Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   ALLAH Askerleri
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
bosrumuzyokmu
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
47 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Almanya
Aktif Toplam Yazı : 35
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.12.2008 11:46


Allah Askerleri Mürşidi Kamıllerdir. Mürşitler Peygamberimiz (S.A.V.) in mirasçısı olan hakiki din alimleridir. O`nun şeriatının, sünnetinin manevi vekilleridir. Ve onun yenilenmesine, unutulmamasına, değiştirilmemesine memurdurlar.Allah`ın Askerlerini (Mürşidleri) nasıl tanıyacağız, insanlar, onları görünce derhal ALLAH`I hatırlarlar. Onlarda manevi bir heybet vardır, insanlar onları görünce, elinde olmayarak onlara hürmet ederler. Onların günlük hayatlarındaki her hareketi, ibadet tarzları, Konuşma şekilleri hatta gülüm*semeleri bile kitaplarda tarif edilen şekilde Peygamber (S.A.V.) in haline benzediğini kalbimiz bile bize söyler.Mürşidlerden, kendini düşmanlarımızla müca*dele için nasıl yardım istenir:Mürşidlerden, ziyaretlerine gidilerek veya hastalık, yaşlılık, başka mecburi özürlerden dolayı ziyarete gidemeyenler de kendi yakınlarında bulunan Mürşid tarafından vazifelendirilmiş vekiller yanında tövbe etmek sureti ile Allah`ın Askerleri olan Mürşidlerin manevi korunmasından istifade ederler.Mürşidi ziyarete giden kimse, kendi durumunun acizliğinin bilincinde olarak ve kendisinin yardıma muhtaç bir kimse olarak oraya geldiğini düşünmeli yalnız kendi derdinin çaresinin temini için kalben kap ederse lisanen ve Mürşidden istemeli, yalvarıcı olmalıdır. Nasıl bir hastalığı için hastaneye giden kimse orada yalnız kendi" tedavisini düşünür, başka meseleler onu kendi hastalığı kadar ilgilendirmezse, Mürşidin yanına gelen de öyle olmalıdır.Mürşitten yardım için gittiğimizde, bize yardım yapabilmesi için evvela Mürşidin elini tutarak tövbe etmemiz lazımdır. Tövbeden sonra o geceye mahsus ve yalnız tövbe gecesi yapılacak dualar için yapılacak talimatı iyice dinleyip kalben tam istekle yapmalıdır. O gece yapılacak talimat muhakkak yapılmalıdır. Yapılmayacak olursa Mürşitten bize manevi yardım gelemez.



Alintidir

daha genis bilgi google dende alabilirsiniz
yalniz yazimi aktarmadan önce tabiki aradan birkac gün gececek lütfen önyargili olmayin ,asil konu Tövbeyle ilgili bazilarimiz cogu zaman tövbe etmistir ama tutamamistir buna cok örnekler verebilirimde Hz Süleymanin veziri birkac tövbeden sonra tövbesini tutamamis bazi kaynaklar 70 deva tövbe ettigini yazar tutamadigi icinde boynuna demirden halka takmis hatta Hz süleymanin huzuruna böyle cikdigida olmustur bir melek gelerek Hz süleymana vezirine söyle Tövbe etsin Allah tövbesini kabul edecek diye bazi kaynaklar bildirir

Hz alinin huzura gelen bir inanmis tövbe etigini söyler ama tövbesini tutamadigina bildirir bunun üzerine Hz Ali seytani biktirana kadar tövbe etmesini tavsiye eder

Arkadaslar buna benzer cok örnekler verebilirim ,sahsen ben bile tövbesini tutamayanlardanim.
Bazi kaynaklar üc cesit tövbe oldugunu bildirir 1) sahsi töve sahsin kendi kendine yakarmasi ,2)cematle yani cami bayram namazlarinda veya hoca esliginde ,3) tövbe ise mursid karsisinda ve elini tutarak

(Lütfen önyargili olmayin)

ileriki zamanda buna ayetlerle karsilik verebilirim sadece yanlis oldugum (düsündügüm) noktayi bilmek istiyorum.

Acaba araya birilerini sokmusmu oluyorum yani ALLAH´la arama birilerini koymus oluyorum
Mursidle Yani ALLAH dostlariyla yapilan tövbenin kalici ve etkili olacagini cesitli kaynaklar bildiriyor


hoze_23
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Üsküdar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 238
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.12.2008 14:18


selamun aleykuım

ALLAHIN askerleri tevhidii hayatında yaşatan , ALLAH ve resulunun izinden giden insanlardır.bir yardım isteyeceksen yalnız ve yalnız ALLAH tan istemeliyiz.mürşid ,hacı,hoca da deil.unutmaki ne mürşidin ne hocanın bir gücü yoktur hacı hoca da faydası olsa kendilerine faydası olur.
onun için müslüman bir kulun rehberi resulullahtır rabbi de ALLAH tır.


hz. peygamber zamanında mekkeli müşrikler ALLAH a inanıyorlardı ama araya bir putu bir nesneyi koyuyorlardı ve diyorlardı ki bu put veya herhangi bişe bize ALLAH ı yakınlaştırıyor onunla biz birşeyyler istiyorduk diyorlardı.onun için biz aralara hiç birşey koymamamız lazım.

bosrumuzyokmu
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
47 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Almanya
Aktif Toplam Yazı : 35
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 28.12.2008 22:14


katiliyorum size ,yalniz üste belirtigim gibi cogu kaynaklar mursidle yapilan tövbelerin daha kalici olacagini bildiriyor ,benide celiskiye düser konu buya zaten.

hoze_23
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Erkek
Üsküdar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 238
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 29.12.2008 13:17


onu kimse bilemez.emin ol sen samimi olursan ALLAH tevbe kapılarını açar.çünkü alemlerin rabbi ALLAH sonsuz merhameti vardır.

bosrumuzyokmu
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
47 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Almanya
Aktif Toplam Yazı : 35
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 02.05.2009 10:37



slm arkadaslar
yeni baslik olusturamayacagimiza göre burdan devam edelim



DIYANETIN HURAFELER LISTESI
« » Alıntı

--------------------------------------------------------------------------------


Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı halkı bilinçlendirmek amacıyla harekete geçti. Diyanet,`21. Yüzyıl Türkiyesi`nde Hurafeler" adı altında hazırladığı kitapta, halkın yanlış bildiği inanışları açıkladı.

Diyanet, cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmayı, türbe ve yatırlardan medet ummayı, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılmasını hurafe saydı. Diyanet`e göre nazar boncuğu ve muska takmak, loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak, cami duvarını öpmek, iki bayram arası nikahı uğursuzluk saymak da hurafe.

"BİLGİSİZLİK, HURAFELERİN TUZAĞINA İTER"

Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı savaş açtı. Halkı hurafelere karşı bilinçlendirmek için kolları sıvayan Diyanet, bu amaçla "21. Yüzyıl Türkiyesi`nde Hurafeler" adı altında kitap hazırladı. Kitabın giriş bölümünde mantıki tabanı olmayan, gerçek hayatla ilişkisi bulunmayan inanç ve uygulamaların izlerinin tüm dinlerde görülebileceğine işaret edilerek, bilgisizlik, yalnızlık, çaresizlik, zorda kalmışlık, korku, üzüntü, hastalık, sıkıntı ve felaketlerin insanları hurafelerin tuzağına ittiği kaydedildi.

Bilgisizliğin, batıl inanışların, mesnetsiz yorumların ve çarpık anlayışların düşünce dünyasında kök salmasına zemin hazırladığına vurgu yapılan kitapta, "Başkanlığımız, inanç, düşünce ve sosyal hayatımızı etkileyen hurafeler konusuna önem vermiş, toplumu din konusunda ana kaynaklara dayalı doğru bilgi ile aydınlatmayı, dinimizin yasakladığı hurafelerin inançlarımıza karışmaması için gerekli tedbirleri almayı bir sorumluluk kabul etmiştir" denildi.

"NAZAR BONCUĞU HURAFEDİR"

Diyanet, ışıklı ortamların az olduğu zamanda kesilen tırnağın kaybolması ve çocuklar tarafından yutulması, yiyecek-içecek gibi şeylere karışmasının önlenmesi gibi anlamlı gerekçelerle akşamları tırnak kesmenin iyi karşılanmadığını ancak bunun yerini tamamen dini içerikli etmenlere bıraktığını hatırlattı. "Gece tırnak kesenin başına kötü şeyler geleceğini ve günah olduğunu söylemek hurafedir" diyen Diyanet, insanların nazar değmesinden korkarak, nazar boncuğu takmasını, muska taşımasını da hurafe saydı.

"HAYVAN SESİNİ DEPREM HABERCİSİ SAYMAK DA HURAFE"

Kitapta, tabiat olaylarının nedenleri ve eşyaların tabiatındaki özellikler bilinmediği için tabiat olayları veya eşyaya insanlar tarafından farklı anlamlar yüklenildiği ve bazı tepkiler geliştirildiği belirtilerek, "Hayvanların çıkardığı seslerin olumsuzluklara işaret etmesi, ay ve güneş tutulmasının kötülüklere ve gazaba yorumlanması ve bir an önce bu durumun değişmesi için silahla atış yapılması, tenekelere vurularak gürültü çıkarılması da hurafelere önemli derecede kaynaklık etmektedir" denildi.

Diyanet, insanların bazen inanmasalar bile birtakım hurafelere inanıyor görünmelerinin, onları psikolojik olarak rahatlattığını kaydetti. Günlük gazete, haftalık veya aylık olarak yayınlanan aktüel dergilerde mevcut olan fal köşeleri, televizyonda sunulan medyum programlarının, batıl inanç ve hurafelere neden olduğu vurgulandı.

İŞTE DİYANET`İN HURAFE LİSTESİ

Diyanet, toplumda en yaygın olan hurafeleri `aile, uğur ve uğursuzluğa inanmak, cenaze, şifa, türbe-yatır, hıdrellez, baht açılması, namaz, nazar, dua, adak-kurban, misafir, bayram, sihir-büyü-fal, muska, ay ve güneş tutulması` başlıkları altında açıkladı.

Diyanet`in `hurafe listesi` şöyle:

- Ateşe su dökülürse cin çarpar, yiyeceklerin ağzı kapatılmadığında gece onlardan cinlerin yediği anlayışı,

- Kuran ve sünnet ile örtüşmediği halde dövme yaptırmak, erkeklerin küpe takması, burçların insan karakterine etkili olduğu inancı,

- Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak. Bir yatırın mezar taşına mum yakıp, dilek tutmak,

- Sünnet olan çocuğun acısının azalacağına inanılarak sünnet olma anında annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek,

- Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak,

- Konuşmayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak,

- Yürümeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak cuma namazından ilk çıkan kişiye ipi kestirmek,

- Kırkı çıkmamış bir bebeğin tırnakları kesilirse o çocuğun hırsız olacağına inanmak,

- Küçük çocukların üzerinden atlanıldığında boylarının kısa olacağına inanmak,

- Çocuğu olmayanlara çocukları olması için deve dili veya etini yedirmek,

- Çocuk doğan eve 40 gün süre ile et alınmaması gerektiğine inanmak,

- Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmadan evden çıkarılmaması gerektiğine inanmak,

- Boyu ölçülen çocuğun cüce kalacağına inanmak,

- Gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak,

- Loğusa kadının herhangi bir şeyden zarar görmemesi inancıyla, bulunduğu yere süpürge, soğan, sarımsak asmak, yastığının altına iğne, bıçak gibi şeyler koymak,

- Loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak,

- Hamile kadınların saçlarını kesmemeleri gerektiğine inanmak,

- Nikah esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına bakması halinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak,

- Gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak,

- Evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak, mendil veya eşarp sallatmak,

- Baykuş ötmesi, kara kedinin insanın önünden geçmesi, horozun vakitsiz ötmesi, insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesinin uğursuzluk sayılması, karganın ötüşünün o bölgeye gelecek belanın işareti olarak kabul edilmesi,

- İki bayram arasında nikah yapmak, duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak,

- Elden ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak,

- Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak,

- Cam ve porselen gibi eşyanın aniden düşüp kırılmasını, bir belanın defedileceğine işaret saymak,

- Merdiven altından geçmeyi uğursuzluk saymak,

- Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak,

- Cenazenin alkışlanma uğurlanması, cenazenin arkasından slogan atmak ve çiçek serpmek, cenaze için üçüncü gününde helva ve yemek dağıtmak, kefen arasına dua, ayet ve vasiyetname koymak, ölen kimse için arefe günü kurban kesmek,

- Hastanın başı üzerinde tuz gezdirmek, köz söndürmek, kurşun döktürmek,

- Dileğin kabulü için ağaçlara bez-çaput bağlamak, türbelere adakta bulunmak, türbe ziyaretlerinden şifa beklemek,

- Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak,

- Camiye girerken cami duvarını öpmek,

- Tekke ve türbelerde kurban kesmek, türbe ve tekkelerden şifa beklemek, mum yakmak, el yüz sürmek,

- Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek,

- Kahve falına bakmak, falcılara, büyücülere gitmek,

- Ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak.



[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan