süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Tarih
   ATATÜRK DİYORKİ.....
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 10:43


ATATÜRK DİYORKİ;

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

Sizler, yani yeni Türkiye`nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.

Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.

Türkiye`nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

Ekonomik kalkınma, Türkiye`nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

gul_naz
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
64 yaşında / Bayan
Seyhan
Adana
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:05


ATATÜRK DİYOR Kİ KÜLTÜR, EĞİTİM, BİLİM

Türkiye Cumhuriyeti`nin Temeli kültürdür. 1936
Kültür, tabiatın yüksek verimiyle mesut olmaktır. Bu ifade içinde çok şey saklıdır. Temizlik,
saflık, yükseklik, insanlık v.s... bunların hepsi insanlık vasıflarıdır. 1936
Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız.1933
Milli kültürün her çığırda açılarak yükselmesini, Türkiye Cumhuriyeti`nin temel dileği olarak
temin edeceğiz. 1932
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini
tutmaktır. 1932
Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılapların başardığının en kesin delilidir. 1936
Sanatsız kalan bir millettin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. 1923

gul_naz
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
64 yaşında / Bayan
Seyhan
Adana
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:09


ATATÜRK DİYORKİ

*Yetisecek çocuklarimiza ve gençlerimize tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her seyden evvel Türkiye`nin istiklâline, kendi benligine, milli geleneklerine düsman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu ögretilmelidir.


*Sizler, yani yeni nesil Türkiye`nin genç evlâtlari, yorulsaniz dahi beni takip edecekseniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençligi gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.


*Gençler, siz almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile, insanlik meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kiymetli sembolü olacaksiniz.



CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:09




Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:12


Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, çok farklı alanlarda zaferler kazanmış dünyanın sayılı liderlerindendir. Atatürk, milli mücadele yıllarında birbirinden değerli askeri başarılara imza atmıştır. Bu yıllarda kendine has savaş stratejileri ile dünyanın beğenisini kazanan Ulu Önder, milli mücadelenin başarıyla sonuçlanmasının ardından toplumsal hayata da önemli değerler katmayı başarabilmiştir.

Atatürk, sadece devlet adamlığı ve askeri kişiliğiyle değil, aynı zamanda medeni ve kültürel kişiliğiyle de Türk milletinin önündeki en güzel örnektir. Estetikten, kaliteden ve sanatın tüm dallarından büyük zevk alan Atamızın bu medeni kişiliği tüm hayatına yansımıştır. Büyük Önder, bulunduğu ortamlarda giyimi, bakımlı fiziği ve şıklığı ile, ne kadar ince ruhlu bir insan olduğunu her zaman göstermiştir. Kıyafetlerini seçerken her zaman çağdaş görünümlü, estetik değerlere uygun giysileri tercih etmiştir. Bugün bile seçtiği kıyafetler Türk halkı tarafından hayranlıkla izlenmekte ve modacılara ilham kaynağı olmaktadır.


Atamız cemiyet hayatını seven, sosyal ilişkilerde son derece başarılı bir insandı. İçindeki insan sevgisi, sıcak ve samimi konuşmalarından hissedilmiştir. Davetlerinde, engin görgüsü ve hoş sohbetleriyle dikkat çekmiştir. Büyük Önder, dost meclislerinde dönemin en ünlü sanatçılarını misafir etmiş, onlarla derin sohbetlerde bulunmuştur. Bu sohbetlerinde, şiirler okunmuş, edebiyattan, resimden bahsedilmiş ve Türk musikisinin değerli besteleri dinlenmiştir.

Büyük Önder, yaşadığı zor şartlarda bile bu kişiliğinden taviz vermemiştir. O`nun yerinde başka bir lider olsaydı, bulunduğu koşullarda estetiği, sanatı ve sanatçıları ikinci plana koyabilirdi. Ancak, Atamız dehasını birkez daha göstererek Türk Ulusunun kültürel alanda da gelişiminin şart olduğunu belirtmiş ve sanat alanında da birçok yeniliği getirmiştir.

Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından Türkiye’de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, sanata verdiği önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı olmuştur.

Atatürk, Türkiye’nin yeniden yapılanma döneminde, milli kültürü yansıtan bir sanat anlayışının oluşması adına önemli adımlar atmıştır. Atatürk, sanatın Türk milleti için önemini şu veciz sözleri ile ifade etmiştir: “Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”

Atatürk sanat alanındaki atılımlarda öncelikli olarak mimariyi ele almıştır. Türkiye’nin modern bir mimarisinin olması için Almanya’dan şehir planlamacıları ve mimarlar getirtmiştir. Bu uzmanların yönlendirmeleri sonucu mimari alanda yeni bir yol çizilmesini sağlamıştır. Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı binaları bu dönemin ilk ürünleridir. Atatürk, Türk milletinin sahip olduğu en görkemli yapının milli birlik ve beraberliğin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olması gerektiğini belirtmiş ve TBMM binasının güzel olması için gerekli tüm adımları atmıştır. Bu bina için yurtdışından özel mermerler dahi getirtilmiştir. Türk mimarlarına maddi ve manevi büyük destek veren Atatürk, bu yolla milli mimarlık akımının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk halkının güzel sanatların önemli kollarından resim ve heykeltıraşlıkta da ilerlemesi için bir takım faaliyetler gerçekleştirmiştir. Cumhuriyet döneminde tüm Türk ressamlarının, Cumhuriyet ve inkilapları resmetmelerini sağlayarak, milli birliğin sanat alanına yansıması hedefine ulaşmıştır. Tüm Türkiye’de heykel ve anıt dikilmesine başlanması da, onun getirdiği yeniliklerden biridir. Büyük Önder’in bu çalışmaları sonucu, Türkiye’de resim ve heykeltıraşlık önemli ölçüde gelişme kaydetmiştir.

Türk milletinin sanatsal geçmişine de sahip çıkan Atatürk, 1937 yılında Resim ve Heykel Müzesini açarak, Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemin sanatsal ürünlerini aynı çatı altında biraraya getirmiştir.

Türk müziği, Mustafa Kemal Atatürk’ün önem verdiği bir diğer konu olmuştur. İlk Türk operasının hazırlanması için ünlü müzisyen Adnan Saygun’u görevlendiren Atatürk, Cemal Reşit Rey’e de ilk konservatuarı kurdurmuştur. Türk müziğinin, akademik altyapısının da güçlü olması gerektiğine inanmış ve yurt dışında eğitim amacıyla genç Türk müzisyenleri göndermiştir. Bu müzisyenlerin geri dönüşlerinde ise Türkiye’ye dağılarak Türk müziğinin ve dolayısıyla Türk sanatının kalkınmasını sağlamıştır.

Bir konuşmasında şöyle demişti:

"Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür."
Atatürk Osmanlı`dan kalma Sanayii Nefise`yi imar ettirerek Güzel Sanatlar haline getirmiştir. Ayrıca burada yetişen bir çok sanatçıyı kendilerini geliştirmeleri için Avrupa`nın sanat merkezlerine göndermiştir. Resim, Heykel ve mimarlık bölümlerinden çok sayıda öğrenci Almanya, Avusturya ve Fransa`ya gönderilmiştir.

Ata`nın sanatçıya verdiği büyük değeri gösteren bir hatıra şöyledir: Daha devlet tiyatrosu kurulmamışken, İstanbul`dan gelen şehir tiyatrosu sanatçıları Ankara`ya gelerek o zamanki Türk ocağında temsiller verir. Atatürk de bu temsillerin birinde bulunur. ve sanatçıları Çankaya`ya davet ederek ağırlar. Hepsine ayrı ayrı iltifat eder. Ayrılma vakti gelince, Reşit Galip sanatçılara, Atatürk`ün elini öperek veda etmelerini söylediğinde, Ata`nın cevabı şu olur: "Hayır, sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür."


gul_naz
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
64 yaşında / Bayan
Seyhan
Adana
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:17


Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmus bir milletiz.
*San`atsiz kalan bir ulusun hayat damarlarindan biri kopmus demektir.

*Egemenlik kayitsiz sartsiz milletindir.

*Türk vatani bir bütündür, parçalanamaz.

*Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun idare, Cumhuriyet idaresidir.

*Ordumuz, Türk birliginin, Türk kudret ve kaabiliyetinin, Türk vatanseverliginin çeliklesmis bir ifadesidir.

*Türk milleti ve Cumhuriyeti ayrilmaz bir bütündür

*Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktir.
*Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmistir.

*Cumhuriyeti yasatmak en kutsal görevimizdir.

*Millet sevgisi kadar büyük mükâfat yoktur.

*Hayatta en hakiki mürsit ilimdir.


CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:17


Tarih Yazdı ATATÜRK
Taarruza geçip kılı kırk yardı,
Bir avuç askerle düşmanı sardı,
Yanında şehidler gaziler vardı,
Tarihlere tarih yazdı Atatürk.

Çanakkale kurşun olup yağarken,
Conk bayırına yeni şafak doğarken,
Düşmanları Akdeniz`e dökerken,
Ecdat ile koşuyordu Atatürk.

Ali`ydi Veli`ydi hepsi Mehmet`ti,
Göklerden o anda yağan rahmetti,
Bir avuç askerle arşı fethetti,
Onlarla beraber coştu Atatürk,

Akdeniz`e döktü düşmanlarını,
Şaşırtıp dünyanın uzmanlarını,
Akdeniz`de gördük pis kanlarını,
Tarihlere tarih kattı Atatürk.

Türk oğlu şimdi duydun atanı,
Düşün toprağında şehit yatanı,
Burası yiğidin asıl vatanı,
Tarihlere tarih yazdı Atatürk.
__________________
Ne Mutlu Turkum Diyene

CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:20




ATATÜRK OLMASAYDI.

ATATÜRK OLMASAYDI, bu günkü hür ve demokratik ortamda yaşayamazdık
ATATÜRK OLMASAYDI, demokratik,laik,sosyal bir hukuk devleti olan türkiye cumhuriyeti olmazdı.
ATATÜRK OLMASAYDI, Şanlı bayrağımız bu vatanın semalarında özgürce dalgalanamazdı.
ATATÜRK OLMASAYDI, Ankara ve Çankırı hariç her yere pasaportla giderdik,birde vize derdimizolurdu.
ATATÜRK OLMASAYDI, Milliyetçilik duygusu hiç anlaşılamayacak ve mevcut olan ümmetçilik kavramı içerisinde dostumuz ve düşmanımızı ayırt edemeyecektik ATATÜRK bize Türk`lüğümüzü iade etti.
ATATÜRK OLMASAYDI, TÜRK a,be,ce si olmazdı
ATATÜRK OLMASAYDI, kENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ TAMAMEN UNUTUR TÜRKÜLERİMİZ,ŞARKILARIMIZ VE TARİHİMİZ YERİNE BAŞKA KÜLTÜRLERİ ÖĞRENİRDİK.
ATATÜRK OLMASAYDI,modern çağın ilimlerini öğrenemeyecek ve dışarıdaki gelişmeleri takip edemeyecektik.
ATATÜRK OLMASAYDI, Şu anda mevcut modern çağın teknolojisini kullanan devlet teşekkülleri ve özel şirketler olmazdı.
ATATÜRK OLMASAYDI, YOLLAR BARAJLAR,FABRİKALAR,ÜNİVERSİTELER,OKULLAR YAPILAMAZDI KARANLIK VE CEHALETİN KURBANI OLURDUK.
ATATÜRK OLMASAYDI,Sanat ve sanatçının değeri bu günkü düzeye gelmezdi
ATATÜRK OLMASAYDI,üzerinde çağın damgası olan hiç bir hareket ve müesseseyi kuramazdık
ATATÜRK OLMASAYDI kadın hak ve hürriyetleri,öteki islam ülkelerinin şartları içerisinde kalacaktı,kadınların seçme seçilme dahil hiç bir hakkı olmayacaktı.
ATATÜRK OLMASAYDI,Din ve maneviyatı akıl ve mantıkla böylesine bağdaştıran bir başka insan bulamazdık.
ATATÜRK OLMASAYDI,Bu günlerimize özlemle uzaktan bakan bir ülkenin bahtsız insanları olurduk.
ATATÜRK OLMASAYDI,Hayatında olduğu gibi ölümündede bağrından çıktığı milletini o günlerden bu günlere dünya gündeminde tutabilmiş bir başka insana sahip olamazdık
__________________
Ne Mutlu Turkum Diyene

gul_naz
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
64 yaşında / Bayan
Seyhan
Adana
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:21


ATATÜRK DİYOR Kİ...

Türk, ögün, çalis, güven.

*Yurtta sulh, cihanda sulh.

*Türk ordusu; dünyanin hiç bir ordusunda seninkinden daha temiz, daha saglam bir askere rastgelinmemistir.

*Bütün cihan bilsin ki; benim için bir taraflik vardir, Cumhuriyet tarafligi.

*Ordu, Türk Ordusu... Bütün milletin gögsünü itimat, gurur duygulariyla kabartan sanli ad...

*Yurt topragi, sana hersey feda olsun. Kutlu olan sensin.

*Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür.




CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 11:25




Gülnaz hanım çıkmam lazım,galiba pazartesi tekrar açabilirim.

PANO SİZE EMANET,

TEŞEKKÜRLER,

SAĞLICAKLA KALIN.

VATANBAYRAKTEK
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
48 yaşında / Erkek
Büyükçekmece
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1364
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 12:01


ELLERİN DERT GÖRMESİN ABİ ELİNE SAĞLIK

gul_naz
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
64 yaşında / Bayan
Seyhan
Adana
Aktif Toplam Yazı : 152
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 14:29


Hayatta en hakiki mürsit ilimdir.

*Türk ordulari, tarihte benzeri görülmemis kahramanliklar, fedakârliklar göstermistir.

*Bu memleket tarihte Türk`tü, halde Türk`tür ve ebediyen Türk olarak yasayacaktir.

*Türk milleti istklâlsiz yasamamistir, yasayamaz ve yasamayacaktir.

*Türk, ögün, çalis, güven.

*Yurtta sulh, cihanda sulh.

*Türk ordusu; dünyanin hiç bir ordusunda seninkinden daha temiz, daha saglam bir askere rastgelinmemistir.

*Bütün cihan bilsin ki; benim için bir taraflik vardir, Cumhuriyet tarafligi.

*Ordu, Türk Ordusu... Bütün milletin gögsünü itimat, gurur duygulariyla kabartan sanli ad...

*Yurt topragi, sana hersey feda olsun. Kutlu olan sensin.

*Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür.




lerai
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Etimesgut
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 337
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.10.2008 14:36


ATATÜRK ne demişse, mutlaka en doğrusunu demiştir.

CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.10.2008 11:45




Sağol Fikret,

Lerai kardeşim özlettin kendini nasılsın.


CERMER________
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1389
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 27.10.2008 11:45




Atatürk Demiş ki(Bağımsızlık)

--------------------------------------------------------------------------------

Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temel ruhudur. Bu vazife, bütün millete ve tarihe karşı yüklenilmiştir. Bu vazifeyi yüklenirken, tatbik kabiliyeti hakkında şüphe yok ki çok düşündük. Fakat netice olarak edindiğimiz görüş ve iman, bunda, muvaffak olabileceğimize dairdir. Biz, böyle işe başlamış adamlarız. Bizden evvelkilerin işledikleri hatalar yüzünden, milletimiz sözde mevcut zannolunan bağımsızlığında kayıtlı bulunuyordu. Şimdiye kadar Türkiye`yi, medeniyet dünyasında kusurlu gösteren neler düşünülebilirse, hep bu hatadan ve bu hataya uymadan doğmaktadır. Bu hataya uyma neticesi; mutlaka, memleket ve milletin bütün haysiyetinden ve bütün yaşama kabiliyetinden soyunma ve uzaklaşmasını gerektirebilir. Biz; yaşamak isteyen, haysiyet ve şerefiyle yaşamak isteyen bir milletiz. Bir hataya uyma yüzünden bu özelliklerden mahrum kalmaya tahammül edemeyiz. Bilgin, cahil, istisnasız bütün millet fertleri, belki içinde bulundukları güçlükleri tamamen anlamaksızın, bugün yalnız bir nokta etrafında toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını akıtmaya karar vermiştir. O nokta; tam bağımsızlığımızın temini ve devam ettirilmesidir.

Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek mânasiyle bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz.
1921
(Nutuk II, S. 623-624)

Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne bahasına ve her ne karşılığında olursa olsun zedeleme ve kayıtlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün mânasiyle koruyabilmek ve bunun için gerekirse, son ferdinin, son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örnek ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş mânasını, yüksek kıymetini, vicdanında kavramış milletler için temel ve ölmez prensip... Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakârlığı, her an yapmaya hazır milletlerdir ki, devamlı olarak insanlığın hürmet ve saygısına lâyık bir topluluk olarak düşünülebilirler.
1928
(Atatürk`ün S.D. II, S. 249)

Bağımsızlığı için ölümü göze alan millet, insanlık haysiyet ve şerefinin icabı olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve elbette esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete nazaran dost ve düşman nazarındaki mevkii farklı olur.
1927
(Nutuk I, S. 13-14)

Esas Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık olamaz.

Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti, beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağı dereceye düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Halbuki Türk`ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.

Bundan ötürü, ya bağımsızlık, ya ölüm!...
1919
(Nutuk I, S. 13)

Arzumuz dışarıda bağımsızlık, içeride kayıtsız ve şartsız millî egemenliği korumadan ibarettir. Millî egemenliğimizin hattâ bir zerresini bozmak niyetinde bulunanların kafalarını parçalayacağınızdan eminim.
1923
(Atatürk`ün S. D. II, S. 71-72)

"Biz barış istiyoruz" dediğimiz zaman "tam bağımsızlık istiyoruz" dediğimizi herkesin bilmesi lâzımdır. Bunu istemeye hakkımız ve kudretimiz vardır. On sene, yirmi sene sonra aşağılaşarak ölmekten ise şimdiden şeref ve haysiyetle ölmeyi üstün tutmalıyız.
1923
(Atatürk`ün S. D. II, S. 89)

Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereği olan dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar amansız düşmanıyım.
(23.4.1921)

Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve bağımsızlığa sembol olmuş bir milletiz.
(Nutuk)

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye liyakat kazanamaz.
(Nutuk)

Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlâtlarından ibarettir. Bu millet istiklâlsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
(21 Haziran 1922)

Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir ben milletimin en büyük ve ecdadımın en kıymetli mirası olan istiklâl aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenlerce bu aşkım malûmdur. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut beka bulabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî istiklâl bence bir hayat meselesidir.

İstiklâl ve hürriyet âşıkı milletler için, ıstırap anları, o ıstırabın âmilleri, ibret alıp tetikte durmak için daima hatırlanmalıdır. İstiklâl ve hürriyetlerini her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun ihlâl ve takyide asla müsamaha etmemek, istiklâl ve hürriyetlerini bütün mânasıyla masun bulundurmak ve bunun için, icap ederse, son ferdinin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı bir misalle süslemek: İşte istiklâl ve hürriyetin hakikî mahiyetini, geniş mânasını, yüksek kıymetini vicdanında idrak etmiş milletler için esas ve hayati prensip.

Büyük ve hayalî şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, garazını, kinini, bu memleketin ve milletin üzerine çektik. Biz panislâmizm yapmadık. Belki, "yapmıyoruz, yapacağız" dedik. Düşmanlar da "yaptırmamak için biran evvel öldürelim" dediler. Panturanizm yapmadık, "yaparız, yapıyoruz" dedik, "yapacağız" dedik ve yine "öldürelim" dediler. Bütün dâva bundan ibarettir.
(1921)
__________________


TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.



[1] [2] [3] ... [5] [6] [7]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan