süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   GÜLLERİN EFENDİSİ
 

toyguner Sn adminler Yeni forum başlığı oluşturdu - (12:41:00)

Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 13.09.2008 21:48


Selamün Aleyküm.

GÜLLERİN EFENDİSİ

Yüzünü hiç görmeden sevdik seni...
Aramızda asırlar ve çağlar dolusu yaşanmışlıklar vardı gerçi.Biz sana erişememiştik.Erişememezlik,besbelli bir yetimlik olduğu halde.
Biz seni hiç kaybetmemiş gibi sevdik...
Yüzünü hiç görmeden...Ve güzel sesini hiç duymadığımız halde...Seni sadece anlatıcıların anlattıklarından bildik tanıdık sevdik.
Bir kerecik rüyamıza girebilmen...Sırf bu şerefin bize bahşedilmesi için...Bir ömür boyu bekledik.
Adın her anıldığında kalbmize aşk yağmurları yağdı,kalbimiz titredi.Aklımıza her düştüğünde gözlerimiz yaşardı,durup dururken.Sırf Sevgilisin diye,gülünü görmeden sevdik seni.
Sırf sen seviyorsun diye sevdik,sevdiğin şeyleri.ve sırf sen sevmiyorsun diye sırtımızı döndük;fena bildik sevmediğini.
Sonra sana benzemek istedik.Sana kavuşmamış olsakta,ismini çocuklarımıza koyduk.Yürüdüğün gibi yürümek hiç yüzünü görmeden.Durduğun yerde durmak,hiç seyretmediğimiz halde duruşunu.
Çok ders çalıştığımız bazı gecelerde...Perdelerin arkasından pencerelerin buğusunu silip,seni aradık karanlığın içerisinde.Karda yürürken,ümitsizce ayak izlerini aradık.Gökten düşen herbir kartanesinin gözlerinden...Seni sorduk.
Seninde bizleri sevdiğinden adımız gibi emindik.Bizleri hiç görmemiş,sesimizi hiç duymamış olduğun halde.Günün birinde bizi gördüğünde sanki yıllardır tanıyormuş gibi yanına çağırıp kanatlarının altına alacağından hep emin olduk.
Rabbimiz ve Sen...Bizi hiç bırakırmıydın?Asla...
Biz seni çok özledik hepde özleyeceğiz.
Sen yetimlerin babası,fakirlerin sahibi,düşkünlerin örtüsüydün.
Güllerin Efendisi...sevenlerin ve uykusuz gecelerin sırdaşı...Miracın yolcusu...Burak`ın süvarisi...
SELAT SELAM ÜZERİNE EFENDİM
ESSELATU VESSELAMU ALEYKE YA RASULLULLAH



medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 13.09.2008 21:49


Gül Efendim,
Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana.
Elimin müjdesi, dilimin muştusu,
Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı,
Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim.
Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım,
Gül Efendim.
Canların cananı, güllerin gülistanı,
Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri,
Hayat eksenimin odağı, en mühim nokta-i nazarım,
Her halükarda başvuru kaynağım, rehberi furkanım,
Yegane sığınağım, barınağım ve limanım,
Gül Efendim.
Tesellim, bahar iklimim,
Hayatıma hayat sunan biricik modelim,
İnsanlığın iftihar tablosu Hazreti Peygamberim,
Âlemlere rahmet olarak gönderilen,
İnsanlığa armağan olarak vazifelendirilen,
İlâhi ikramım, canım, cananım,
İnsanlığa, insanlığı ve imanı soluklayan muhbir-i sadıkım
Gül Efendim.
Teri gül kokan, gönlü gül kokan, ömrü gül kokan,
Gül Efendim.
Tebliğden önce temsil gücüm,
Korkutmayan, ürkütmeyen, nefret ettirmeyen, sevdirenim,
Zorlaştırmayan, kolaylaştıran, iyilikle, güzellikle davrananım,
İnsanlık âlemine numune-i imtisalim,
Muhabbetiyle, hoşgörüsüyle, yaklaşımıyla,
Eşsiz özellik ve güzelliğiyle yaşayan Kur’ân’ım,
Gül Efendim.
Başlara baş, kalplere ilaç, ruhlara ışık ve ufuk,
Rengime renk, çizgime çizgi, ölçüme ölçü,
Renk, renk, huy, huy, çizgi, çizgi, yol, yol izdüşümler halinde,
İçimde, metafizik yönümde yaşayanım,
Gül Efendim.
Ahengim, rengim, özümde biçimlenen irfanım,
Hayat seyrimin fethi, damarlarında dolaşan imanım.
Kafa, kalp ve ruh bütünlüğümde şekillenen Sultanım,
Beni nice ümitlerle hülyalandıran hayalim, gerçeğim,
Düşüm, gülüşüm.
Gül Efendim.
Gecelerimin ışığı dolunayım, gül baharım,
Nazenin fidanlarımın üstünde çiçek çiçek açıverenim,
Şafak serinliğimi, bakış derinliğimi dupduru sularıyla yıkayanım,
Kutlu zaman dilimim, ölümsüz bahar atmosferim,
Sevgi oymağımda sevincim, sevgilim,
Hiç başımı yastığımdan kaldırmadan, gözümü kırpmadan,
Asırlarca sürüp gitmesini istediğim tatlı rüyam,
Misk-i anberim, solmayan boyam,
Dimağımda elvan elvan lezzetim, izzetim, şerefim,
Gül Efendim.
Ahmedim, Mahmudum, Muhammedim,
Halık-ı Yezdanımdan, Sultan-ı Müeyyedim.
Gül Efendim.
Hayatımın siyeri, vasfımın şemaili,
Yakınlığına yakınlığımın ifadesi hilyem,
Şanına layık mi’racım, namına layık mesnevim,
Terennümlerim üzerine bestelenmiş ilahim,
Kağıt kağıt, kalem kalem, kitap kitap, söze layık, kelama layık,
Aşkım, vecdim, muhabbetim,
Gül Efendim.
Gönlümün gülü, sinemin sümbülü,
Yüreğimin bülbülü, derdimin dermanı, ruhumun fermanı,
Nazlı ve nazenin gözbebeğim, nur-u dilaram,
Andelib-i Zişanım, sevda iklimim, güzel kokan mevsimim,
Rahman ve Rahimin kudretiyle, İbrahimce, Ahmedi nefesli yarim,
Gül Efendim.
Güneşim, yıldızım, ışığım,
Medine’deki nurum, ak kalbime Banu Cihanım,
Güçsüzlüğümün gücü, çaresizliğimin çaresi, şanım,
Gül Efendim.
Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
Gül Efendim.
Senin olmadığın yıllarda,
Çölün ortasında alevler almış başını gidiyordu.
Küfürler kavurarak, har vurup harman savuruyordu.
Gündüzler anlamını yitirmişti.
Geceler büsbütün yalanları solukluyordu.
Dalga dalgaydı nefesler, kısılmıştı, titrek titrekti sesler
Gündüzler de, geceler de hiç yaşanma imkanına erişemediler,
Yetimdi sözcükler ve sevgiler, acılar besteliyordu yürekler
Cahilce işleniyordu cinayetler, kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı babalar.
Cinnet karargahına dönmüştü kalpler, hırpalanmıştı bünyeler,
Hor hakir görülüyordu, insandan bile sayılmıyordu kadınlar,
Çarmıha geriliyordu masum ve narin kelebekler,
Hayat hakkını bulamıyordu bebekler, körpeler
Güçsüzlerin gücünü emerek güçleniyordu güçlüler,
Dünyaya dünya olduğunu hissettirmediler,
Özleminle dolup taşıyordu özlem yüklüler,
Senin olmadığın yıllarda, zamanlarda,
Gül Efendim.
Ah keşke ne olur hep aşkınla oturup aşkınla kalkabilsem,
Ruhların yükselişleri gibi ufuklarında dolaşabilsem,
Ne yapıp edip de taa iç dünyalarına derinlemesine akabilsem,
Mecnun gibi arkandan yorulmadan koşabilsem,
İçime bir kor gibi düşerek, ocaklar gibi yanabilsem,
Sensiz geçen her türlü acılardan ah bir kurtulabilsem
Gül Efendim.
Yine karanlıklar bastı, ışıklar kesildi, ipler gerildi,
Bulutlar üstümüze karargah kurdu, çıkmaz sokaklar çoğaldı,
Yollar çatallandı, insanlar yoruldu, daraldı, bunaldı,
Varlık içinde yokluk çektiriliyor can taşıyanlara,
İmdat çığlıkları dağlar boyunca dalgalandı,
Kara çizgiler belirdi kara bahtımızda,
Yitirdik kendimizi, senin aşkını yitirdik.
Tuzakların esaretinde inlemekte kulaklarımız.
Feri kesildi gözlerimizin, tesiri kalmadı sözlerimizin,
Divanelere döndüğümüz muhakkak, yaya kaldığımız muhakkak.
Kendimizi unuttuğumuz muhakkak, Seni bilmez olduğumuz muhakkak.
Gül Efendim.
Sana her zamankinden daha muhtacız Efendim,
Uyandır gaflet uykularından bizleri Efendim,
Yeniden içime, gönlüme, metafiziğime doğ Sen
Ey Sevgili.
Gül Efendim.
Öyle bir doğuşla doğ ki, öyle bir gelişle gel ki,
Öyle bir sarışla sar ki; dünyam başkalaşsın, gönlüm yenilensin,
Ufkumda ısı ve ışık yüklü güneşler doğsun.
Gecelere renk veren aylar semalarımı kaplasın,
Yıldızlar saf saf etrafımda dizilsin, hakikatler sezilsin.
Bilinmesi gerekenler bilinsin, derilmesi gereken güller derilsin.
Gül Efendim.
Gel ey aşk ikliminin Sultanı,
Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,
Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,
Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.
Gel, gel de dağıt şu zulmeti. İkram et, yitirdiğimiz cenneti.
Deriver içimize layık gülleri, sümbülleri,
İtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.
Aklımıza sun akılları, basiretleri,
Gül Efendim.
Gel, kine kilitlenenlerin kilidini kırmak için,
Nefrete odaklananların nefretini ortadan kaldırmak için,
Düşmanlığa sadık kalanların, zavallı ruhların,
Boyunlarındaki zincirleri çözüp açmak için,
Gül Efendim.
Gel, Senin sevginle sevgilerimizi, Senin merhametinle merhametimizi,
Senin şefkatinle şefkatimizi, Senin sinenle sinelerimizi,
Senin muhabbetinle muhabbetimizi,
Senin hoşgörünle hoşgörümüzü
Coştur Efendim, bizleri koştur Efendim
Gül Efendim.
İçimize bir gül, gönlümüze bir gül, özümüze bir gül,
Gül Efendim.
Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
Gül Efendim.

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 13.09.2008 21:58


Selamün Aleyküm.


EY SEVGİLİ

Ben mi sana seni çok sevdiğimi diyeceğim bu halimle,
Senin ümmetinmi
diyeceğim bu kirli dudaklarımla ?
Sana gelmek istediğimi mi söyleyeceğim?
Kapına geldiğimde, nasıl huzuruna varacağım bu bedenle.
utanırım hemde çok.
Ben sana layık bir ümmetim diyemem. Sığıntı olurum gerekirse, Herkesin
arkasından bakarım , sen ordasın bilirim. Saklanırım herkesin arkasına. Beni
görme bana nazar eyleme diye. çünkü bilirim ki gözün gözüme değdiğinde YANARIM.
sadece sana uzaktan bakarım . sadece seyrederim gül yüzünü. Ama kimbilir
belki merhametin beni de sarar. Belki sende ümmetimdensin dersin ne kadar
GüNAHKAR olsamda. Bakabilirmiyim acaba o zaman yüzüne. Gözlerine...
Ama ben razıyım senin ayağının bastığı yerlere yüzümü sürmeye, senin kokunu
çekmeye içime buram buram. Burası oturduğun yer işte, burası namaz kıldığın yer.
Burası yediğin, burası içtiğin yer. Gözyaşlarımla temizlerim her yeri.
Affedermisin o zaman beni?
ümmetliğe kabul edermisin ?
sen ki Mevlanın sevgilisi , benki utanmaz bir kul. Sanki yaradılmaya
sebeb, benki yaradılan sıradan bir mahluk.
Ne olur beni de kabul et , çağır. Koşa koşa geleyim sana. utangaç utangaç dolasayım etrafta.
Ne olur çağır beni de geleyim. layık olamasam da , hakkım olmasa da SENi çOK
SEViYORUM. çok seviyorum. çok seviyorum. çok seviyorum.

SENAi DEMiRCi

sakinsular
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
48 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Umman
Aktif Toplam Yazı : 4676
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 13.09.2008 22:12


a.s.
senai demirci bana da
tercüman oldu sağolsun.
Allah razı olsun tekrar okuma
fırsatı verdiğin için medahms...

sakinsular
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
48 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Umman
Aktif Toplam Yazı : 4676
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 13.09.2008 23:53


Ey Yâr vuslatım ömrüm kadar!..

Bugün yine hüzün düştü yüreğimin derinliklerine, yine sevda yamaçlarında dolanıyorum kendinden geçmişçesine.. Bağırıyorum avazım çıktığı kadar ama kimse sesimi duymuyor, çırpınıyorum ama bir türlü duyuramıyorum feryadımı… İçimde zelzeleler kopuyor, yüreğim paramparça sanki her bir azamı bölüyorlar satırla… Günahlarımın verdiği ağırlıktan tir tir titriyorum, acizlik içerisinde kıvranıyorum durmadan, yatağımın içerisinde iki büklüm ağlıyorum SENİN yokluğunun verdiği sancıdan,yanaklarımdan iki damla yaş süzülüyor usulca..İki damla kan akıyor yüreğimin derinliklerine.. Adını sayıklıyorum içten sessizce ve SENSİZCE…

Hayatımın her bir karesi eksilerle dolu ve kapatmaya çalışıyorum ömrüm boyu! Ağzım yalan ve küfür kokuyor, ellerim boşlukta, ayaklarım sabit ve prangalı, beynim SENSİZLİĞİN mektebinde mıhlanıp kaldı, gözlerim yokluğundan körleşti, yüreğim yosun tuttu ve keçeleşti!..

Ey Yâr Ben ne Mekke’yim hüznüne ortak ne Medine’yim Sevdana tutsak, ne Ebubekir’im ’’Benden sonra bir peygamber daha gelse o sen olurdun dediğin’’, ne Ömer’im ‘’istemez misin dünya onların ahiret bizim olsun’’deyip onu adaletiyle övdüğün, ne Osman’ım ‘’Bir kızım daha olsa yine sana verirdim’’ deyip hayâsından hayâ ettiğin, ne Ali’yim ‘’ilmin kapısı’’deyip en çok sevdiğin kızını verdiğin, ne reyhanlarım dediğin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’im, ne Bilal-i Habeşi’yim ‘’Cennette adımlarını benden önde görüyorum’’deyip ezan okumasıyla sükûn bulduğun, ne başını okşadığın Enes Bin Malik’im, ne Taif’im seninle ağlayan ve ne de Zeyd’im sana yoldaş olan..

Ama çok şükür ki ben;

Ne Ebu Cehil’im kapımı 25 kez suratına kapatan, ne Ebu Leheb’im sana elleri kuruyasıca diyen, ne As Bin Vail’im İslam düşmanı olan, ne Ka’b Bin Eşref’im sana Ebter diyen, ne Ümmü Cemil’im yoluna dikenler döşeyen, ne Taif de yüzüne çarpan taşım, ne Uhut da dişini kıran okum, ne Ubey Bin Halef’im ‘’Senin Rabbin mi bu kurumuş kemikleri diriltecek’’deyip seni alaya alan, ne sana mecnun, şair, büyücü, sihirbaz diyen yahudiyim ve ne de mescit kuşu iken senin duanla zengin olup sonra islamı unutan Salebeyim!..

Ey Yâr sahi ben kimim? Neyim? Ben senden 14 asır ötede yüreğini SENİNLE avutan ama SENSİZ teselli bulamayan, en çok da yüreğini Gül’ün dikenine asmak isteyen Bülbül’üm!..

Ben Kerem gibi Aslıma ermek, Ferhat gibi aşkından dağları delmek ve elimin tersiyle itip tüm dünyalıkları ‘’çekil aradan Leyla ben Mevlamı buldum’’demek isteyen bir Mecnunum!

Aşkından Mecnuna dönmek,pervane gibi ışığında durmak,Elif gibi her daim okunmasam da hep seninle olmak ve kardeşlerim dediğin o zümreye dahil olmak için çırpınan bir zavallıyım!..

Artık hayatın ritmi zorlaştı, tik taklar yavaşladı, son demlerimde SENİ bekliyorum, yoksa bana kırgın mısın EFENDİM?
Ne olur gel ve Gül Çehrenle aydınlat çehremi..
SEN Gel ki hicranım dinsin!
EY SEVGİLİ gönül kapılarımı sonuna kadar açtım SENİ bekliyorum!

Ama SEN gelmezsen ben SANA geldim, ellerimde sevda ikliminden derdiğim güllerle, kalbimdeki en hoyrat sevgiyle, artık gülmeye bile mecalimin kalmadığı çehremle, SENİN firakından paramparça olmuş yüreğimle, sırtımda günah yüklü heybemle kapına geldim EN SEVGİLİ bağışlanma ümidiyle çarpıyor kalbim!..

Sallâllahû Aleyhi Ve Sellem..

_````GULce````_
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
25 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Avustralya
Aktif Toplam Yazı : 1655
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.09.2008 05:04


sağolun güzel yazılar paylaşmışsınız...

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.09.2009 18:31


Peygamberimi efendimizin (s.a.v) izindeyiz


Peygamberimi efendimizin (s.a.v) izindeyiz
Gordugumuz bir cirkinligi elimizle, beceremiyorsak
dilimizle, bu imkana sahip degilsek kalbimizle
duzeltmemiz vazifemizdir. Fakat kalbiyle duzeltmek
imanda alt mertebedir.

Gökte
melekler
aglarken,
Yerde;
Efendimize (s.a.v) e karsi yapilan saygisizlik ve
edebsizlige karsi
haykiran ümmet
nerde

Bilesiniz ki kiyamet; Rasulullahin nuru kalkinca
kopacak. Danimarka kendi kiyametini hazirladi. Bu
edepsizlige eliyle, diliyle karsi gelmeyenler o
kiyametten nasibini alacak. Onlarin halini mahserde
gorur gibiyim. Cehennem azabindan, atesten kurtulmak
icin Efendimize(s.a.v) nasil yalvardiklarini, gorur
gibiyim. Yalniz beni uzen tarafi muslumanlarin
kayitsiz kalmasi. Kayitsiz kalan muslumanlar, nasil,
Ruz-i mahserde Rasulullahin yuzune bakacaklar. Bu
edepsizlige karsi gelmeyen nasil Peygamber asigiyim
diyebilecek. Ruz-i mahserde Peygamber efendimiz(s.a.v)
ummetim diye sahiplenecek mi?

Bir dusunun ki, esiniz, cocugunuz, sevdiginize bir
kotu soz soylense, haksizlik edilse; bu sizin ofkenizi
celbeder, o kisiyi ve o yeri yakip yikmaz misiniz?
Uhud`da Peygamber Efendimiz in(s.a.v) disi yere
dusseydi, Allah orayi helak ederdi. Bunun icin o gune
kadar ki en hizli inisle indi Cebrail.

Bu edepsizlik Allah`in gazabini celbetmiyor mu? Onun
ugruna yarattigi alemleri yine Onun ugruna helak etmez
mi? Ve ayetinde bildirdigi gibi, o gazaptan
korkmaliyiz ki indigi zaman icimizde sadece zalimleri
bulmaz.
Korkuyormuyuz?

Bizler eger ki Rasulullah`a ümmet diyorsak. Ona
tabiyiz diyorsak, kesinlikle bu cirkinlige kars; hic
bir sey yapamasak bile en azian bir mail atarak
tepkimizi dile getirmemiz gerekiyor. Bu tepkiyi
gosterelim ki yari Ruz-i mahserde Rasullaha karsi
yuzumuz olsun.

Rasulullah Efendimiz son hutbesinde buyuruyor ki:
Kim, benim giyabimda bana tabi olursa,benden sonra
kiamete kadar benden ona selam olsun. Bizim bu selami
alabilmemiz icin ona yapilan bütün cirkinlere
elimizle dilimizle, gerekirse canimizla, malimizla,
evlatlarimizla karsi gelmemiz lazimki o selami
alabilelim.


Allah in selami üzerine olsun ey Peygamber Asiklari

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.03.2010 17:06


Selamün Aleyküm.



Ellerimiz ellerinizdedir Efendim....




Ellerimiz ellerinizdedir Efendim....
Bildik ki, siz insanların en lütufkârısınız…
Bir köleyi, bir çocuğu dahi geri çevirmezdiniz.
Birnin elini tuttuğunuzda,,
elinizi tutan kimse bırakmadıkça elini bırakmazdınız.

Çölün aziz misafiri.
Suskunların kutlu sözcüsü.
Hüzünlerin sabırlı bekçisi.
Teselli yağmuru.
Huzur pınarı.
Efendimiz..
Kokunuz duyuldu önce.
Saçları rüzgârın yakasına tutuşmuş çocuklardan biri ellerini kumlardan çekip koştu.
Gözlerini yukarı çevirdi.
Yukarıların habercisinin, yücelerin gezginin yüzüne bıraktı kalbini.
Kanatlarını sessizliğin avucuna yayıveren kelebekler asılı kaldı havada.
Rüzgâr nefesini tuttu.
Kum tanecikleri gül yüzünüzün kıvrımlarına koşuştu.

Billur elleri uzandı nur ellerinize.
Eline avucuna yığdı çocuk sevinçlerinin hepsini.
Bakışlarını akıttı yüzünüze.
Gözlerinize, ta gözlerinizin bebeğine baktı Efendim.
Varlığınızın çölü gül(l)e çevirdiğini, ölümü sonsuza bitiştirdiğini bilerek b/aktı gözlerinizin içine.
Kendisinden önce kardeşlerini yutan çölün tozları/nı temizle/n/di ellerinizle yüzünden.
Nefes aldı gözlerinizle buluşunca gözleri.
Belki de delice seğirtti ardınızdan.
Siz de onu beklediniz belki; hepimizi, her şeyimizi, bütün kızlarımızı kucaklayan, yitirdiklerimizi bize yeniden vaad eden tebessümünüzle beklediniz.
Kız çocuğunun dudağında sonsuza goncalanan tebessüm gülleri açıldı.
Sizin karanlıkları dağıtan, hüzünleri silen, korkuları boğan tebessümünüze dokundu bakışları.
“Kal” dedi gözleri, “biraz kal, gitme…”
Avucunuza bıraktı avuçlarının huzurunu…
Belki birkaç adımı birlikte attınız Efendim.
Yavaşladınız.
Ki hiç acelenizin olmadığını bilirdik.

Boyu hizasında eğiliverdiniz.
Bize döndüğünüz gibi, yükseklerin en yükseği miractan iner gibi.
Bizim hatırımıza indiğiniz gibi el üstünde tutulduğunuz semâdan arzın çölüne.
Gözümüzün yaşını silmek için alkışlandığınız göklerin cezbesinden sıyrılıp bulandığınız gibi dünyanın hüznüne.
Sırf bizi sevindirmek için Yakınlık makamından uzak kalmaya razı olduğunuz gibi..
Eğildiniz Efendim, eğiliverdiniz.
Yanımıza döndünüz.
Yüzümüze baktınız.
Hatırımızı saydınız.
Nazladınız.
Kız çocuklarımıza ebedî teselliler getirdiniz deste deste .

Kucakladınız sımsıcak.
Medine’li kız çocuğunun elinden tuttunuz.
Adı kâh Hacer, kâh Maria, kâh Samaneh belki Rojda ya da Lena oluverdi.
Fıtratı İslam idi kız çocuğunun…
Onun sevincini öncelediniz; sonraya bıraktınız başkalarını.
Onu sevindirmeyi önemsediniz, bekleyenleri ötelediniz.
An dondu.
Mekan doğruldu.
Çöl dirildi.
Zaman yeniden kanatlandı bakışlarınızın göğünde.
Tebessüm ettiniz.
Küçük kız çocuklarının hatırını her şeyin önüne aldınız.
Onlar için çektiğiniz sancıları sakladınız onun gözlerinden.
Onlar için kanayan ayaklarınızı unuttunuz onun sevincinde.
Dualarınızın göğünde bir güneş gibi yükselttiniz kız çocuğu mutluluklarını. .

Ellerinizin nuruyla ışıdı kızın yüzü.
Ve kızın ışıyan yüzünden yansıyan ışığın aksi sevinç sevinç pencere önlerimize kadar taştı.
Ve kızın gözlerine nakşolan gül yanağınızın kokusu döndü dolaştı kızlarımızın yanağına bulaştı.
Şimdi, o kızın yanağından miras bir ışıltıyı ve kokuyu taşıyor kızlarımızın yanakları

Onların lüle saçlarında, ceylan titrekliğindeki iri gözlerinde, beyaz gülüşlerinde, yarım kalmış, acemi ve masum dualarında sizin tesellinizi içiyoruz her gün.
Küçük kızlarımızı seviyoruz Efendim sayenizde.
Onlar için umutlanıyorsak, sizin müjdenizle
Onları sevindirebiliyorsak, sizin hatırınıza Efendim…
Ne varsa sevgiden yana elimizde avucumuzda, mayasını sizin tebessümünüzden devşirdik Efendim.


Efendimiz,
Neden hâlâ elini tutmaktan uzak düştüğümüz kızlarımız var bizim.
Elimize tutunan yetimleri, öksüzleri ötelere öylece düşüncesizce itiverdik biz.
Kızlarımızın sımsıcak tebessümlerini soluğumuzdan buz tutmuş dipsiz kuyulara savuran buzdan heykelleriz biz.
O masum dudakların “Baba!” deyişlerini huzursuz ve telaşlı saatlerin yüzünde par(ç)alayan babalarız biz…
Şimdi, kapı arkalarında baba yolu bekleyen nazenin kız çocuklarını babasız bırakanlarla aynı şehirleri paylaşıyoruz biz.

Bir gün olsun, âh bir an olsun, kızımız tutunca elimizden, hiç bırakmamaya ahdederken biz, o bırakmadıkça onun elini bırakmamaya niyetlenirken biz, hatıranı ete kemiğe bürüyüp giyinebilir miyiz?
Nasıl olur da o billur elleri salıveririz ellerimizden nâr görüp çözülüvermiş buz gibi biz?
Niçin gözlerinizin içine büyüdüğümüz zaman da o ışıltıyla bakamayız o kız gibi biz?
Acaba biz kimlerdeniz?
Sizin tuttuğunuz eli tutamayıp itenlerden miyiz?
Ellerinizden kızlarımızın gül kokladığı Efendimiz…
Özür dileriz..
Menbaı siz olan, kızlarımızın yüzünden bize yansıyacak bir sadakalık ışıltı dileniriz…
Affımızı isteriz…


Senai Demirci

http://www.nurbahcesi.org/forum.asp

qsongul
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Bayan
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 559
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.03.2010 17:53


HİÇBALI TATMAYANA
BALI TARİF
ŞİMDİLİK NOKTA ARİF İŞİ DEĞİLDİR

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.05.2010 15:44



Selamün Aleyküm.











Cuma günü bana çok salevât-ı şerîfe getirin! Zîra sizin Cuma günü getirdiğiniz salevât-ı şerîfeler bana arz edilir. Hadîs-i şerîf





AYET


Âl-i İmrân Sûresi


Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. İmrân, Hz.Mûsâ ile Hz.Hârûn’un babasıdır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.





وَإِذْ غَدَوْتَ مِنْ أَهْلِكَ تُبَوِّىءُ الْمُؤْمِنِينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِ وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

إِذْ هَمَّت طَّآئِفَتَانِ مِنكُمْ أَن تَفْشَلاَ وَاللّهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّهُ بِبَدْرٍ وَأَنتُمْ أَذِلَّةٌ فَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلاَثَةِ آلاَفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُنزَلِينَ

بَلَى إِن تَصْبِرُواْ وَتَتَّقُواْ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَـذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ آلافٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُسَوِّمِينَ

121- Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir.

122- O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah`a dayanıp güvensinler.

123- Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah size Bedir`de yardım etmişti. Allah`tan sakının ki, O`na şükretmiş olasınız.

124- O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

125- Evet, sabreder ve (Allah`tan) korkarsanız, onlar ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size nişanlı nişanlı beş bin melekle yardım eder.









BİR HADİS


~~~



اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin(Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz
Tirmizî, Cum’a, 80




Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammed ve ala âlihi ve ashâbihi ve sellim


yasarmahismet
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Narlıdere
İzmir
Aktif Toplam Yazı : 1231
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.05.2010 15:49


CUMANIZ HAYRLI GÜNÜNÜZ BEREKETLİ
CANININIZ SİHHAT VE AFİYETTE OLSUN

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.05.2010 15:57


Muhammed Mustafa Yoluna Kurban


Rabbim seni yaratmayı diledi
Yarattı ve sonra `Habibim` dedi.
Alemlere rahmet için gönderdi.
Allah tarafından seçilmiş insan,
Mahammed Mustafa yolyna kurban..

Canlar feda, nur nübüvvet tacına
Mevla`ya yükselen o mîracına,
Emanet ettiğin veda haccına,
Melekût, kâinat olmuştu hayran,
Muhammed Mustafa yoluna kurban..

Ey Resul, Bize kapıları aç
Nurunla aydınlat, rahmetini saç,
Şimdi dünya sana, daha çok muhtaç,
Sen olmasan elbet olmazdı cihan,
Muhammed Mustafa yoluna kurban..

Sevginle ruhumu karmak isterim,
Onunla cismimi sarmak isterim,
Ravzana bir daha varmak isterim,
Nasip eder ise o yüce Rahman,
Muhammed Mustafa yoluna kurban..

Çok günah işledik, yaptık sa isyan,
Tevbekâr olduk ve hem de pişman,
Sığınmışız sana ey şefaatkân,
Tek Kurtuluş yolu mübarek kuran,
Muhammed Mustafa yoluna kurban..

Yollar; eğri büğrü, yanlış giderken,
Canavar insanlar, insanı yerken,
Halimiz arzetsek kime, sen avarken,
Muhtacız ey Nebi, ey derde derman,
Muhammed Mustafa yoluna kurban..

22 - Şubat - 2007 Ankara

Seyfeddin Karahocagil


medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.05.2010 15:59


O`NUN ÜMMETİNDEN OL...





Beri gel serseri yol!
O`nun ümmetinden ol!
Sel sel kümelerle dol!
O`nun ümmetinden ol!

Sen hiçliğe karşı yön
Hep sıfır arka ve ön
Dosdoğru kıbleye dön!
O`nun ümmetinden ol!

Gel, dünya murdar kafes
Gel gırtlakta son nefes
Gel arşı arayan ses
O`nun ümmetinden ol!

Solmaz, solmaz bu bir renk,
ölmez, ölmez bir ahenk,
insanlık; hevenk, hevenk
O`nun ümmetinden ol!

Gökte çakıyor haber:
Geber, çelik put geber!
Doğrul yeni seferber!
O`nun ümmetinden ol!

Necip Fazıl Kısakürek



medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.07.2010 20:24


GÜLLERİN EFENDİSİ
Tarih: Prş Eyl 18, 2008 6:35 pm

--------------------------------------------------------------------------------


Bakü`de şimdi yaz var
İçimde bir haz var
Ah nedem gönlümden efendime inceden giden
Gizli bir niyaz var.

Güllerin güllerin güllerin efendisi
Şu canımın nefesi
Ah nedem Güllerin güllerin güllerin efendisi
Can özümün nefesi

Ah n`olur rüyama girsen
Girsen de gül yüzünü görsem
Ah nedem görsem de yüz kere bin kere ölsem
Güllerin Efendisi

Güllerin güllerin güllerin efendisi
Şu canımın nefesi
Ah nedem Güllerin güllerin güllerin efendisi
Can özümün nefesi


selma_90
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Bayan
Eminönü
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 62
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.08.2010 22:14


CENABI HAKK kendi Nurundan Hazreti MUHAMMED (S.A.V.S.) Efendimizin Ruhunu halk buyurdu.
Sonrada Resulu Kibriya Efendimizin nurundan KALEMİ yarattı ve yaz diye emir verdi.
Kalemde hemen BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM kelimei mübarekesini yazdı.
Yani Hazreti ALLAH hem Cemal hemde Celal sıfatı ile halk buyurduğu bütün mahlukatına,
dünyada ve ahirette acıyıp, bağışlamak üzere zuhura başladı.


[1] [2] [3] [4]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan