süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Tarih
   KÜBA DEVRİMİ 50. YILINDA
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
raffine
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Erkek
Zeytinburnu
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1393
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 09:58


Türk halkının Küba`ya sempati duymasının sırrı nedir?

Bu olayın muhtemel sebeplerinin kısaca bir listesini çıkardım:

- DİRENİŞ ÖRNEĞİ: Devrimini ve sosyal sistemini devirmek için, paralı asker çıkarmak da dahil olmak üzere her tür siyasi, terörist eylem gerçekleştiren, ekonomik savaşla ve nükleer bir saldırıyla tehdit eden, tarihin en kuvvetli gücünün birkaç kilometre uzağındaki, sınırlı ekonomik gelişime sahip, küçük bir ülkenin 50 yıllık muzaffer direnişidir. Halkının kararlılığı ve bütünlüğü, yöneticilerinin bilgeliği sayesinde; Küba, en zor koşullarda bile, ilkeleri olan bir politika yürüterek ve hiç bir tavizde bulunmayarak, direnmenin ve ilerlemenin mümkün olduğuna dair bir örnek teşkil etmektedir.

- BAĞIMSIZLIK ÖRNEĞİ: Özellikle kendi tarihi bağlarına dayanan yurtsever bir bilinç itibariyle, Küba, küçük bir ülke olunsa bile ulusal bağımsızlığı savunmanın mümkün olduğunu göstermiştir.

- SOSYALİZM: Büyük sosyal sorunların çözüm formülü olarak sürdürülmektedir ve Küba`da ayrıca ulusal bağımsızlığın korunması ve direnişin sürdürülebilmesi için çok önemli bir faktör olduğunu göstermiştir.

- Küba, SOSYAL ADALET örneği olmaya devam etmektedir: ırk, cinsiyet, inanç ve ekonomik durumdan kaynaklanan ayrımcılığı tamamen ortadan kaldırmıştır. Herkese eşit imkanlar sunmuştur: iş, bedava eğitim, sağlık hizmetleri, çiftçilere toprak, kültürde yüksek gelişim, spor ve bilim, yaşlılara sosyal güvence. Dünyada çocukların yüzde yüzünün, ortaokula kadar eğitim aldığı çok ender ülkelerden biridir. Sokaklarda ne kaderine terk edilmiş ne de çalışmak zorunda bırakılan tek bir çocuk vardır.

- DEMOKRASİ VE DÜRÜSTLÜK: Küba Devrimi siyasi yolsuzluğa ve demogojiye son vermiştir, yöneticiler sadece halka hizmet etmek üzere çalışma imtiyazına sahiptir ve halk, hükümet yetkilileri hakkında tahkikat açtırarak, görevlerinden alabilir. Hükümet yetkilileri, halkla aynı koşullarda yaşamaktadır, topluma örnek olma ilkesini benimsemektedir, ne imtiyaz sahibi sınıflar ne de gruplar mevcuttur. Başkan Fidel Castro, savaşta hep en ön saflarda yer almıştır, Küba`nın tarihi geleneği, önderlerinin örnek oluşuna ve özverisine dayanmaktadır, bu da; bizlere, hiç şüphesiz, çok büyük bir güç vermektedir.

- İNSAN HAKLARI: Amerikan çıkarlarına boyun eğen basının karalama kampanyalarına rağmen, Küba insan haklarına saygıda bir örnektir: Devrimin 49 yıllık tarihinde vatandaşlara baskı, işkence ve kaybolma gibi kötü muameleye dair hiç bir kanıt bulunamaz. Uluslararası örgütlerdeki Küba temsilcileri, sık sık gerçek insan hakları ihlalcilerini ortaya çıkarmakta ve duyurmaktadır. Buna bağlı olarak da; Küba, kendisini BM İnsan Hakları Konseyi üyeliğinine büyük bir çoğunlukla seçen Üçüncü Dünya ülkelerinin hemen hemen hepsinin desteğini kazanmıştır.

- ENTERNASYONALİZM VE DAYANIŞMA: Küçük bir ülke olmasına ve kısıtlı kaynaklarına rağmen, Küba örnek ülke olarak gösterilebilir. Kübalı savaşçılar, Afrika ülkelerinin bağımsızlık mücadelelerine katılmışlardır, Güney Afrika saldırısı karşısında Angola`yı desteklemişler, Namibya`nın bağımsızlığına kavuşmasına ve Güney Afrika`nın Apartheid rejiminin yıkılmasına katkı sağlamışlardır. Yüzbinlerce Kübalı, Afrika, Asya ve Latin Amerika`daki fakir ülkelere işbirliklerini sunmuş ve sunmaya da devam etmektedirler. Bugün, bu dayanışma misyonunu üstlenen 30 bin Kübalı doktorumuz mevcuttur. Önceleri sadece Küba`nın yürüttüğü ve şimdilerde ise Venezuela`nın da katıldığı "Mucize Operasyon" sayesinde, son üç yılda, yeniden net bir şekilde görebilmeleri için, Latin Amerika ve Karayipli bir milyonu aşkın yoksul kişinin göz ameliyatlarının yapılması mümkün olmuştur. 30 bine yakın öğrenci, Küba üniversitelerinde ve eğitim kurumlarında okumaları için Üçüncü Dünya ülkelerine verilen burslar sayesinde, meslek sahibi olmuştur.

- DIŞ POLİTİKA ÖRNEĞİ; adalet, devletler arası eşitlik, çatışmaların barışçıl yönlerden çözümü, bağımsızlığın savunulması, halkların egemenliği, savaş karşıtlığı, çok taraflılığın savunulması ve hegemonyacılığın reddi ilkelerine dayanmaktadır. Küba, her yerde, terörizmle mücadeleden bahsettiklerinde asıl kendilerinin bu kötülüğün kaynağı ve teşvikçileri oldukları gösteren ABD ve müttefiklerinin uyguladıkları çifte standardı duyurmaktadır. Emperyalizmden korkmaksızın, bağımsız, dostluk ve saygıya dayanan bir dış politika örneği sunmaktayız.

Muhtemelen bu ilkeler, dünyada birçok halkın Küba`ya duyduğu hayranlık ve saygıyı açıklamaktadır. Belki de; bunu teyit etmek ve göstermek için bir anket yapılması gerekmektedir. Buna benzer diğer araştırmalar, sahip oldukları bu kadar güce ve zenginliğe rağmen emperyal politikanın halk tarafından yüksek oranlarda dışlandığını gözler önüne sermiştir, veya belki de sebebi sadece budur.

Ernesto Gomez Abascal
Küba ankara büyükelçisi

dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 10:57


VALLA BEN HİÇ BIR TURK HALKININ KUBA DEVRIMINE SAYGI DUYDUGUNA RASTLAMADIM :)

bır sor bakalım rafı kuba nerde bılen kaç kişi çıkacak?

bizegore
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
56 yaşında / Erkek
Kadıköy
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 4
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 11:16


gürmek isteyen gözler türekler icin zaten küba devrimi karşı düşünceye kalsa bırak görmeyi bilmeyi kübayı silmek ister haridan anti emperyalis küba devrimi dünya halklarına yol gösterici rölü devam ediyor

aslanspartakus
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Erkek
Eminönü
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 14:06


maho !şöyle bağımsız,onurlu,kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülkede sen gösterde bizde bilelim..

Burak_Sosyalist
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 15
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 20:19


Küba devriminin 50. yıl dönümü kutlu olsun.Muzaffer Küba devrimi emperyalist-kapitalist blokun tüm baskılarına rağmen yarım asırı geride bırakmıştır.Sosyalizmin kazanımlarını birebir hisseden Küba halkı, devrimin arkasında demirden çeliktir.Küba halkının ve ülkesinin onurlu direnişi, dünyanın her tarafındaki ezilen ve sömürülen halklara, ülkelere örnek teşkil etmelidir.Emperyalizme boyun eğmeden, kapitalist sömürü sistemine mahkum olmadan onurlu bir yaşam sürülebileceğinin kutsal bir örneğidir küba!

Yaşasın Sosyalist Küba!
Yaşasın Kumandan Fidel!

geniue
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Erkek
Merkez
Adana
Aktif Toplam Yazı : 205
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 20:38


Küba Lideri Fidel :-)

dünyaca meşhur Gazetecimiz Sn.Leyla Umar`da İstanbulun eşssiz boğaz manzarası eşliğinde Balık keyfi yapmıştır..

müteakiben en kralından puro keyfi :-)

kendisi de Türklere, türk kültürüne, damak tadımıza sempati duymaktadır içten içe aslında.....



benim yorumum tabiii :-)

Burak_Sosyalist
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 15
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 20:43


Küba da bugün Mustafa Kemal in heykeli de bulunmaktadır, ek bilgi:))

geniue
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Erkek
Merkez
Adana
Aktif Toplam Yazı : 205
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 21:41


ya, çok güzel ...

sempatim arttı Küba`ya ve Kübalılara :-)

biraz daha güzel bilgi gelse puroya mı başlarım ne? :-)))

şaka şaka....

:-)

Kursad_881
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
31 yaşında / Erkek
Anamur
İçel
Aktif Toplam Yazı : 1
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 21:58


Düşmanımın düşmanı geçici dostumdur, Küba ya başarılar...

geniue
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Erkek
Merkez
Adana
Aktif Toplam Yazı : 205
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 05.01.2008 22:13


Yaşlı Kurttur Fidel... Allah uzun ömür versin..

Adana`ya gelse kebap ısmarlayacagım :-)

İstanbul`a gelse balık-ekmek :-)

Ankara`da susamlı gevrek :-)


:-)))))))

Burak_Sosyalist
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 15
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.01.2008 00:40


Resmi kaynakların dün yaptığı açıklamaya gore, Küba geçen yıl her bin canlı doğumda bir yaş altında 5,3 oranla Latin Amerika`nın çocuk ölümlerinde en düşük orana sahip ülkesi oldu.

Bu oran Kanada gibi sanayileşmiş ülkelerdeki orana yakın çıkarken, siyahların beyaz nüfusa göre daha az imkana sahip olduğu ABD`nin oranından daha az.

BM`nin 2007`de Dünya Çocuklarının Durumu Raporu`na göre, dünyada çocuk ölümleri oranının ortalaması her bin doğumda 52 ölüm. Latin Amerika`da bu oran bin doğumda 26 ölüm, batı Afrika`da ise 108 ölüm.

Granma gazetesi, Küba Kamu Sağlığı Bakanlığı`nın Anne Çocuk Bakımı Programı istatistiklerine dayanarak verdiği haberde, 14 Küba bölgesinden altısında oranlar ülke ortalamasının da altında. Bu alanlar arasında 4,1`le Sancti Spiritu ve 4,2`yle Camagüey bulunurken, 21 belediyedeyse bebek ölüm oranı sıfır.

1 Ocak 1959 Devrimi`nin ardından halkın tümü için ücretsiz sağlık sisteminin kurulmasıyla, Küba`da çocuk ve anne ölüm oranlarının düşük olduğu belirtiliyor.

Küba`dan döndüm bu sabah
Küba meydanında altı milyon kişi akı karası sarısı melezi ışıklı bir
çekirdek dikiyor çekirdeklerin çekirdeğini güle oynaya
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
1961 yazı ortalarında Küba`nın resmini yapabilir misin
çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının
resmini yapabilir misin üstat
yazık yazık Havana`da bu sabah doğmak varmışın resmini yapabilir misin
bir el gördüm Havana`nın 150 kilometre doğusunda deniz kıyısına yakın
bir duvarın üstünde bir el gördüm
ferah bir türküydü duvar
el okşuyordu duvarı
el altı aylıktı okşuyordu boynunu anasının
on yedi yaşındaydı el ve Mariya`nın memelerini okşuyordu avucu nasır
nasırdı ve Karayip denizi kokuyordu
yirmi yaşındaydı el ve okşuyordu boynunu altı aylık oğlunun
yirmi beş yaşındaydı el ve okşamayı unutmuştu çoktan
otuz yaşındaydı el ve Havana`nın 150 kilometre doğusunda deniz
kıyısında bir duvarın üstünde gördüm onu
okşuyordu duvarı
sen el resimleri yaparsın Abidin bizim ırgatların demircilerin ellerini
Kübalı balıkçı Nikolas`ın da elini yap karakalem
kooperatiften aldığı pırıl pırıl evinin duvarında okşamaya kavuşan ve
okşamayı bir daha yitirmeyecek Kübalı balıkçı Nikolas`ın elini
kocaman bir el
deniz kaplumbağası bir el
ferah bir duvarı okşayabildiğine inanamayan bir el
artık bütün sevinçlere inanan bir el
güneşli denizli kutsal bir el
Fidel`in sözleri gibi bereketli topraklarda şekerkamışı hızıyla fışkırıp
yeşerip ballanan umutların eli
1961`de Küba`da çok renkli çok serin ağaçlar gibi evler ve çok rahat evler
gibi ağaçlar diken ellerden biri
çelik dökmeğe hazırlanan ellerden biri
mitralyözü türküleştiren türküleri mitralyözleştiren el
yalansız hürriyetin eli
Fidel`in sıktığı el
ömrünün ilk kurşunkalemiyle ömrünün ilk kâadına hürriyet sözcüğünü
yazan el
hürriyet sözcüğünü söylerken sulanıyor ağızları Kübalıların balkutusu bir
karpuzu kesiyorlarmış gibi
ve gözleri parlıyor erkeklerinin
ve kızlarının eziliyor içi dokununca dudakları hürriyet sözcüğüne
ve koca kişileri en tatlı anılarını çekip kuyudan yudum yudum içiyor
mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
hürriyet sözcüğünün resmini ama yalansızının




hayyam44
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
49 yaşında / Erkek
Adalar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 5
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.01.2008 11:53


ne demokrat yer ve insanlar 50 yıl olmuş hala bir diktatör yönetiyor burayı , allah bilir ölünce oğlu alır yönetimi ne örnek alınacak yönetim ve yer hem bura süper devlet ya bizden büyük abimiz tabi örnek alacaz , tabi özenecez ne güzel tek kişi yönetiyor , sen sıkıysan orda castroyu eleştirsene bak burda erdoğanı eleştiriyoruz.

Burak_Sosyalist
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
30 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 15
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.01.2008 19:34


Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir düzen gerçek demokrasidir.Yoksulluğun, sefaletin kol gezdiği, milyonlarca kişinin asgari ücrete talim ettiği, toplumsal ve ekonomik adalete bağlı suçların tavan yaptığı bir memlekette demokrasiden bahsetmek palavracılığın ta kendisidir.Birbirinden nitelik farkı olmayan burjuva partilerinin, 550 tane burjuva temsilcisinin meclisi doldurduğu bir düzen sermaye diktatörlüğüdür, demokrasi değildir.Eğer bu düzene demokrasi namına bir isim takacaksak; halkın emeğine el koyanların, hortumcunun, hırsızın egemenliğine dayandığı için, en uygun isim `namussuzluk demokrasisi` olur.

Biz, halkın sırtında asalak olan, halkın kanını emen bir avuç parababasının demokrasisini, kabul etmiyoruz.Biz, emeği ile alınteri ile namusu ile geçinenlerin egemenliğine dayalı sosyalizmi, proleterya diktatörlüğünü savunuyoruz.Gerçek demokrasi budur, namusluların demokrasisi budur.

hosimin
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
50 yaşında / Erkek
Merkez
Diyarbakır
Aktif Toplam Yazı : 3
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.01.2008 22:41


26 Temmuz 1953`te yaklaşık yüz kişilik az cephaneli gerilla grubu Moncada Kışlası`na saldırdı. Birçoğu saldırıda hayatını kaybetti. Hayatta kalanlar, Fidel Castro ve Raúl Castro da bu gruba dahildir, kısa süre içinde yakalandı. Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı. Castro, Isla de la Juventud adasında yer alan Presidio Modelo hapishanesinde geçirmek üzere 15 yıl hapis cezası aldı.

1955`te baskılar üzerine Batista Moncada baskıncıları da dahil bütün politik mahkumları serbest bıraktı. Castro kardeşler Meksika`ya sürgün edildi, burada sürgün edilmiş diğer Kübalılarla tanışıp daha da güçlendiler. Bu yeniden örgütlenme sürecinde Castro, Arjantinli doktor Ernesto "Che" Guevara ile tanıştı, Che de onlara katılmakta gecikmedi. Burada Kübalı eski askeri lider devrimci Alberto Bayo tarafından eğitildiler.

Meksika`da eğitilen grup Fidel Castro önderliğinde Küba`ya gitmek için Kasım 1956`ta Granma yatına bindiler. Planlarına göre Doğu Küba`ya geldikleri zaman Küba`da kalan isyankarlar tarafından genel bir çatışma başlatılacak böylelikle Batista hükümetini çabucak devireceklerdi.


Ocak 1956 - 1958 ortası [değiştir]Granma yatı Küba`ya planlanan zamandan daha geç ve planlanan bölgeden daha doğuya vardı. 26 Temmuz Hareketi`ne bağlı olan llano kanadıyla temas etmek zorlaştı ve koordine bir saldırı gerçekleştirilemedi. Varıştan sonra gerillalar Sierra Maestra dağlarına kendi çabalarıyla ilerlemeye başladılar. Kısa bir süre sonra Küba Hava Kuvvetleri`nin saldırısı sonucu birçok kişi hayatını kaybetti, yüz civarında kişiden geriye 15-20 kişi kalmıştı. Hayatta kalanlar küçük gruplara ayrılıp, dağlarda ilerleyerek hayatta kalan kişilere ulaşmaya çalıştılar. Birbirlerini bulmaları köylü sempatizanlar sayesinde oldu. Bu 12 kişilik küçük grup, Fidel Castro, Raúl Castro, Camilo Cienfuegos ve Che Guevara da buradaydı, gerilla kuvvetinin çekirdek lider grubunu oluşturacaklardı.

1956`dan 1958`in ortalarına kadar Castro Ramos Latour, Frank País, Huber Matos ve diğerlerinin yardımıyla Sierra Maestra dağlarındaki ufak Batista garnizonlarına başarılı saldırılar düzenledi. Cevap olarak Batista kontrolü kaybetmemek için Küba`daki şehirlerde kanlı tepkiler verdi. Che Guevara ve Raúl Castro da dağlarda Batista yanlılarını ve Castro düşmanlarını idam ederek politik kontrolü sağladı.

Bu zaman diliminde Castro ve ekibi yaklaşık 200 kişiden oluşuyordu ve bu sayı Küba ordusu ve polis gücünün toplamına (30.000-40.000 arası Bockman, Chapter 2) oranla oldukça küçüktü. Fakat her çatışma öncesi savaşmaya isteksiz olan orduydu ve saldırıları etkisiz oluyordu. Batista güçleri için diğer bir sorun ise Birleşik Devletler tarafından 14 Mart 1958`de konulan ambargoydu. Küba Hava Kuvvetleri uçakları tamir ettiremiyor ya da yedek parça alamıyordu.

Batista güçleri sonunda Verano Operasyonuyla dağlara güçlü biçimde saldırmaya başladı. 12.000 asker (yarısından fazlası eğitimsiz erdi) bu operasyona katıldı fakat Castro`nun kararlı savaşçıları tarafından püskürtüldü. Örneğin 11 temmuzdan 21 temmuza kadar süren La Plata Muharebesi`nde Castro`nun güçleri 240 kişiyi esir alırken sadece 3 kişi kaybetti. 29 temmuzda General Cantillo`nun tuzağına düşen Castro ve savaşçıları yaklaşık 70 kişiyi yitirdi. Castro 1 Ağustos`ta geçici ateşkes önerdi ve Cantillo kabul etti. Pazarlıklar sürerken Castro savaşçılarını tekrar dağlara taşıdı ve operasyonu en az kayıpla bitirdi. Büyük umutlarla başlatılan Verano Operasyonu Batista hükümeti için başarısızlıkla sonuçlanmıştı.


Ağustos 1958 - Zafer [değiştir]Batista saldırısı başarısızlığa uğratıldıktan sonra 21 Ağustos 1958 tarihinde Castro güçleri saldırmaya başladı. Fidel Castro, Raúl Castro ve Juan Almeida komutanlığındaki "Oriente" bölgesinde (şimdi 4`e ayrılmıştır, Santiago de Cuba, Granma, Guantánamo, Holguín) 4 cephe kurulmuştu. Batista saldırısı sırasında ele geçirilen cephaneler oldukça işe yaramıştı ve Castro güçleri seri halde zafer kazanmaya başladı.

Bu sırada, Che Guevara, Camilo Cienfuegos ve Jaime Vega kumandanlığındaki 3 ekip de Santa Clara`ya doğru ilerlemekteydi. Jaime Vega ekibi yok edildi. Kalan iki ekip ana merkezlere ulaşarak Castro kumandanlığında olmayan direniş örgütleriyle birleşti. Cienfuegos 30 Aralık 1958`de Yaguajay Çarpışma`sını kazanarak önemli bir başarı elde etti ("Yaguajay Kahramanı" ismi buradan gelir). Ertesi gün (31 Aralık) Santa Clara şehri Che Guevara, Cienfuegos ve William Alexander Morgan güçleri tarafından ele geçirildi. Bu haberler Batista`yı paniğe sürükledi. Haberi aldıktan saatler sonra, 1 Ocak 1959, uçakla Dominik Cumhuriyeti`ne kaçtı.

Castro, Batista`nın kaçtığını duydu ve Santiago de Cuba`yı almak için görüşmelere başladı. 2 Ocak`ta Albay Rubido askerlerine Castro güçleriyle savaşmamalarını emretti ve şehir ele geçti. Guevara ve Cienfuegos da Havana`ya aynı saatlerde girdi. Santa Clara`dan Küba`nın başkenti Havana`ya gelirken hiçbir güçle karşılaşmamışlardı. 6 Ocak`ta Castro`nun kendisi Havana`ya ulaştı. Küba`nın yeni başkanı ve lideri belli olmuştu.


1959 sonrası [değiştir]Yüzlerce Batista yanlısı ajan, polis ve asker "insan hakları ihlali" ve "savaş suçu"ndan idamla yargılandı. Suçlu bulunanların çoğu öldürüldü yahut uzun süreli hapis cezalarına mahkum edildi. "Devrim adaleti"`ne bilinen bir örnek de Santiago`yu aldıktan sonra Raul Castro`nun yönettiği 70 Batista rejimi yanlısı askerin idamıdır. Guevara hapishane olarak da kullanılan La Cabaña kalesinin en yüksek savcısı oldu. Batista yanlılarının karşı devrim yapmasından çekiniliyordu ve birçoğu bu yüzden idam edildi. Ceza almayan birçoğu da polis ve askerlikten uzaklaştırıldı.


dijitalMAHO
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
43 yaşında / Erkek
Bahçelievler
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 1501
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 06.01.2008 23:04


hep ıyı yönden bakıyorsunuz sıze göre bardagın yarısı dolu bana göre bardagın yarısı boş ! sizde boş boş konusuyorsunuz fıdelmiş bılmem neymiş :D

1961 de ılan edılen eğitim yılını hatırlalayın; rus kültürü eğitim modelı benımsenmiş markssıt eğitim uygulanarak genç kızların iffet ve namusları hiçe sayılmıştır .

sandıagolu bır doktor o zaman yasnan tajedeyı şöyle anlatır :

"Fıdelın eğitim yılına aslında gebelık yılı desek daha dogru olur çünku o yıl gebe kalan kıalrın sayısı okadar fazlaydıkı ,hamıle kızlara bakmak için okulların ve yuksek ögretım kurumların bahcelerınde hamıle bakım evleri kurmuştuk"
der ....

işte sizin sahte kahramanınızı özetleyen en guzel paragraf ! daha fazla söze ne hacet?


[1] [2] [3]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan