süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Tarih
   İşte O mesaj !.. Atatürk ve İslam
 

Seyyah Kelime Oyunu.. Forum başlığına yazı ekledi - (10:49:06)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
baygevese
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Keçiören
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 2096
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 00:29


``...`Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu, kimse bizim kadar bilemez; biz, vâkıa birkaç sene Araplar`dan uzak kaldık, fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için, İslâmiyet`in `Mukaddes Yerleri`nin, Museviler`in ve Hıristiyanlar`ın nüfuzu altına girmesine mâni olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa Emperyalizmi`nin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz`...``

``...`biz şimdiye kadar dinsiz ve İslâmiyete lâkayt olmakla ittiham edildik; fakat bu ittihamlara rağmen, Peygamber`in son arzusu, yâni `Mukaddes Topraklar`ın, daima İslâmiyet hâkimiyetinde kalmasını temin için, hemen bugün kanlarımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin Selâhaddin-i Eyyûbi idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücâdele ettikleri toprakların, yabancı hâkimiyeti ve nüfuzu altında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyân edecek kadar, bugün, -Allah`ın inâyetiyle- kuvvetliyiz`...``

``...`Avrupa`nın, bu mukaddes yerlere temellük etmek için, atacağı ilk adımda; bütün İslâm âleminin ayaklanıp, icraata geçeceğinden şüphe yoktur`...``


baygevese
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Keçiören
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 2096
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 00:30


Gâzi Mustafa Kemal Paşa hakkında, türlü `tertibât, tezvirât ve tahrifât` ile, onun Batı `dan başka bir şey düşünmediğini, Batılı olmak ya da görünmek için, bin yıllık Türk Medeniyeti `ni inkâr ettiğini ileri sürenlerin, bu satırları okudukları takdirde, biraz yüzleri kızarır mı?

Pek sanmıyorum...)

e5faresi
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
82 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Kiribati
Aktif Toplam Yazı : 5091
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 00:34



``...`Avrupa`nın, bu mukaddes yerlere temellük etmek için, atacağı ilk adımda; bütün İslâm âleminin ayaklanıp, icraata geçeceğinden şüphe yoktur`


Atatürkün demek istedigini yapacak cesaret bu ülkede kimde var ?

eger varsa göndersinler körfeze savaş gemilerini

baygevese
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Keçiören
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 2096
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 00:36


Sigarasına taktılar rakısına taktılar, siz Atatürk kadar islamıyetı, dini düşünseydiniz bu halde olurmuyduk, olurmuydunuz? yıllar önce meydan okuyor izin vermem diyor zulmünüze Nur içinde yat ATAM.!

tembelgazili10
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 557
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 00:50


kaynak vermemişsin bay geveze...verirsen incelemek istiyorum

baygevese
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Keçiören
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 2096
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:04


http://www.tilahan.net/default.asp?lang=0&pId=6&fId=4&prnId=7&hnd=1&ord=6&dbId=519

Gazi: Filistine El sürülemez yazısından kaynak..

tembelgazili10
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 557
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:09


atatürkü din konusunda anlamak mümkün değildir.benim elimde başka kaynaklar var okunulduğunda atatürkün ateist olduğu sonucu çıkıyor...müslümanlı değilmi bilmem ama cidden tam bir siyasi deha...

e5faresi
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
82 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Kiribati
Aktif Toplam Yazı : 5091
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:13


msn de geveseyle bu konu hakkında konuşurken benzer ifadeleri kullanmıştım tembel

idealleri için nabza göre şerbet vermiş demiştim


iyide yapmış :)

e5faresi
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
82 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Kiribati
Aktif Toplam Yazı : 5091
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:15


Türkiye Cumhuriyeti ve islam


gerisi hikaye :))

tembelgazili10
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 557
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:19


evet bende o yüzden söledim zaten siyasi bir deha olduğunu:) atatürkün kendi el yazması medeni bilgiler kitabında atatürkün resmen dinsiz olduğunu sölemiştir..isterseniz bu kitaptan bir kaç örnek vereyim..bu kitabı türk tarih kurumu tarafından basılmıştır afet inanın kitabıdır..buyrun siz karar verin atatürkün ne olduğğuna:)

tembelgazili10
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 557
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:19


Atatürk`ün El Yazıları - Din ve İslamiyet Hakkında Notları

( Özellikle sayfa 364 ve 365`deki iafadeler çok dikkatli okunmalıdır )



--------------------------------------------------------------------------------


Atatürk`ün, Medeni Bilgiler Kitabının Hazırlanılışı Hakkında İsmet Paşa`ya Yazdığı Mektup




Sayfa numaraları karşısındaki notlar, sayfanın içeriğini hatırlatmak içindir.




Syf. 351 Millet

Syf. 352 Millet / Dini Seçim Serbestliği

Syf. 364 Din Birliği - Arap Dini

Syf. 365 Muhammed`in Dinini Kabul Edenler.

Syf. 366 Kuran Ezberlemekten Beyni Sulanmış Hafızlara Döndüler.

Syf. 367 Hırkasıdır Diye Bir Palaspareyi

Syf. 368 Bir an evvel ölüm niyaz ederek ahiret hayatına kavuşmak telkin eden din hissi.

Syf. 369 İşte dinin, din hissinin Türk Milletine bıraktığı hatıra.

Syf. 370 Türk Milleti insaniyet aleminin samimi bir ailesidir.

Syf. 371 Türk Milleti`nin teessüründe müessir olduğu görülen tabiri ve tarihi vakıalar şunlardır.

Syf. 372 Millet ve milliyet konusu üzerine

Syf. 373 Millet ve milliyet konusu üzerine

Syf. 450 Malumdur ki insan tabiatın mahlukudur.

Syf. 451 Allah korkusu insanların kafalarında hesapsız memnular yaratmıştır.

Syf. 507 Taassupsuzluk / Tolerance

Syf. 508 Dini hürriyeti bir hak telakki etmeyen acaba kalmadı mı ?

Syf. 509 Mutaassıplar

Syf. 510 Taassupluk

Syf. 511 Bizim gibi düşünenlerle birlikte yaşadığımıza hüküm vermek müşküldür.

Syf. 512 Fikirlerin, itikatların başka başka olmasından şikayet etmemek lazımdır.

Syf. 513 Bir hiyaneti iyi bir iş kalıbına uydurmak güç değildir,

Syf. 514 Aldırmamazlığı kayıtsızlık derecesine kadar götürmemek mühimdir.

Syf. 515 İtikat etmeyen kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse, kendilerini cenderede hissederler.


--------------------------------------------------------------------------------


Syf. 351 Bugünkü Türk Milletine bir resim tablosuna bakar gibi bakalım ve şimdiye kadar edindiğimiz bilgilerin yardımıyla düşünelim, bu tabloda neler görüyorsak, bu tablo bize neler hatırlatıyorsa, onları birer birer söyleyelim.

Syf. 352 Atatürk, 2. Madde de reşit olan her Türk Vatandaşının istediği dini seçmekte serbest olduğunu söylemektedir.

2. Türk Devleti laiktir. Her reşit dinini intihapta serbesttir.

Syf. 364 9- Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk Milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.

Atatürk`ün bu sözlerinden kolaylıkla anlaşılacağı gibi, Din Birliğinin, Türk Milleti`nin millet teşkilinde etkili olmadığını, tam tersine zararı olduğunu vurgulamaktadır. Yazılarının devamında ise Atatürk, İslam Dini`ni açık olarak Arap Dini olarak tanımlamakta ve bu tanımlamayı tekrar etmektedir.

Türk’ler Arap`ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk`lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed`in kurduğu dinin gayesi

Syf. 365 milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. Bu arap fikri ümmet kelimesi ile ifade olundu. Muhammed`in dinini kabul edenler, kendilerini unutmağa hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasr etmeğe mecburdular. Bununla beraber, Allah`a kendi lisanında değil Allah`ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah`a ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyyet karşısında Türk Milleti bir çok asırlar ne yaptığını ne yapacağını bilmeksizin adeta bir kelimesinin

Syf. 366 manasını bilmediği halde Kuran`ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.

Syf. 367 hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular halife oldular. Gah şarka, cenuba, gah garba veya her tarafa saldıra saldıra Türk Milletini Allah için, peygamber için, topraklarını, menfaatlerini benliğini unutturacak, Allah`a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler, his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadetin öldükten sonra ahirette kavuşacağını vaat ve temin eden dini akide

Syf. 368 ve dini his millet uyandığı zaman onun şu acı hakikatı görmesine mani olmadı. Bu feci manzara karşısında kalanlara, kendilerinden evvel ölenlerin ahiretteki saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek ahiret hayatına kavuşmak telkin eden din hissi, dünyanın acısı duyuların tokatıyla, derhal Türk Milleti`nin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti..

Türk vicdani umumisi, derhal yüzlerce asırlık kudret ve küşayişle, büyük heyecanlarla çarpıyordu. Ne oldu..? Türk`ün milli hissi, artık ocağında ateşlenmişti, artık Türk cenneti değil,eski hakiki büyük Türk cedlerinin mukaddes miraslarının

Syf. 369 son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milliyetinde bıraktığı hatıra.

10- Türk Milleti, milli hisi dini hisle değil, fakat insani hisle yanyana düşünmekten zevk alır. Vicdanında milli hissin yanında, insani hissin şerefli yerini daima muhafaza etmekle muftehirdir.

Bir çok Müslüman`ın, `Türk Milleti İslam aleminin samimi bir ailesidir`, şeklinde kullandığı ifade, Atatürk`ün kaleminde şekil değiştirmekte ;

Syf. 370 Türk Milleti insaniyet aleminin samimi bir ailesidir.

Syf. 371 Bütün bu söylediklerimizi kısa bir çerçeve içine sokmak istersek şöyle diyebiliriz.

Türk Milleti`nin teessüsünde müessir olduğu görülen tabiri ve tarihi vakıalar şunlardır.

A- Siyasi varlıkta birlik

B- Dil birliği

C- Yurt Birliği

D- Irk ve menşe birliği

E- Tarihi karabet

F- Ahlaki karabet

Yukarıda görüldüğü gibi Atatürk, 6 ayrı tarihi vakıa saymakta ve bunların arasında din birliği gibi milyonları etkileyen olguyu dahil etmemektedir.


Syf. 372 Bütün milletler tamamen aynı şartlar altında teşekkül etmemiş olduklarına göre, Türk Milletinde yaptığımız gibi, diğer her millet ayrı olarak mütalaa edilmedikçe, milliyet fikrini umumi ve fenni olarak tarif etmek güçtür.

Syf. 450 Hürriyet insanın düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir. Bu tarif Hürriyet kelimesinin en geniş manasıdır. İnsanlar bu manada hürriyete hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü malumdur ki insan, tabiatın mahlukudur.

Müslümanların,devamlı olarak söyledikleri, `İnsan Allah`ın kuludur` deyimi de burada şekil değiştirmektedir.

Syf. 451 İptidai insanların, tabiatın herşeyinden, gök gürültüsünden, geceden, taşan bir nehirden ve vahşi hayvanlardan ve hatta birbirlerinden korktuklarını biliyoruz. İlk his ve düşüncesi korku olan insanın her düşünce ve dileğinin mutlak surette yapmaya kalkışmış olması düşünülemez.

İptidai insan kümelerinde ata korkusu ve nihayet büyük kabile ve kavimlerde ata korkusu yerine kaim olan Allah korkusu insanların kafalarında ve hareketlerinde hesapsız memnular yaratmıştır. Memnular ve hurafeler üzerine kurulan bir çok adetler ve ananeler, insanları düşünce ve harekette çok bağlamıştır, o kadar ki düşünce ve hareket serbestisi gibi bir hak mefhum malum olmamıştır. Cemaatlerin başına geçebilen adamlar, cemaati Allah namına idare ederdi

Syf. 507 Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allah`a istediği gibi ibadet eder. Hiçkimseye dini fikirlerinden dolayı birşey yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti`nin resmi dini yoktur. Türkiye`de bir kimsenin fikirlerini zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilmez. Artık samimi mutekitler, ( konuyu bilenler ) derin iman sahipleri, hürriyetin icaplarını öğrenmiş

Syf. 508 görünüyorlar. ( Atatürk burada önce, “derin iman sahipleri, hürriyetin icaplarını öğrenmişlerdir” ifadesini kullanmakla birlikte, olmakla, öyle görünmek arasındaki farkı da göz önünde bulundurarak, katiyet ifade eden “öğrenmişlerdir” ifadesini, daha sonra katiyet ifade etmeyen, “öğrenmiş görünüyorlar” şeklinde değiştirmeyi daha uygun görmüştür. Bugünkü Türkiye’ye baktığımızda, derin iman sahipleri için hürriyetin icaplarını öğrenmişlerdir diyebilmemiz oldukça zor. Atatürk’ün bu ifadeyi görünüyorlar şeklinde değiştirmekle bu "derin iman sahiplerinden" emin olmadığını göstermiştir.)

Bütün bunlarla beraber, din hürriyetine, umumiyetle vicdan hürriyetine karşı taassup yükünden korunmuşmudur bunu anlayabilmek için, taassupsuzluğun ne olduğunu tetkik edelim. Çünkü bu kelimenin delalet ettiği manayı zihniyeti herkes kendine göre anlamaya çok meyillidir.

Dini hürriyeti bir hak telakki etmeyen acaba kalmadı mı ?

Vicdan hürriyetini, insan ruhunun, Allah’ın ali hüküm ve nüfuzu altında, dini hayatı idare için malik olduğu haktan ibaret

Syf. 509 olduğunu bellemiş olanlar, acaba bugün nasıl düşünmektedirler ? Bu gibiler kendisi gibi düşünmeyenlere içlerinden olsun kızmıyorlar mı ?

Bu saydığımız zihniyette bulunduğuna ihtimal verilen kimselere hür mütefekkirlerimiz acaba bir tessür hissi ile bir esefle bakmıyorlar mı ?

Bu saydığımız gibi, muhtelif inanışlı kimseler, birbirlerine kini nefret besliyorlarsa, birbirlerini hor görüyorlarsa ve hatta sadece birbirlerine acıyorlarsa, bu gibi kimselerde taassupsuzluk yoktur, bunlar mutaassıptırlar.

Syf. 510 Taassupsuzluk o kimsede vardır ki, vatandaşının veya herhangi bir insanın vicdani inanışlarına karşı hiç bir şekilde kin duymaz, bilakis hürmet eder. Hiç olmazsa başkalarının, kendininkine uymayan inanışlarını bilmemezlikten duymazlıktan gelir. Taassupsuzluk budur. Fakat hakikati söylemek lazım gelirse diyebiliriz ki, hürriyeti hürriyet için sevenler, taassupsuzluk kelimesinin ne demek olduğunu anlayanlar bütün dünyada pek azdır. Heryerde umumi olarak cari olan taassuptur. Heryerde görülebilen sulh manzarasının

Syf. 511 temeli, taassup ile, hür fikrin birbirine karşı kin ve nefreti üstündedir. Temelin devrilmemesi, kin ve nefret zeminindeki muvazeneyi tutan fazla kuvvet sayesindedir.

Bu söylediklerimizden şu netice çıkar ki, aramızda, hürriyet haillerinin ( engelcilerin ) zail olduğuna

( sona erdiğine ) bizim gibi düşünenlerle birlikte yaşadığımıza hüküm vermek müşküldür. O halde görülen, taassupsuzluk değil zaafın dermansız bıraktığı taassuptur.

Syf. 512 Şüphesiz fikirlerin, itikatların başka başka olmasından şikayet etmemek lazımdır. Çünkü bütün fikirleriyle itikatlar, bir noktada birleştiği taktirde, bu hareketsizlik alametidir, ölüm işaretidir. Böyle bir hal elbette arzu edilmez. Bunun içindir ki, hakiki hürriyetçiler, taassupsuzluğun umumi bir haslet olmasını temenni ederler. Fakat hatta hüsnüniyetle dahi olsa, taassup hatalarına karşı dikkatli olmaktan vazgeçemiyorlar. Çünkü hüsnüniyetler, hiçbir zaman, hiçbirşeyi

Syf. 513 tamir edememişlerdir. İnsanların ruhun selameti için yakıldıklarını biliyoruz. Herhalde bunu yapan engizisyon papazları hüsnüniyetlerinden ve iyi iş yaptıklarından bahsederlerdi, belki de, cidden bu sözlerinde samimi idiler. Fakat, bir hamakati, ( beyinsizlik, ahmaklık ) yahut bir hiyaneti iyi bir iş kalıbına uydurmak güç değildir, en nihayet bu bir isim değiştirmek meselesidir.

Syf. 514 İşte bu sebepledirki, aldırmamazlığı kayıtsızlık derecesine kadar götürmemek mühimdir. Gerçi hür olmak herkesin hakkıdır ve bunun için hakiki hürriyetçiler, hürriyetçi olmayanlara karşı da geniş davranılmasını isterler. Fakat bunların hiçbir zaman elleri ayakları bağlı olduğu halde kurbanlık koyun vaziyetine razı olacakları asla kabul olunmamalıdır.

Unutmamalıdır ki, bazı insanlar istikbali, mazinin arasından görmekte musirdirler ( Israrcı ).

Bunlar, alakamızı

Syf. 515 kestiğimiz ananelere karşı behemehal (mutlaka) sadakatin iadesini isterler. Bu gibi insanlar, kendi itikat ettiği gibi, itikat etmeyen kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse, kendilerini cenderede hissederler.

Herhalde, taassupsuzluğun arzu edildiği gibi umimileşmesi, huy haline gelmesi fikri terbiyenin yüksek olmasına bağlıdır.


Negrano
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
34 yaşında / Erkek
Bandırma
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 513
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:24


Atatürkün dinli veyahut dinsiz olması ne derece önemli değil mi ?

İşte o zamanlarda da durum bundan farklı değildi. "İyi olma " kriterini "müslüman olma" olarak algılayan bir toplumda Atatürk de dönem dönem müslüman gibi görünmüştür.

tembelgazili10
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 557
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 01:30


atatürkün milliyetci vatanperver ve siyasi dehasını inkar etmek enayiliktir ama benim ataürkle olan tek sıkıntım din konusundaki tutumudur eğer atatürk isteseydi ortalıkta dolanan yobazları imha ettikten sonra temiz bir din devleti kurabilirdi ama yapmadı allah hepimizin sonunu hayretsin...

emsalsiz_baris
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
38 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 387
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 02:24


daha önceki yazılarımdan birindede belirtmiştim
atatürkü din konusunda tek çeşit açıklamalarda bulunmamıştır
çok çok farklı açıklamalarda bulunmuştur
bu bir tür zamana göre yapılan siyasette olabilir
zaman zaman düşüncelerinin değişmesiyle gelmiş çelişkili açıklamalarda olabilir

aslında açıklamalarını yaptığı tarihlere göre bir sıralayabilirsek belki bir sonuca varılabilir
mesela islama muhalif açıklamaları önceden yapıp sonradan dini öven açıklamaları ilerleyen tarihlerde yaptıysa veya tam tersiyse bir sonuca varılabilir

fakat çelişkili açıklamalar hem önceki hemde ilerleyen yıllardada devam ettiyse bu bir siyasetten ibarettir

KARSIYAKA1
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Almanya
Aktif Toplam Yazı : 9
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 08.01.2009 12:59


Din allahla kulun arasinda olan bir sey ona kimsenin karismaya hakki yok Atatürkün yaptiklari sey önemli bu develete ATATÜRK en böyük TÜRK miliyetcisi TÜRKIYE VE TÜRK MILLETI ICIN EN IYISINI PAMISTIR


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan