Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   TEFEKKÜR.....
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
genckaptann
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Kağıthane
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 180
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 09.05.2006 23:20


TEFEKKÜR...
Herhangi bir mesele hakkında düşünme, zihni yorma, derin düşünme ve işin şuuruna varma demektir....

Hz. Muhammed (s.a.s)`e en çok etki eden ayetlerden biri, tefekkürle ilgilidir. İki kişi Hz. Âîşe (r.a)`ı ziyaret etmişler. Onlardan biri, "Hz. Muhammed (s.a.s)`de gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısınız?" deyince, Hz. Âîşe (r.an) şöyle demiştir:

"Resulullah (s.a.s) bir gece kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Namazda çok ağladı. Gözlerinden akan yaşlar sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı. Sabah ezanı için gelen Hz. Bilâl (r.a):

"Ya Resulullah (s.a.s)! Geçmiş ve gelecek bütün günahlarınız affedildiği halde, sizi ağlatan nedir?" deyince, o: "Bu gece Yüce Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet ağlatmaktadır" dedi ve ayeti okudu...

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette aklıselim sahipleri için ibret verici deliller vardır” (Âl-i İmrân, 3/190).

Ondan sonra Resulullah (s.a.s): "Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan, düşünmeyen kişilere yazıklar olsun" dedi.

Bu ayette, tefekküre davet edilen akıl sahiplerinin durumunu açıklayan bir sonraki ayetin meâli de şöyledir:

"Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah`ı anarlar, gözlerin ve yerin yaratılışı üzerinde tefekkür ederler (düşünürler). Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!.." (Âl-i İmrân, 3/191).

İbn Abbas (r.a)`ın naklettiğine göre, bazı insanlar Allah`ın zatı hakkında düşünmek istediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) bu hususta şu açıklamada bulundu:

"Allah`ın yarattıkları hakkında düşünün. Allah`ın zatını düşünmeyin. Allah`ın şahsı hakkında düşünmeye güç yetiremezsiniz"....

kizilhan1
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Merkez
Denizli
Aktif Toplam Yazı : 339
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 09.05.2006 23:25


ALLAH RAZI OLSUN SENDEN ABİ....

O NE GÜZEL BİR KAVİMİN EVLADI İMİŞ O KAVİM VE YAŞAYANLARI NE GÜZELMİŞ...

ALLAH IM SENDE BİZLERİ KORU BÜTÜN KÖTÜLÜKLERDEN

SANA LAYIK KULLARDAN EYLE

NEFSİMİZİ KÖRELTMEMİZE YARDIMCI OL.....

SEN HERŞEYİ GÖREN DUYAN VE BİLENSİN.......

BİZLER İSE SENİN ACİZ KULLARIN........


genckaptann
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Kağıthane
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 180
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 09.05.2006 23:42


mesela gökyüzündeki nizam..gece ile gündüzün birbirinden ayrılması..tatlı su ile tuzlu suyun birbirine karışmaması..gemilerin denizleri yara yara ilerlemesi ve bir çoğu.. gerçekten düşündümü hikmetinden sual olmayan rabbimize ne kadar şükretsek azdır...

likable_man
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Merkez
Siirt
Aktif Toplam Yazı : 65
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 09.05.2006 23:57


düşünen insan için herşeyde bir ibret vardır.

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 00:01


S.A. Teşekkürler genckaptann kusuruma bakma ismini bilmiyorum. güzel bir konuya değinmişin.[[[[___DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI


Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran`ın Rahman Suresi`nde şöyle bildirilir:
“Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.„
(Rahman Suresi, 19-20)

Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. "Yüzey gerilimi" adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller.11
Cebelitarık Boğazı`nın uydudan çekilmiş fotoğrafı


Elbette ki işin ilginç yanı, insanların, ne fizikten, ne yüzey geriliminden, ne de okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran`da bildirilmiş olmasıdır.



Akdeniz`de ve Atlas Okyanusu`nda büyük dalgalar, güçlü akıntılar ve gelgitler vardır. Akdeniz`in suyu, Cebelitarık Boğazı`nda Atlas Okyanusu ile karşılaşır. Ama bu karşılaşma sonucu kendi sıcaklık, tuzluluk ve yoğunluk özellikleri değişmez. Çünkü iki deniz arasında görülmeyen bir sınır vardır.



genckaptann
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Kağıthane
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 180
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 00:17


birde güneşin doğması ve batması..bir tek güneşten bütün dünyanın yararlanması...bir ülkede gündüz iken bir ülkede vaktin gece olması..

bu mükemmel işleyişin sahibi rabbimize hamd olsun....

kizilhan1
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Merkez
Denizli
Aktif Toplam Yazı : 339
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 00:20


BİR YERDE YAZ İKEN BİR YERDE KIŞ OLMASI HEPSİ BİRER YARANDAN MEVLA HİKMETİDİR......

ozgur686
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Aydıncık
Yozgat
Aktif Toplam Yazı : 1
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 12:49


ALLAH razı olsun arkadaşım

biz düşünmekten aciz değiliz elbet ama bizi düşünmekten alacak bir çok şeyle meşgulüz malesef

yaptığımız iş,dinlediğimiz müzik,vakit geçirdiğimiz olduk olmadık yerler veya uğraşlar bizi önce düşünmekten sonrada YARADANDAN biz fark etmeden uzaklaştırıyor malesef

buna önlem alacaksa tabiki biziz.

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 17:46


[[[[---S.A------Birbirine karışmayan iki denizin bulunduğu hususunda birkaç âyet-i kerime vardır:
(Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerinin ki tuzlu ve acı iki denizin arasına bir engel, aşılamaz bir serhat koyan Odur.) [Furkan 53]

(İki deniz, birbirine bitişik iken, [Rabbinizin koyduğu engel ile] birbirine karışmaz.) [Rahman 19, 20]

(....iki deniz arasına perde koyan...) [Neml 61]

(İki denizden biri tatlıdır, harareti keser, içimi kolaydır. Diğeri de tuzludur, boğazı yakar.) [Fatır 12]___]]]

genckaptann
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Kağıthane
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 180
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 10.05.2006 23:06


elbette düşünmekten aciz değiliz..düşünmek içinde kimse para istemiyor ama...bir gerçek varki bizler sonumuzu düşünmeden yaşıyoruz..

alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz(s.a.v)bir hadisinde şöyle buyurmuş...

ÖLÜMDEN İBRET ALMAYAN HİÇ BİR ŞEYDEN İBRET ALMAZ...

bizim eksikliğimizde burda değilmi zaten sanki ölümü hiç tatmayacakmış gibi yaşıyoruz..ölümden sonrasını hiç düşünmüyoruzki....

medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.05.2006 20:11


[[[[[__S.A.__HAYAT____VE ____ÖLÜM__]]]]]


Cenâb-ı Hakk, insanın idrâkini, ancak zıdlıklarla kavrayabilen bir yapıya sâhib kılmıştır. Bu sebepledir ki âlemde, zıdlık asıldır. Dolayısıyla zıdlık ne kadar tam olursa, idrâk o kadar berraklaşır. Muhabbet nefretle, güzel çirkinle, hayır şer ile, akıllılık ahmaklıkla, sürûr ızdırabla, dünyâ âhıret ile, şehâdet olan asîl ölüm, süflîsi ile ilh kavranır.

İnsan, hayatın akışı içinde yaşama sevinci ile ölümden ürperiş gibi iki müthiş zıdlığın içinde çalkalanır durur. Dâimî bir akış hâlinde olan hayât ve ölümün hakîkî mânâları idrâk edilmeden, yaradılış sır ve hikmeti ile insanın gerçek mâhiyeti de kavranamaz.

Selîm bir muhâkeme sâhibi düşünmez mi ki; kâinâtta her şey, bir tek çekirdeğin çatlamasından bahâr şenliğine, doğumlardan ölümlere ve mikro âlemden makro âleme, zerrelerden kürrelere kadar lâyıkıyle kavranması imkânsız bir nizâm ve intizâm ile takdîr edilmiş bir âheng içinde devâm edip gider. Peki, bu âhengin ve bu nizâmın san`atkârı ve hâlıkı kimdir? Kâinâtta insan idrâkini âciz bırakan bu mükemmellik, hikmet ve ibretler manzûmesi değil midir? Bu suâllerin cevâbı, en güzel bir şekilde Kur`ân-ı Kerîm`de mevcûddur. Allâh Teâlâ buyurur:

"Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık." (ed-Duhân, 38)

"Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakîkaten huzûrumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?" (el-Mü`minûn, 115)

"İnsan başıboş bırakılacağını mı zannediyor?!." (el-Kıyâme, 36)

İnsanın yaradılış hikmeti, kendi istidâd ve iktidârı nisbetinde Cenâb-ı Hakk`ı bilebilmek, bu bilgiyi irfân ile mücehhez kılarak amel-i sâlih ile Hakk`ı tekrîm etmektir. Biz buna kısaca kulluk diyoruz. Bu kulluk keyfiyetinin hedefi de, kalbi tasfiye ve nefsi tezkiye ede ede Rabbe kavuşabilmektir. Vâsıl-ı ilâllâh olabilmektir. Bu da, nübüvvetten sonra en yüce bir derece ile Rabbe ulaşmayı ifâde eden velâyette kemâl bulur.

Velâyet, nefsânî ölçülerin üstüne çıkılması, benliğin asgarî seviyeye düşürülerek mânen Rabbe ulaşılmasıdır ki, bu yüksek dereceye -makâm itibârıyle- fenâ fillâh denir. Bu da, bir akarsuyun denize vâsıl olduktan sonra kendi hüviyetini kaybedip denizde yok olması veya yediklerimizin vücûdumuza dâhil olduktan sonra hâriçteki mâhiyetlerini kaybetmesi gibidir.

Bu makama ulaştıktan sonra gelen bir ölüm, hakîkî mânâsıyla bir vuslat-ı ilâhiyyedir. "Mûtû kable en temûtû" (Ölmeden evvel ölünüz!) hadîsi, bu hâlin en güzel ifâdesidir. Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-:

"Dirilmek istiyorsanız, ölünüz!.." buyurur ki, kasdettiği; bu mânevî ölümdür. Bâkî hayâta doğuş, bir başka âlemde diriliştir.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, tevhîd ve mârifetullâh neş`esi içinde nefsini yok ederek böyle ölebilenleri müjdeler ve taltîf eder.

Bunun içindir ki Hazret-i Mevlânâ, fânî âlemden kurtulup da bâkî hayata doğuşa {_F feeb-i arûs} (düğün gecesi» der. Beyitlerinde şöyle buyurur:

"Öldüğüm gün, tabutumu götürürlerken, bende bu dünyâ derdi var sanma!"

"Benim için ağlama, yazık, {REF vâh, vâh!} deme! Beni toprağa verdiklerinde de {REF vedâ, vedâ!} (ayrılık, ayrılık) deme!"

"Mezar bir perdedir ki, onun ardında cennetin huzûru vardır!"

"(Bilin ki ben), ölü idim; dirildim... Gözyaşı idim; tebessüm oldum... Aşk deryâsına daldım; nihâyet bâkî olan devlete erişdim..."

Şüphesiz ki, istisnâsız her hayât seyyâhının başına gelecek olan ölüm, idrâk sahibi olan bütün varlıkların çözmeye mecbûr bulunduğu bir muammâdır.

Enbiyâ Sûresi`nin 35. âyetinde:

"Her canlı ölümü tadar. Bir imtihân olarak sizi hayırla da şerle de deniyoruz. Ve siz ancak bize döndürüleceksiniz..." buyurulur.

Mülk Sûresi`nin 2. âyetinde de:

"O ki, hanginizin daha güzel davranacağını denemek için ölüm ve hayâtı yaratmıştır." buyurulmaktadır.

Ölümün bilinen bir dili yoktur. Lâkin o, derîn bir sükûta ne korkunç mânâlar gömmüştür. Nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyurur:

"Size iki nasîhatçı bıraktım. Biri susar, diğeri konuşur. Susan nasîhatçı ölüm, konuşan ise Kur`ân-ı Kerîm`dir

genckaptann
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
36 yaşında / Erkek
Kağıthane
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 180
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.05.2006 22:26


Alemlerin rabbi rahman rahim ceza ve hesap gününün tek hakimi olan ALLAH a hamd olsun...ALLAH ım biz ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım isteriz...Sen bizi doğru yola kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet gazaba uğrayanlarınkine ve sapanlarınkine değil...AMİN..


medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 14.05.2006 00:08


[[[[[__S:A:_____(:DAĞLARINA____ BAKIYORUM:)_____ ]]]]]


Bizlerin taştır, cansızdır dediğimiz o kaya parçalarına bakıyorum üzerinde otlar, çiçekler bitirdiğin, canlılar yaşattığın.


RABBİM seni görmek için dağlarına bakıyorum bu kez

NEBL 88.SEN DAĞLARI GÖRÜRSÜN DE,ONLARI YERİNDE DURUR SANIRSIN. OYSA ONLAR BULUTLARIN YÜRÜMESİ GİBİ YÜRÜMEKTEDİRLER. (BU,) HER ŞEYİ SAPASAĞLAM YAPAN ALLAH`IN SANATIDIR. ŞÜPHESİZ Kİ O,YAPTIKLARINIZDAN TAMAMEN HABERDARDIR.

Gönderdiğin kitabında belirttiğin gibi baktığımızda sapasağlam duran dağları istersen hareket ettirir bir anda yok edersin

Bunu depremlerden, heyelanlardan kaya kopmalarından da görüyoruz, duyuyoruz bunları yapan güç Yüce ALLAH`ım SENDEN başka ne olabilir. Bir parça kaya parçasını dahi günümüz teknolojisi ile tonlarca ağırlığında ve bilmem kaç beygir gücünde makinalar kullanarak parçalayabildiğimiz veya yerinden oynatabildiğimizi düşünürsek SENİN gücü ortaya çıkar.




Üzerlerinde bitirdiğin otlar, ağaçlar, hayvanlar onların rızklarını senden başka kim verebilir o şaheserleri senden başka kim şekillendirip meydana getirebilir. Bakıyorum bizce yaşanmanın mümkün olamayacağı, rızkın bulunamayacağı gibi görünen dağlarda, kayalarda, karlı zirvelerde bile yaşam devam ediyor canlılar yaşatıyorsun. Senden başka nasıl bir güç yaşatabilir.


medahms
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Merkez
Konya
Aktif Toplam Yazı : 4198
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 20.05.2006 20:37


S.A________TEVEKKÜL VE YAKiN
7230 - Halid`in oğulları Habbe ve Sev radıyallahu anhüm anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir şey tamir etmekte iken yanına girdik. O işte kendisine yardım ettik. "Başlarınız kımıldadığı müddetçe rızık hususunda yeise düşmeyin. Zira insanı annesi kıpkızıl, üzerinde hiçbir şey olmadığı halde doğurur, sonra aziz ve celil olan Allah onu her çeşit rızıkla rızıklandırır" buyurdular."

7231 - Amr İbnu`l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Şüphesiz, her derede, âdemoğlunun kalbinden bir parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar). Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa, Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç aldırmaz. Kim de Allah`a tevekkül ederse, kalbinin her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah ona yeter."



NuTLa
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
40 yaşında / Bayan
Yenimahalle
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 1104
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.05.2006 11:09


tüm kainatı, tüm canlıları, insanları ve maddeyi yaratan ve en güzel isimlerin sahibi olan Allah`ın tek bir ismini açıklamak için dahi ciltler dolusu tefekkür yazılabilir..........


[1] [2]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan