süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   DUA`YA CEVAP
 

toyguner Sn adminler Yeni forum başlığı oluşturdu - (12:41:00)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10301
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2008 14:06



Apartmandan çıkar çıkmaz soğuk hava yüzüne çarptı, ama onun zihni hala az önce okudukları bir cümleye takılı kalmıştı:

“Allah insanların duasını işitir ve onlara cevap verir, onlarla konuşur.”

Dalgın bir halde arabasına bindi. Anahtarı kontağa sokmadan önce, soğuğa aldırmadan, birkaç dakika daha bu konuyu düşündü. Nasıl? bu soru ruhunun derinliklerinden gelip zihnini bir bulut gibi kaplıyordu.

Nasıl?

Onun her şeyi duyabileceğinden zerre kadar şüphesi yoktu, ama yine de dualara nasıl karşılık verdiğini zihni kavrayamıyordu.
Sonunda, cevabi bulmayı zamana bırakmayı düşünüyordu ki, birden içinden bir ses “Bunu neden bir dua vesilesi yapmıyorsun?” dedi.

Sahi ya, onun elinden gelen dua etmekten başka ne olabilirdi? Yüksek sesle Rabbine seslendi:

“Allahim! Senin her kulunun kalbinden gecen arzulardan bile haberdar olduğunu biliyorum. Benim bu dileğimi de elbette duyuyorsun. Lütfen, duaları nasıl duyduğunu ve onlara nasıl cevap verdiğini bana öğret!”

Arabayı çalıştırdı ve ruhen rahatlamış bir halde evine gitmek üzere yola koyuldu. Ana caddede ilerlerken, birden garip bir duygu doğdu kalbinde. Bu duygu arabayı durdurup bir kutu süt almasını söylüyordu.

Önce kulak asmadı ve arabasını sürmeye devam etti. Ama ayni duygu bu defa daha güçlü bir şekilde benliğini sardı.

Bunun Rabbinden kendisine gönderilmiş bir işaret, bir mesaj olabileceğ ini düşünerek;

“Pekala Rabbim, sütü alacağım” dedi.

Bu, çok da zor bir sınav gibi görünmüyordu zaten.Arabadan inip bir kutu süt alacaktı o kadar. Öyle de yaptı ve yeniden yola koyuldu. Ana caddeden arabasını sürmeye devam ederken, bir ara sokağın ağzından geçiyordu ki, içindeki ses bu defa ona “O sokağa sap” diye emretti.

Önce sokağı geçti, ama duygu kuvvetlenince Peki diyerek geri donup o sokağa girdi. Sokaktan ilerledikçe binaların görünümü değişiyor ve iki katli binalar yerlerini tek katli derme-çatma barakalara bırakıyordu. Birkaç ev daha geçtikten sonra, ses durmasını söyledi. Arabayı sağa çekti ve etrafına bakındı. Burası tam anlamıyla bir gecekondu mahallesiydi. Ve evlerin çoğunun ışığı sönmüştü. Belli ki, sabah erkenden işe gidecek insanlar yataklarına girmişti bile. O bunları düşünürken, yüreğinin sesi bu defa ona su emri verdi:

“Git ve sütü sokağın karsısındaki yeşil evde yasayan insanlara ver.”

Genç adam eve baktığında onun pencerelerinden de diğerleri gibi ışık gelmediğini gördü.

Bu anlamsız bir şey diye düşündü bir an kendi kendisine. Bu evin insanları yataklarında uyuyorlar ve onları uyandırdığım takdirde aptal durumuna düşeceğim. Ama o ses “Git ve sütü ver!” dedi yine ona. Tereddüt etti uzunca zaman. Sonra aynı aksam ettiği duayı hatırladı. Ve bunun O’ndan bir işaret olabileceğine kanaat getirdi. Arabasından çıktı. İsterlerse bana aptal gözüyle baksınlar.

“Bu Rabb’imden gelen bir emirse eğer ona uyacağım” dedi kararlılıkla. Sokağın karşısındaki eve gitti ve zili çaldı. İçerden koşuşturmalar, gürültüler geldi.

“Kimsin? Ne istiyorsun?” dedi içerden bir erkek sesi. Aksanı farklıydı, ama söyledikleri anlaşılabiliyordu. Genç adam hemen oradan kaçıp uzaklaşmak istedi bir an. Fakat o bunu gerçekleştiremeden kapı açıldı. Fakir görünümlü bir adam açtı. Yüzünden hüzün okunuyordu, ama kapısında bir yabancıyı görmekten de fazla hoşnut değil gibiydi.

“Buyrun?” diyen ev sahibine sütü uzattı. “Bunu size getirdim.”

Adam sütü aldığı gibi içeri koştu. Daha sonra koridorun öteki ucundaki odadan çıkan bir kadın mutfağa doğru seğirtti hızla. Onu izleyen adamın kucağında ise bir bebek vardı. Ağlayan bir bebek. Adamın gözlerinden sicim halinde gözyaşları dökülüyordu. Yarı ağlayarak yarı konuşarak şunları söyledi:

“Şehre geleli iki ay oluyor. Hala iş bulamadım. Dostun ahbabın yardımları yla bugüne kadar geldik. Ama bugün bebeğimize süt alacak paramız yoktu. Sürekli dua ediyordum Allah’a bize süt göndermesi için.”

Mutfaktan kadının sesi geldi bu sırada. Onun söylediklerini anlayamadı, çünkü başka bir dil konuşuyordu. Kocası onun sözlerini genç adama tercüme etti:

“Ondan bize bir meleğiyle süt göndermesini istiyordum. Sen bir melek misin yoksa?”

Genç adam cüzdanındaki bütün parayı çıkarıp zorla adamın eline tutuşturdu. Ve adama bundan sonra onun için hep dua edeceğini, ve bir iş bulabilmesi için elinden geldiğince yardımcı olacağını söyledi.

Kelimeler boğazında düğümlenince, döndü ve arabasına bindi. Bu defa onun gözlerinden yaşlar dökülüyordu…

Artık Allah’ın kullarının dualarını nasıl duyduğunu, onlara nasıl cevap verdiğini daha iyi anlamıştı!

Dualarınızın hayırlara vesile olması dileğiyle ….


USAKLIM_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Kuşadası
Aydın
Aktif Toplam Yazı : 1
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2008 14:32


bir.derdin.olunca.RABBİNE.dönüp
benim.büyük.bir.derdim.var.deme
derdine.dönüp
benim.büyük.bir.RABBİM.var.de

cleopatra06
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
44 yaşında / Bayan
Ümraniye
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 730
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 02.01.2009 18:30


allah her derdin devasını verir..yeterki sabredelim biz.

wmawi
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Bayan
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 50
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 22.01.2009 10:40


ALLAHIM BUGÜN SANA YALVARIYORUM İÇİMDEKİ SIKINTIYI GİDER BENİ REFAHA ULAŞTIR ŞÜPHESİZKİ SEN DUALARI KABUL EDENSİN Kİ BANA ŞAH DAMARIMDANDA DAHA YAKINSIN

eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10301
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 22.01.2009 11:16


wmawi
inşirah suresini okumanı tavsiye ediyorum, inşallah sıkıntıların gececektir

Bismillahirrahmanirrahim,

1. Elemneşrahleke sadrek
2. Ve adağna anke vizrek
3. Ellezi engada zahrek
4. Ve refağna leke zikrek
5. Feinne maal usri yüsran
6. Inne maal üsri yüsra
7. Feiza ferağte fensab
8. Ve ila rabbike ferğab

Rahman ve Rahim olan Allah`ın adıyla

1. Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi?
2. Ve yükünü indirip-atmadık mı?
3. Ki o, senin belini bükmüştü;
4. Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?
5. Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
6. Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.
7. Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.
8. Ve yalnızca Rabbine rağbet et.



tahtaradyo
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
39 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Falkland Adaları
Aktif Toplam Yazı : 365
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 22.01.2009 13:11


Bu sitede böyle Allah`a yakın, yalnızca ondan isteyen, ondan dileyen bayan arkadaşların olduğunu görmek çok sevindirici Allah gönlünüze göre versin din kardeşlerim...

londral
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Bodrum
Muğla
Aktif Toplam Yazı : 60
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 22.01.2009 21:49


allahım sizlerin dualarını kabul eyleye
:))

wmawi
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Bayan
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 50
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.01.2009 09:56


çok teşekkür ederim özellikle elif sana inşallah tüm dualarımız kabul olur inşirah suresini bugün sıkça okuyacağım rabbim beni ferahlatır inşallah tüm dualarınız kabul olsun bugün cuma

canarya007
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
35 yaşında / Erkek
Merkez
Antalya
Aktif Toplam Yazı : 9546
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.01.2009 11:09


amin..

gamzelimsin
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
27 yaşında / Bayan
Üsküdar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 94
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 24.01.2009 17:24


AMİİİNN CUMLEMIZINKINI

eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10301
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.02.2009 11:36


GEÇ DUYULAN BESTE


"Onu ilk, annemin dudaklarından dinledim ve ruhuma sindirdim. O nağme ile içim bir hoş olmuştu. Bir yüksek duvar vardı sanki mutluluk ile aramda. O ses ile eridi ufaldı ve silindi gitti o mehîp duvar, o yüksek sur... "Elhamdülillahirabbil âlemin" diyordu annemin dudakları. Gözlerinde yakamoz sarısı bir ışık vardı. Bakışları derindi. Onun içinde gecenin yıldızları ve mehtabı ışıyordu devamlı. Evet, miracî bir çizgi görüyordum o karanlık içinden ötelere yürüyüp giden ve ardı sıra nice yolcuya `Gel!` diyen... Bir çizgi, bir iz, bir ince yol...

"Âlemlerin Rabbi olan Allah`a hamd" ile başlıyordu bu çizgi, bu yol. O`na şükür ile başlıyordu... Evet, boyun eğmeden içe dalma mümkün mü? Başını öne eğmeden öze bakma ve kalbe nazar etme imkânı var mı? Elbette yok...

Sonra annemin bakışları başka bir hâl aldı. Derinlik daha da büyüdü, daha da genişledi, daha da sınırsızlığa yaklaştı. "Errahmânirrahîm" âyeti döküldü dudaklarından. Nurlu ve içli bir mûsıkî gibi aktı kucağına bu kelimeler. Ben gözlerine bakarken, annemin kucağına dökülen bu ışık parçalarını da toplamadan edemiyordum. Onlar en güzide mücevher parçalarından daha değerli geliyordu bana. Öyle parlıyorlardı ki anlatamam. Sonra "Mâliki yevmiddin" dedi annem. "Din gününün Sahibi" diyordu... Allah, din gününün sahibiydi. Yani asıl günün, ölümsüz ve solmayan sabahın sahibi. O gün yaman bir gün, o gün her şeyin iyinin kötüden, karanlığın aydınlıktan, çirkinin güzelden, ızdırabın neşeden, ayrılacağı bir gündü.

O sözler de bir tablo gibi çizgileriyle netleşmeye başladı nazarımda. Sanki bu sözün renkleri, şekilleri geniş bir dünyayı örüyordu gözümün önünde. Annemin bakışlarından yansıyordu bu panoramanın çizgileri. Onun özünden kaynıyordu âdeta aşk ve sevda tayfları... Onun kalbinden gelip gözlere misafir oluyor ve sonra dudaklarından nağmenin ışıklarını, nurlarını alıp geliyordu bizim dünyamıza.

Sonra "İyyakena`büdü ve iyyakenestaiyn" sözleri aktı bir vaha ırmağı gibi kalbime. Bu söz ne kadar müessir bir güç ve insanı kendine çeken bir efsun taşıyordu. "Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Sen`den yardım dileriz." Kâinattaki bütün varlıklara olan dilencilikten çekip kurtarıyordu kulunu Mevlâ. "Sen Benimsin ve kimseye bırakmam!" diyordu. "Hele nâdânlara, acizlere, sefillere seni bırakıp, parçalatmam." diyordu ve bizi Kendi`ne çekiyordu. Emniyete erdiriyordu kalbimizi, ruhumuzu. Evet, bu söz çöllerde dolaşan ruhuma sanki âb-ı zülâl gibi gelmişti. O sözün iksirini içtim ve kuru dudaklarıma serinlik sunan ve kalbime diriliş tiryakı yudumlatan bu kevser ile kendimden geçtim. Kendime geldiğimde bir başka boyuta çekildiğimi fark ettim. "İhdinassırata`l-müstakîm" diyordu annem. Bu söz, dosdoğru bir çizgi sunuyordu bizlere. Evet, "Sen Benimsin, siz Benimsiniz" diyen Mevlâ, bizden dosdoğru olmamızı istiyordu. Eğer böyle olmazsa, o Rahmeti Engin Olan`a ulaşamazdık. Yollarda zebil olup gitme, kurda kuşa yem olma ihtimalimiz vardı. Zîrâ başlangıçta hafif bir sapma, ilerde büyük açılarla yoldan çıkmaya sebep olurdu. Bu dosdoğru çizgi, bir pusula bir rota gibi kalbimi bir ufka doğru çekti. Ve beni âdeta doğrunun zincir ve prangalarıyla bağladı, esir etti. Bu Hakk`a teslimiyet idi. Ve bütün hürriyetlerin, mutlulukların kaynağıydı. Keşke bu teslimiyetim haşre dek sürse, sıratta devam etse, Cennet`e girinceye kadar bu zincirler, bu kementler beni sarsa ve bir dost gibi benden asla ayrılmasa.

Bir tarif başladı tekrar: "Sıratellezîne en`amte aleyhim" diyordu annemin dudakları. Bakışları iyice uhrevîleşmişti. Ona bakan, oradan ince vazgeçilmez bir ışık çizgisinin tâ Hakk`a doğru uzadığını, rıza kapısına dayandığını ve o kapının kilidini açan tılsımlı bir anahtar olduğunu anlardı. Evet, doğruluktu şifre. Bütün rahmet kapılarını ardına kadar açacak olan doğruluk ışığıydı, doğruluk nuruydu. "Bizi doğru yola ilet, nimete ermişlerin, nimetlendirdiğin peygamberlerin, evliyaların, ermişlerin yoluna ilet." başka değil diyordu. Bu dua bize; "Böyle yakarışa geçin, en güzel dua budur." der gibi nasihatte bulunuyordu. O an dudaklarım gayr-i ihtiyarî bu cümleyi tekrar etti. Bu kudsî beyan bir tılsımlı güce sahipti ve ömrümü merhamete uygun bir hâle getirecek ve onu bütün çirkinliklerden, karanlık ve kaostan temizleyecekti.
Annemin dudaklarından dökülen "Gayril mağdubi aleyhim" sözleri ile irkildim. Bu bir ikazdı, bu bir yanlışa sapmayın nasihatiydi. Bu sözde bin bir kırmızı ışık yanıp söner gibi bir hâl ve keyfiyet hissettim. Sanki bu kırmızı ışıklar bir yangın selinden, bir elem volkanından, bir acılar otağından, bir ızdırap yurdundan geliyordu. Veya oradan yansıyordu. "Buraya gelmeyin, feci son ile kendinizi heder etmeyin." ikazı vardı bu canavar gözünde parlayan, vahşi iştaha benzer kor gibi yakıcı, ürpertici, kızıl bakışta.

Ardından bir cümle döküldü dudaklarından annemin: "Veleddâllîn." Bu daha korkunç bir ikazdı. Bu ikaz, derin bir çukurdan, dibi görünmeyen bir boşluktan veya ateş ile dolu bir cehennemden geliyordu.

Öncekiler mağdûbindi, Allah`ın gazabına uğrayacak olanlardı. Günahkârlar da bunların arasında bulunuyordu. Fakat sonuncular, `veledâllîn` sözüyle tarif edilenler, dalâlete sapmış dallîn güruhuydu. Annemin gözlerine baktım o an. Derin bir gece, sanki şebnem örgülüyordu. Binlerce çiğ danesi, bu derin geceleri hatırlatan gözbebeğinin içinden sanki belirip geliyor ve yanaklarına süzülüyordu. Annem ağlıyor ve dua ediyordu. "Bu güruhlara dâhil etme bizi Allah`ım!" diyordu. Bir arz-ı hâli dillendiriyor ve nağmeleştiriyordu.

Benim de gözlerim yaşardı. Bu iki güruh içine girmemek için, Allah`a dua ettim. İşte o an annemin dudakları `âmin` deyiverdi. Benim dudaklarım da `âmin` dedi. Bu iki `âmin` iki kanat gibiydi ve kalbimiz ruhumuzu, yekpareleşmiş umudumuzu, aşkımızı ve sevdamızı ötelere taşıyordu, Hakk`ın huzuruna çekiyordu. Kurtuluş iklimlerine yükseltiyordu....


Giicik_Uyus
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
86 yaşında / Erkek
Karşıyaka
İzmir
Aktif Toplam Yazı : 1848
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.03.2009 14:21


DİNLE EY KIZIM

Bu nasihatleri dinlersen şayet

İyilik emreder yüzlerce ayet

Söylediğim söze kendim riayet

Etmezsem dinleme beni ey kızım

Küçüğe sevgidir, büyüğe saygı

Mevla’m bize vermiş ne güzel duygu

Sözümü dinlersen çekmezsin kaygı

Kendinden büyüğü daim say kızım

Kulaktır sözleri işiten duyan

Hayrı dinlemektir sana da uyan

Benim bu sözlerim çok açık ayan

Nasihati iyi dinle duy kızım

Kıyar mıyım senin bir tek teline

Dayanamam kor bassalar diline

Ne yapayım buda böyle biline

Namazın yoksa haline vay kızım

Evlatların seni alıkoymasın

Dünya’ya meyledip ayak kaymasın

Duyan yeter, duymayanlar duymasın

İnandığın hakkı haykır, yay kızım

Her işinde Allah rızası gözet

Nefsini ıslah et, halini düzelt

Belalara karşı bolca dua et

Sabrı İlahi bir görev say kızım

Davet et takvaya, takvalı yaşa

Şeytanı uzak tut, geçirme başa

Seni de taptırır paraya haşa

Fakirin hakkını ayrı koy kızım

Bu günün işini yarına atma

Akşamla, yatsıyı kılmadan yatma

Ebedi hayatı dünyaya satma

Bu sözden kendine çıkar pay kızım

Çok çeşitli nice yollar yapmışlar

Kendi yaptıkları puta tapmışlar

Dalalete düşüp yoldan sapmışlar

Ehlibeyt yolundan ayrılma kızım

Sen üstüne düşen vazifeni yap

Bil ki yaptığını görür Yüce Rab

Çok ibadet ile olsan da harap

Bahane arayıp sıyrılma kızım

Hayat imtihandır zorda kalsan da

Hatta çoğu yerde haklı olsan da

Her ne kadar sende aciz kulsan da

Hiçbir zaman yalan uydurma kızım

Kur’an`ın emri var, haramdır gıybet

Zan ile gıybete aman dikkat et

Babanın sözünü dinlersen şayet

Kimsenin gıybetin eyleme kızım

Kulluk için gönderildik dünyaya

İyilik yap hiç kaçmadan riya’ya

Üç gün için tamah edip paraya

Kalp kırıp kötü söz söyleme kızım

Sırdaşın olsun ki, sırrını paylaş

Samimi kimseyi eyle arkadaş

Boş durma daima nefisle savaş

Namerde derdini söyleme kızım

Dostunu iyi seç, kıymetin bilsin

Sen ona, o sana canını versin

Dostluğun şartını ilk başta dersin

Hakka düşmanı dost edinme kızım

Babanın sözünü dinlersen eğer

Kazanırsın Allah indinde değer

Mehmet’te kızını severmiş meğer

İtiraf edeyim sende duy kızım

Mehmet DEMİRER


naben
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
46 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1505
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.04.2009 11:29


hak kapısında bekçi ol ,dilenci ol
makamı ,mevkiyi sandukaya koy
kefenin birinde günahını sor
ateşten bir gömlek giymeden ,tövbekar ol,,,


eliff_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
42 yaşında / Bayan
Beykoz
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 10301
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.06.2009 09:12


Rabbim içimdeki sıkıntıyı sen gider...

içimdeki nefreti dindir Allahım, nefsimle başbaşa bırakma beni...

EL -MUCİP ismin hürmetine dualarımı kabul buyur.......

sessizgemi09
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
33 yaşında / Bayan
Esenler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 489
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.06.2009 17:57


amin :)

ne güzel bi pano olmuş elif abla ,yüreğine sağlık :)...


[1] [2] [3] [4] [5]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan