Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Genel
   Chat Dünyası
   MİLLİ ve MANEVİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM
 

kadir1zm DİNLENİLEN ŞARKILAR Forum başlığına yazı ekledi - (11:30:55)
AGOLA NİNAX Forum başlığına yazı ekledi - (14:03:39)
NINAX NİNAX Forum başlığına yazı ekledi - (14:34:42)
NINAX DİNLENİLEN ŞARKILAR Forum başlığına yazı ekledi - (14:35:51)
kadir1zm DİNLENİLEN ŞARKILAR Forum başlığına yazı ekledi - (15:39:48)
AGOLA ARKADAŞ.COM Forum başlığına yazı ekledi - (16:00:15)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:36


Selamün Aleyküm.

MİLLİ ve MANEVİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM

Milletleri ayakta tutan millî ve manevî değerlerdir. Bu değerler, milletlerin birlik beraberlik ve toplumsal dayanışma içerisinde yaşamasını ve millî kimliğiyle tarih sahnesinde yer almasını sağlamaktadır. Milletler, söz konusu değerleri gelecek kuşaklara aktardığı oranda varlıklarını sürdürürler. Tarih, bize millî ve manevî değerlerine sahip çıkmayan ve başka milletleri körü körüne taklit edip millî şahsiyetlerini kaybedenlerin dünya coğrafyasından silinip yok olduklarını göstermektedir. Bu yüzden, bir toplumu içten yıkmak isteyenler, inanç, ahlâk ve millî değerleri yok etmeyi ilk hedef olarak seçmektedirler.

Değerli Müslümanlar!

Yüce dinimizle millî kültürümüz adeta bütünleşmiş ve dinimizin güzel prensipleriyle yoğrulmuştur. Sevgi, saygı ve fedakârlığın geliştirilmesinde, toplum hayatımızın ahenkli ve sağlam bir şekilde devam ettirilmesinde, gençlerimizin ve çocuklarımızın yetiştirilmesinde, manevi değerlerimizin ve millî kültürümüzün katkısı büyüktür. Özellikle genç kuşakları bu değerler çerçevesinde eğitmek ve yetiştirmek oldukça önemlidir. Çünkü gençlerin dinî ve ahlâkî değerlerden uzaklaşmaları, örf ve adetlerimize uymayan davranışları benimsemelerine, zararlı akım ve alışkanlıkların tuzağına düşmelerine yol açmaktadır.

Bu itibarla geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi, millî, manevî ve kültürel değerlere uygun yetiştirmek, anne-baba eğitimci ve toplum olarak hepimizin görevidir. Nitekim Yüce Allah, dinî ve ahlâkî prensiplere sahip çıkarak kimlik ve şahsiyetimizi korumamızı emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “İşte bu din, benim dosdoğru yolumdur. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar, sizi parça parça edip, doğru yoldan ayırır. İşte bunları, sakınasınız diye Allah size emreder” [1]. Sevgili Peygamberimiz (a. s.) de bizleri ahlâkî çöküntüye neden olabilecek, birlik ve beraberliğimizi bozacak başka milletlerin örf ve adetlerini benimsemekten sakındırmıştır.

Aziz Müslümanlar!

İnsanların meşruiyet ölçüleri içinde eğlenmeleri tabiî ve insanî bir ihtiyaçtır; dinimiz açısından bunda bir sakınca yoktur. Ancak bugün, toplumumuzda yılbaşı kutlaması adı altında düzenlenen eğlence ve toplantılar kültürel ve geleneksel bir temele sahip değildir. Bu tür eğlencelerde aklı ve sağlığı tehdit eden içki içmeyi, aile bütçesini sarsan kumarı ve israf boyutundaki harcamaları millî ve dinî değerlerimizle bağdaştırmak asla mümkün değildir. Ayrıca millî ve manevî değerlerimize ters bu tür eğlence ve adetler, kültürel tahribata yol açmakta, bizleri millî kimliğimizden uzaklaştırmaktadır. Bunun için kültürel mirasımızdan, dini anlayış ve heyecanımızdan kaynaklanan değerlerimizi yaşatmaya gayret edelim ve bu değerlerimizi genç kuşaklara aktarmaya çalışalım. Dinî ve millî değerlerimizle çelişen başka kültürlerin örf ve adetlerini körü körüne taklit ve özentiden kaçınalım. Yılbaşı kutlamalarını vesile edinerek Allah ve Resulünün razı olmayacağı tavırlar yerine, geçmiş senelerde yaptıklarımızı gözden geçirerek ve gelecek yeni yılda hayatımıza daha iyi nasıl yön verebileceğimizi düşünelim.
Allah cümlemizi rızasına uygun olmayan işlerden muhafaza buyursun.
________________
[1] En’âm, 6/153.

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:36


İLİM ve TERBİYE
Yüce dinimiz bütün emir ve yasaklarıyla, inanç, ibadet ve amelleriyle insanın her iki dünyada mutlu olmasını hedeflemiştir. Bu amaçla, okuma-yazma bilmeyen [1] ve cahilliğiyle övünen bir topluma gönderilen Peygamberimizin Allah’ın lütfuyla böyle bir toplumdan son derece faziletli ve medenî bir nesil çıkartması insanlık tarihinin en müstesna vakıalarından biridir. Bu durum aynı zamanda en zalim insanların bile örnek bir eğitimle nasıl olgun birer şahsiyet olabileceklerini bizlere göstermiyor mu?
Kur’ân-ı Kerîm okumaya, öğrenmeye, yazmaya büyük önem vermiştir. Nitekim ilk inen âyetlerde okumaktan, kalemden, yazıdan söz edilmektedir [3]. Cenâb-ı Allah okuyan, öğrenen ve öğrendiklerini uygulayan kimseleri övmüş ve onları diğer inananlardan üstün tutmuştur [4].

Muhterem Cemaat!

Her müslüman dünya ve âhireti için kendisine lazım olan bilgileri elde etmekle yükümlüdür. İlim ve bilgilenme faaliyeti ile ilgili Kur’an’da 750 civarında âyetin geçmesi konuya verilen ehemmiyete işaret etmektedir. Cenâb-ı Allah bize “Rabbim! İlmimi arttır” [5] diye yakarmamızı öğütlemektedir. Ancak şunu da unutmamalıyız ki, bütün nimetler gibi bilginin de dünya ve âhiret hayatımıza faydalı olması gerekir. Nitekim Peygamber Efendimiz bir duasında faydası olmayan bilgiden Allah’a sığınmıştır. Yine Efendimiz “Bilen, bildiklerini uygulayan ve başkalarına öğreten kimse melekler arasında büyük diye anılır” [6] buyurmaktadır.


Allah Teâla savaş halinde bile ilim sahiplerinden cepheye gitmeyip toplumu aydınlatma görevine devam etmelerini istemiştir [7].
Eğitimde ilk dönemin ne kadar önemli olduğunu uzmanlar anlatıyorlar. Bu dönemde çocukları ihmal etmenin acı sonuçlarını yaşayanlarımız az mı? Çocuk ilk eğitim ve terbiyesini ailede alır, bu itibarla anne-babalar çocukların ilk öğretmenleridir. Anne-babalar bazı şeyleri çocuğuna öğretebilecek seviyede değilse onları öğretecek birilerini bulmakla sorumludur. Anne-babanın mesuliyeti çocukları okula göndermekle bitmez. Aile çocuğuna bazı ahlâkî ve dinî bilgileri ve millî kültürümüzü, örf ve adetlerimizi öğretmeli, öğrenecekleri ortam ve şartları hazırlamalıdır. Her birimiz sorumluluk taşıyan aile fertleriyiz. Hepimiz bizden sonraki nesillere iyi şeyler kazandırma imtihanı veriyoruz. Sonraki nesillerden iyi şeyler beklemek onlara ne kadar iyi örnek olduğumuza da bağlıdır.
Bugün genç nesillerde yaygınlaşan sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı maddelerle, her türlü şans oyunları, kumar ve cinsel sapmalar gibi olumsuzluklarla mücadelede hepimize görevler düşmektedir.
Ancak bu mücadelede en büyük görev toplumu eğitme konumundaki ilim adamlarına, daha çok da eğitimcilere düşmektedir.

Aziz Cemaat!

Okula giden her çocuk için ilk öğretmeni unutulmaz bir yere sahiptir. Hemen hemen hepimize okuma-yazmayı öğreten onlardır. Öğretmenlerimizin sorumluluğu büyük olduğu gibi hakkıyla yaptıkları işin mükâfatları da büyüktür. Peygamberimizin “Allah, melekler, yer ve gökte bulunan her şey, yuvasındaki karıncaya, denizdeki balığa varıncaya kadar bütün canlılar insanlara iyilik öğreten muallime dua ederler” [8] müjdesi bu durumu ne de güzel ifade ediyor!
Bize okumayı, yazmayı öğreten, çok kıymetli bilgiler kazandıran değerli hocalarımızdan vefat edenleri rahmet ve minnetle anıyoruz. Hayatta olan ve görevi başında bulunan bütün öğretmenlerimize başarılar diliyor, hayır dualarımızla eğitim camiasının öğretmenler gününü kutluyoruz.
__________________________
[1] Cuma, 62/2.
[2] Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 328.
[3] Alak, 96/1-5.
[4] Zümer, 39/9.
[5] Kehf, 20/114.
[6] Tirmizî, “İlim”, 19.
[7] Tevbe, 9/122.
[8] Tirmizî, “İlim”, 19.

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:43


Selamün Aleyküm.

NİMET VE ŞÜKÜR İLİŞKİSİ


Muhterem Müslümanlar!

İnsan, maddî ve manevî nimetlerle çepeçevre kuşatılmış bir varlıktır. Nefes alış verişinde bile iki nimeti aynı anda
yaşamaktadır. Allah Teâlâ’nın insanoğluna lütfettiği maddî ve manevî nimetlerin tespit edilip sayılması mümkün değildir. Nitekim Allah Teâlâ, “O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür”[3] buyurmaktadır.

Öncelikle bizi insan olarak yarattığı için Rabbimize şükretmeliyiz. Bize akıl verdiği için, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı birbirinden ayırabildiğimiz için şükretmeliyiz. Beden ve ruh sağlığımız, yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz, yediğimiz sebze ve meyveler, istifade ettiğimiz her türlü hububat için, içtiğimiz ve kullandığımız su için, deniz ürünleri, etinden, sütünden, yününden, derisinden, balından istifade ettiğimiz hayvanlar ve sayılamayacak kadar çeşitli nimetler için şükretmeliyiz. Allah Teâlâ bizleri, bu nimetlerin değerini bilmeye, üzerinde düşünmeye ve bunlara karşı şükretmeye şöyle davet etmektedir:
“Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi” [4]. “İçtiğiniz suya ne dersiniz? Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!” [5].
“Her şeyden önce insan, yediği yemeğe bir baksın! Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık” [6].

Değerli Kardeşlerim!

Şükrün asıl anlamı, bize lütfedilen bütün nimetleri yaradılış gayesine uygun olarak kullanmaktır. “Kulluğun başı zikir, sonu şükür” denmiştir [7]. Bu sebepledir ki, Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok yerinde şükrü emretmiş “Hatırlayın ki, Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım...”[1]. buyurarak şükredenlerin nimetlerini artıracağını bildirmiştir. Bir başka âyette Allah Teâlâ: “Eğer iman eder ve şükrederseniz, Allah size ne diye azap etsin?”[8] buyurmuştur.
Şükrün çeşitli şekilleri vardır. Kalp ve dil, şükrün en önemli vasıtalarıdır. Hz. Ömer’in bir sorusu üzerine Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Her biriniz, şükreden bir kalp, zikreden bir dil, âhiret işlerinize yardımcı olacak mümin bir eş edinsin” [9]. Yine Peygamberimiz (s.a.v), nimeti anlatmanın bir şükür olduğunu şöyle ifade eder: “Allah’ın verdiği nimeti anlatmak şükür, anlatmamak ise nankörlüktür”[10]. Bize ihsan edilen sayısız nimetlere “Allahım! Şükrolsun” diyerek minnettarlığımız dile getirmek ve Rabbimizi yâd etmek dil ile yapılan şükrün önemli kısımlarıdır.

Değerli Kardeşlerim!

Zengin bir kimsenin zekatını ve sadakasını vermesi, Allah yolunda infak etmesi, başta akrabaları olmak üzere fakirlere, yoksullara, yetimlere yardımda bulunması, malî bir şükürdür. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” genel prensibi ile hareket ederek bir kimsenin ilim, irfan, sanat, maharet, beceri ve tecrübesiyle insanları aydınlatması ve onlara faydalı olması da bu nimetlerin şükrünü edadır.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz’in bir duasıyla bitirmek istiyorum “..Allah’ım! Bizi nimetine şükredenlerden eyle” [2].
_______________
[1] İbrâhim, 14/7.
[2] Ebû Dâvûd, “Salât”, 182.
[3] İbrâhim, 14/ 34.
[4] Nahl, 16/78.
[5] Vâkıa, 56/68-70.
[6] Abese, 80/24-32.
[7] Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, İst. 1971, I, 541.
[8] Nisâ, 4/147.
[9] İbn Mâce, “Nikah”, 5.
[10] Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 278, 375.


medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:48


TİCARET AHLÂKI
Yüce dinimiz İslâm, emir ve yasaklarıyla fert ve toplumun dünyevî ve uhrevî huzur ve saadetini hedeflemiş, bu amaçla hırsızlığı, yalan söylemeyi, hile yapmayı, ticaret ve alışverişte eksik ölçme ve eksik tartmayı, kısaca başkalarına zarar veren her türlü haksız davranışları haram kılmıştır.
Bu hususta Cenâb-ı Hak Mutaffifîn sûresinde şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun. Onlar düşünmezler mi ki büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır”[1].

Değerli Müminler!

Müslüman, kazancının helal olmasına, kazanırken de başkasının hakkına tecavüz etmemeye özen göstermeli, yaptığı işi, ibadet şuuru içinde dürüstçe yapmalı, aldığı ücretin helal olmasına dikkat etmelidir.
Sevgili Peygamberimiz, ticaret ahlâkı ile ilgili prensipleri ortaya koyarken, ticarette haksız rekabeti, müşteri kızıştırmak için alıcıymış gibi davranmayı, hileli artırımda bulunmayı yasaklamış [3]; gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alışverişin bereketini, Allah Teâlâ’nın yok edeceğini [4] bildirmiştir.
Yine Peygamberimiz, “Doğru ve güvenilir tacir (âhirette) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir” [2] hadisiyle ticaret ahlâkının önemini ve bu ahlâkın kurallarına uymanın ne kadar ulvî bir davranış olduğuna dikkat çekmiştir. Keza Resûlullah müşterinin gafletinden veya bilgisizliğinden faydalanıp, onu aldatanı da sert bir dille ikaz etmiştir.

Nitekim bir gün pazarı dolaşırken bir yiyecek yığınına elini daldırmış, eline ıslaklık gelince; “Nedir bu? diye sormuş, bunun üzerine satıcı: Yağmur yağmıştı ondan dolayı ıslandı diye cevap verince, Peygamberimiz: Niçin o ıslak tarafı halkın görebilmesi için üste getirmedin? diye mukabelede bulunduktan sonra: “Bizi aldatan bizden değildir.” [5] buyurmuşlardır.
Bu uyarı da gösteriyor ki müşterinin, tüketicinin aldatılması bir kul hakkı ihlalidir, müslüman bir toplumda olmaması gereken bir kötülük, bir hastalıktır. İş hayatında hileli yollara sapanlar, maddî bakımdan bir şeyler kazansalar da dinî açıdan iflas etmiş kişilerdir. Nitekim Peygamber Efendimiz kul haklarını ihlal eden kimseleri müflis olarak nitelendirmiştir [6]. Onun açıklamasına göre böyle bir kimse âhirette namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak Allah’ın huzuruna gelir. Bununla beraber öyle günahlarla gelir ki kimilerine sövüp saymış, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine iftira etmiştir. Bu durum karşısında onun ibadetlerden elde ettiği sevaplardan alınıp hak sahiplerine dağıtılır. Eğer ibadetleri ve iyilikleri bu hakları ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınıp hak yiyenin günahlarına eklenir. Böylece sevapları gitmiş, günahları da daha da artmış, dolayısıyla iflas eden durumuna düşen bu kişi cehenneme atılır.

Aziz Müminler!

Öyleyse dünya hırsına kapılmadan, helalinden kazanıp çoluk çocuğumuza temiz rızık, helal lokma yedirelim. Özümüz, sözümüz, ticaretimiz, sanatımız, ortaklığımız, dostluğumuz, arkadaşlığımız hep dürüstçe olsun. Böylece dünyamızı da, âhiretimizi de mamur edelim.
_________________________
[1] Mutaffifin 83/1-6.
[2] Tirmizî, “Büyû”, 4, İbn Mâce, “Ticaret”,1.
[3] Buhârî, “Büyû”, 58, 64, 70; Müslim, “Büyû”,11.
[4] Buhârî, “Büyû”, 26; Müslim, “İmân”, 117, “Müsâkât”, 131.
[5] Müslim, “İmân”, 164; Ebû Dâvûd, “Büyû”, 50.
[6] Bkz. Müslim, “Birr”, 59; Buhârî, “Mezâlim”, 10.

GUL_G_G_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
26 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Avustralya
Aktif Toplam Yazı : 8075
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:49


ve aleyküm selam medahms....nasılsın....

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 22:54


teşekkürler
gül Allaha-a şükür iyiyim şu yalancı dünyada öyle veya böyle yuvarlanıp gidiyoruz

siz nasılsınız iyimisiniz.

GUL_G_G_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
26 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Avustralya
Aktif Toplam Yazı : 8075
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 23:00


iyim bende sağolasın...şükrediyoruz...fazlasında gözümüz yok Allah a şükür...

bayadır yoktun...işlerin falan iyidir umarım...

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
53 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 23:04


Allah"a şükür fena değil piyasada baya bi durgunluk var ALLAH"ÜTEALA Hakkımızda hayırlısını versin fazla verip azdırmasın az veripte ona buna muhtaç etmesin.

GUL_G_G_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
26 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Avustralya
Aktif Toplam Yazı : 8075
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 23:10


amin inş..cümlemizle beraber...


SON_OSMANLI_1
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
26 yaşında / Erkek
Merkez
Kocaeli
Aktif Toplam Yazı : 22499
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 17.09.2008 23:13


***S.A HOŞGELDİN MEDAHMS...

aydınlatıcı yazıların için müteşekkiriz...


SepulturA_89
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
29 yaşında / Erkek
Küçükçekmece
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 4
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.09.2008 04:53


tamam sahip cıkalımda bu ampule oy verenleri ne yapalım

Mio_RAGGIO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
84 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Brunei
Aktif Toplam Yazı : 283
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.09.2008 05:03


Hiç bi şey yapmana gerek yok herkesin siyasi görüşüne ve oy hakkına saygı duyman kafidir :)))))

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
31 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.09.2008 05:03


Asmak lazım, kesmek lazım:))

Mio_RAGGIO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
84 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Brunei
Aktif Toplam Yazı : 283
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.09.2008 05:06


senin beğenmediğin görüşe oy verenlere bir şey yapılan sistemlere demokrasi ya da cumhuriyet denilmiyor malesef. Fikrini en güzel analtan, halka en çok ulaşan kimse o oyunu alsın ve ülkeyi yönetsin. Demokrasinin güzelliği bu. Bugün ampul olur, yarın güvercin olur, altı ok olur, 3 hilal olur, belki de yunus olur ama halkın dediği olsun illa ki....

Jakoben_Piyade
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
31 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 4354
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 18.09.2008 05:20


Mio_Raggio...

İtalya`da Berlusconi`ye oy verenleri de asmak lazım, kesmek lazım:))


[1] [2] [3] [4]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan