmeden önce daha seyrek katıldıkları Cumartesi Eylemleri’ne, bitirilene kadar katıldıklarını dile getiriyor Göktepe. Kardeşinin orada yaşananları kendilerine anlattığını belirten Göktepe ekliyor: “Bir keresinde annem ‘biraz uzak dur bu olaylardan’ dediğinde, Hasan Ocak’ın annesini kastederek şunu demişti: ‘Ne anneler var yaşamak lüks gibi.”
‘Annemin rolü çok büyük’
“Ateş düştüğü yeri yakmasa, herkes ‘bir gün ben de yaşayabilirim’ diye algılayabilse, bu acılar daha az yaşanır” diyen Göktepe, Metin katledildikten sonra polis şiddetinin biraz da olsa hafiflediğini dile getiriyor. Göktepe, Metin’in katillerinin “kasten adam öldürmek” suçundan ceza almaları halinde Engin Ceber ve Baran Tursun gibi ölümlerin yaşanmayacağına dikkat çekiyor. Metin’in davasında en büyük rolün annesinde olduğunu vurgulayan Göktepe, annesinin çevresindeki baskılara karşı çıkarak diğer çocukları için de mücadele ettiğini söylüyor. “Hepimize büyük destek ve yol gösterici oldu. Haklılığın verdiği mücadeleyi görürse insan yapamayacağı bir şey yok” diyor Göktepe.
Metin’e herkes sahip çıktı
“Daha dün gibi, o kadar sıcak, acısı o kadar taze, özlemi büyük” diyen Göktepe, dava sürecinde çıkan görgü tanıklarının da yürekliliğinin önemli olduğunu belirtiyor. Nazi kampı gibi bir ortamda seçilmiş bir kişinin bin kişinin gözü önünde katledilmesinin büyük bir travma olduğunu söyleyen Göktepe, “Çoğu zaman şunu sorguladım, bin kişiden bir kişi çıkamadı mı ‘yeter’ diyebilecek, ya da bin kişinin birkaçı ön ayak olsaydı işkenceyi durdurabilir miydi diye. Ama sonuçta o insanların da yaşadığı ıstırap büyük” diyor. Göktepe, Metin’e arkadaşları, partisi, kitle örgütleri, işçiler ve halkın nasıl sahip çıktığını şöyle anlatıyor: “Davaya çok iyi sahip çıktılar. Öğrenciler, genç işçiler, her ay ceplerinden para ayırıp elektrik faturası öder gibi düzenli bir şekilde 3 yıl boyunca o davayı takip ettiler. Bu o kadar önemli bir şey ki bunlar davanın biraz yol almasına neden oldu.”
Devlet işkencede ölümü itiraf etti
“Dava sonucunda ‘kastı aşan surette bir ölüm gerçekleştiği’ yönünde bir karar verildi, ama herkes biliyordu, kastendi. Kastı bile aşsa ‘ne kastın var’ diye de sormak lazım” diyen Göktepe, davaların kitlesel katılım ve baskı altında geçtiğini, çok dikkatli davranmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Sanık polislerin görevini yaptığına inandıklarını dile getiren Göktepe, birkaç polis dışında dönemin İçişleri Bakanı, Başbakanı, İstanbul Emniyet Müdürü, Valisinin de yargılanması gerektiğini vurguluyor. Sanıklardan birinin dava süresince “ben görevimi yaptım” dediğine ve buna inandığına dikkat çeken Göktepe, sözlerine şöyle devam ediyor: “ Bugüne kadar yapıldı ve neden böyle bir şeyin karşılarına çıktığını anlamıyorlar. Bu da kanıtlıyor ki hakikaten bu sistematik bir durum. Onlara verilen görevi yerine getirirken bir bakıyorlar ki sanık sandalyesindeler. Devlet suçüstü yakalandı bu davada ve itiraf etti: Metin polisler tarafından öldürüldü.”
Iraklı gazeteci güzel fırlattı!
Metin’in kendini okuma yazma kursuna gönderdiğini belirten Fadime Ana, 1-2 gün gittikten sonra kursa devam etmedi. Oğlunun kendine “Polisi gönderirim” diye takıldığını dile getiren Fadime Ana, “Metin sağ olsaydı okutacaktı” diyor. Bush’a ayakkabı fırlatan gazeteci hakkındaki görüşlerini sorduğumuz Fadime Ana, gülerek “Çok güzel buldum. Öyle fırlatıyordu ki nasıl güzel!” diyor. “Metin olsaydı o da fırlatır mıydı?” diye sorduğumuz Fadime Ana, yine gülerek “Belki de. Ama Metin daha uyanıktı” diye cevap veriyor.

evrensel....

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 20:22


bu yazıyı okuyan herhangı bırı yarın bır evrensel gazetesı alsın ve okusun ,eğer içereğinde bu ülkeye nankörlük etmeyen bır satır bulabılırse ki bulabıleceğini hiçmi hiç sanmıyorum işte o zaman bu gazeteye sempati duysun ve çalışanlarınada sevecen gözlerle baksın .

denizdim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Avusturya
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 20:33


Senin nankörlük sandigin sey ,hak arama olmasin sakin. Isci gazetesi olan ,isci yanlisi olan gazete senin inadiklarina göre tabiki nankördür. Ekmek yedigi yere ihanet dimi,sükür edecegine.
Bence sen yarini bekleme simdi bir bak evrensel gazetesine ve bana bir nankörlük iceren yazi getir.

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 20:42


bırak bunları deniz:))

komınıstlerın hedef seçtiği bır kıtle hep vardır sizde baktınız işçiden bol bırsey yok işçi yandası oldunuz ama tabı yersek :))))

işçi kardeşiymiş sen işçileri tanısan dizsiz polıtıklar gudüp ateist yaklasımlar sergılmekten uzak olurdun

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 20:48


sen kaçtane işçiyle oturup oruç açtın ???? deniz ...yada kaç tane işçiyle cuma namazına gıttın???

don_juandemarco
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
35 yaşında / Erkek
Bayrampaşa
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1779
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 20:52


cumaya gitmeyen sendikacıya sendikacı mı derim ben:)

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 21:05


zaten sendıkacılar bak hepsi komınıst ,guya işçi hakkı savunuyorlar patronlarla 3 kurus maasa anlaşma saglayan sendıklacıların lüks yaşamları aslında ne tur bır satılmışlık içinde olduklarını özetliyor

don_juandemarco
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
35 yaşında / Erkek
Bayrampaşa
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1779
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 21:14


hak iş var:)) erbekan kurmuştu:))) bir dönem işçiler onada yeşil kominist de demişlerdi :)

şimdi sıra geldi sendikalara onları da hizzaya getirisek meslek odalrı ilebirlikte bu iş tamamdır :))


metal iş ibn 30 yıllık başkanıkıbrısta sendikanın sosyal tesislerindehersene tatil yapıyor ... kesinlikle indirilmeli :P yerine adnan hocca gibi malavide jet ski tecrübesi bulunan brisi getirilmelidir :P

denizdim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Avusturya
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 21:26


digitalmaho;beni hayel kirikligina ugratiyorsun. Isci sinifinin siyasetdeki yerini belirleyen Komünizm oldugunu bilmemek,karsit görüste de olsa ,neye karsi savas verdigini bilmemektir.
Ben bir isci ile oruc actim hatta ,daha cok isci ile . Ayrica bende isciyim.
Sen hicbir cuma namazinda iscilerin dertlerini ve hakliliklarini vaaz veren bir imam gördünmü.
Sen isciye sükret derken aslinda kaderine razi ol ,sana is veren lere karsi gelme günahtir diyen demeyen imam gördünmü.
Sendikalizmin nerden nasil orataya ciktigini da bir arastirrisak,onuda anlariz. Ama dikkat edin karsiniza komünizm cikmasin.

don_juandemarco
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
35 yaşında / Erkek
Bayrampaşa
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1779
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 21:35


the imamlar sarmış dört bir yanı :P benşahsen kulaklarımla bu hükümet seçildikten sonra başınızdakilere itaat edin diye fetva verenini bile duydum :) cumaöncesi:P


dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 22:21


denizdim sizler zaten sureklıolarak hayal kırıklıgına ugruyıorsunuz :)) hatta ve hatta kırıklıga ugrayacagınız hayallerın peşinden ınatla kosuyorsunuz :))

Bırde ben senı hayal kırıklıgıa ugratmısımkı buna ne üzüldüm nede sevındım kendı acımdan olaya ,"bir eksik bır fazlka ne farkederki" havalarından bakıyorum:))

ekserıyatta işçi sendıklarının duayenlerı komınıst guruhtan cıkıyor .

hak iş konusuna gelınce ,devlet gücünün zayıfladıgı rakıp alternatıfler cıktıgı anda kurdukları organlarla uç noktalardakı hakımıyetı ele geçirmeyı hedeflerler bu sebeple erbakanın hak işi kurması kadar siyasal bır reflesk olamaz :)

denizdim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Avusturya
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 22:47


Bütün devrimler hayal kurmakla baslar.

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.01.2009 22:39


ve ışığın doğmasıyla son bulur:))

onursal7
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Adalar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 487
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.01.2009 23:49


Metin Göktepe` yi vahşice katleden polisleri kınıyorum. Ayrıca o polisleri aklamaya çalışan devlet görevlilerini de kınıyorum.

Metin Göktepe katledildiğinde başbakan Tansu Çiller adalet bakanı da Mehmet Ağar` dı. Mehmet Ağar ayrıca 2008 yılında zaman aşımından serbest kalan son susurluk sanığıdır. Susurluk sanıklarının yargılanmalarının bir çoğu AKP döneminde geçmiştir. AKP delil bulunmasına izin vermemiştir. En son olarak da Mehmet Ağar delil yetersizliğinden ve zaman aşımından 2008 yılında serbest kalmıştır. Bugün çetelerin üzerine gittiğini iddia eden bir partinin gerçek yüzü ortadadır.

Ortada değil midir?



[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan