| Gönderen |
Mesaj |
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 12:16 |
|
|
Erdoğan önceki hükümetleri özelleştirme nedeniyle işsiz bıraktıkları için eleştiriyor. Ülke tarihinde en fazla özelleştirmenin yapıldığı dönem, AKP hükümetleri dönemi oldu. Bugüne kadar tutarı 38,6 milyar doları bulan tüm özelleştirmelerin yüzde 80`lik kısmı (30,6 milyar dolar) AKP tarafından gerçekleştirildi. Bu özelleştirmeler sonrasında, onbinlerce işçi ya işsiz kaldı ya da 4-C statüsünde kölelik koşullarında çalıştırılmaya başlandı. Özelleştirilen işletmelerde, 4-C`ye geçiş hakkı satıştan sonraki 6 ay boyunca uygulandı. Bu süre sonrasında yeni patronun çalışmak istemediği işçilerden 4-C`ye geçmeyenler zorla emekli edildiler, emekliliğini doldurmayanlar kapı önüne kondular. Söz konusu uygulama başta Erdemir, Tüpraş, Petkim, Seydişehir Alüminyum, Türk Telekom olmak üzere tüm özelleştirmelerde uygulandı.
AKP bazı özelleştirmelerde önceki hükümetlerden daha yaratıcı yollara başvurarak, satılan işletmelerin yeni sahiplerinin işlerini de kolaylaştırdı. Özelleştirilen limanlar, TMSF`nin elden çıkardığı çimento fabrikaları, TÜGSAŞ (Türkiye Gübre Sanayi AŞ) fabrikaları gibi bir dizi satışta yeni sahiplerine "işçisiz" devredildi.
AKP hükümeti, TEKEL’in içki bölümünü oluşturan Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi 2004 yılında Mey İçki’ye 292 milyon dolar bedelle satmıştı. Devrin öncesinde şirketin bilançosunda yer alan 307 trilyon liralık borç silinmiş, ayrıca 71,6 trilyon liralık şişelenmiş içki de Mey İçki`ye verilmişti. Aradan 2 yıl geçtikten sonra Mey İçki, yüzde 92 hissesini American Teksas Pasific Group isimli yabancı bir şirkete, bu kez 810 milyon dolara devrederek 500 milyon doların üzerinde bir vurgun gerçekleştirmişti.
TEKEL`in sigara fabrikalarının özelleştirilmesinin ardından, TEKEL`in tütün alım ve ticareti de durduruldu. 2000 yılında 200 bin tonun üzerinde tütün üretimi, 2009`da 90 bin tona geriledi. Buna karşılık, 1998 yılında yalnızca 600 ton olan tütün ithalatı, 2009 yılı sonunda 90 bin tona yükselmiş durumda.
- 2 yıldır bu işçi kardeşlerimize buralar çalışmadığı halde (birkaç yer hariç) Sendikalara soruyoruz: Yapmak istediğiniz ne?
soL olarak, biz de Başbakana soruyoruz, tütünde ülkemizi dışa bağımlı hale getiren, tütün çiftçisini yoksulluğa iten ve devletin tütün işletmelerinde çalışan işçileri işsiz bırakan yanlış politikalarla yapmak istediğiniz ne? Sektörü çokuluslu yabancı sigara tekellerine terk etmenizin amacı ne?
sol org tr den kısaltılarak aktarılımıştır..
|
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 12:22 |
|
|
kamu malı işletmelerin özelleştirmelerinde (aslında talanında)çok uluslu şirketlere sağlanan kolaylıklar ,geçen dönemlerdeki yüksek getirisi olan işletmelerde Erdemir, Tüpraş, Petkim, Seydişehir Alüminyum, Türk Telekom da uygulandı.onbinlerce işçiyi asgari ücrete mahkum eden,işsizliğe açlığa mahkum eden bu uygulamalar TEKELDE DUVARA TOSLADI..
birde buna benzer kendi yandaş holdinglerine uygulanan kolaylıklar çok çarpıcı. SABAH-atv satışı buna örnek.. yandaş sermaye grubu Çalık`a usülsüz verilen krediler idi. Çalık Grubu, Atv-Sabah`ı satın almak için ödediği 1.1 milyar doların 750 milyon dolarını Vakıfbank ve devlet bankası Halkbank`tan kredi olarak temin etmişti. |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 12:30 |
|
|
| memleketteki hemen hemen bütün kurumları özelleştir sonra devleti yönet bundan daha kolay bir yönetim şekli ve düşüncesi olamaz heralde.. |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 13:55 |
|
|
eski sosyalist dostlara allahın selamını vermekle başlayayım bir anıma selamün aleyküm :)
valla türkiyenin diğer tekel fabrikalarında durumu bilmem ama ben lisedeyken bir ilimizin ismi önemli değil sigara farikasında staj yapmıştım.staj yaptığım kısımda 6 tane usta vardı bir tanesine ya iş gelirdi ya gelmezdi akşama kadar yatarlar ve iş olmadığı halde fazla mesaiye kalırlar extra ücret alırlardı.tekel kapatılmamalıydı ama sıkı bir revizyondan geçmeliydi cidden devlet acaip derece sömürülüyordu.atılan işçilerin bugüne kadar yaptıkları birikim onları ölünceye kadar yaşatır fikrindeyim tabi diğer illerde aynı sömürü var ise..
saygılarımla... |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 14:36 |
|
|
bende sosyalist eski dost olarak hoşgeldin diyorum tembelgazili..))
kamu şirketleri hükümetlere bağlı çalışan kurumlardır.yöneticileri hükümet tarafından atanan,seçim dönemlerinde arpalık olarak kullanılan,oy vaadi ile eleman alınan kurumlardı.. hem yanlış yönetilecek,hem zarar ettirilecek,hem de başa bela diye çok uluslu şirketlere peşkeş çekilecek..oradan satılan üç,beş milyonla da bütçe açıkları kapatılacak.. yukardaki araştırmada görüleceği gibi her işletme gerçek değerinin altında,içinde barındırdığı ürün ve gayri menkulleri ile birilerine yediriliyor. bu işletmelerin devlete olan borçları siliniyor,işçileri kapı önüne konuluyor,problemsiz dikensiz gül bahçesi ikran ediliyor.. bunun adı da "becerikli ekonomi yönetimi "oluyor..))
|
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:08 |
|
|
evet tespitlerin doğru aksini inkar etmek aptallık olur . sıkı bir revizyonla çok daha fazla devlet bütçesine katkı sağlardı tekel.
yanlız dediğim gibi gizli işçiler midemi epey bulandırmıştı cidden yüksek meblalarda maaş alıyorlardı ve eşleriyle birlikte çalışanlar 3-5 yıl içerisinde ev ve araba sahibi olmuşlardı.halk arasında bile epey dedikodu malzemesi olmuştu;) |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:10 |
|
|
| aleyküm selam tembel sosyalist değilim ama selamını alalım :) |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:14 |
|
|
nedemek kardeşim tabiki alacaksın biz eski dostuz;)
tüm sağcı ve ülkücü arkadaşlarada selamlar olsun diyimde yanlış anlaşılma olmasın:) |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:15 |
|
|
bir öğretmen devletin okulunda çalışır aldığı para bellidir. bir işçi devletin fabrikasında çalışır aldığı para öğretmenin 1,5 katıdır.. öğretmen girer haftada 30 saat derse ortalama :) yatma gibi bir lüksü yoktur:) ek mesaisi yoktur 5,9 tl ekders ücreti vardır :)
bir devletin işçisi gider kamptır orda burda akşama kadar çay içer ama ay sonunda aldığı para bellidir.. :)
benım acizane fikrim. ya bu ülkede ki işçi kesim devlette çalışan tamamen özelleştirilsin.. devlet işçiyi çalıştırmasın işçiyi yönetsin.
tembel özelleştirilen bir iş yerinde bir işçi yan gelsinde alsın bakalım parayı :)) alamaz zınnık koklatmazlar adama.. |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:18 |
|
|
o açıdan almadım selamı raffi senin selamı hoşgeldin diye yanıtlamışta ondan selam açıkta kalmasın dedim:)
|
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:23 |
|
|
anladım kanarya eyvallah;)
devletcilik politikası yanlış uygalandığında devlete getirisi değil götürüsü olmaya başlıyor ve çağre olarak satılması ön görülüyor.buda kapitalizmi doğuruyor en acımasız rekabeti .dolayısıyla işçiler düşük maaşlarla deli gibi çalıştırılıyor.ha rekabet ülkeyi diri tutuyor ve ilerlemesinde katkı sağlıyor yanlız ülke ilerken patronlar zengin oluyor alt teba fakirliğe doğru itiliyor.
yani lafın kısası şu ülkede devletcilik politikası ülkesini milletini gerçekten seven çalışkan zeki insanların elinde yürütülse işçilerde ülkede refaha erer diye düşünüyorum... |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:26 |
|
|
tembel dünya düzeni böyledir tarih boyuda böyle olmuştur. alt kısım vardır çalışır karnını doyurur üst kısım vardır çalıştırır oda karnını doyururu birde stok yapar:)
bu da gayet doğaldır tarih boyunca hiç bir yerde hiç bir ülkede herkesin eşit statü de yaşadığı bir rejim olmadı olmazda. her ne kadar sosyalistler eşitlikten bahsetede sallamasyondur :) |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 15:32 |
|
|
| yani sölediğin gibi canarya hiçbir zaman işçilerle patronlar eşit olmayacak işin doğasında böle bir durum yok.çok sevdiğim bir laf vardır "kafasını çalıştırmayan bedenini çalıştırır".ama patronla işçi arasındaki fark her nekadar asla kapanamasada en asgari düzeye indirgemek ve emeklerinin karşılığını vermek lazım buda ahlaklı,insancıl ve halkını seven yöneticilerle olur diye düşünüyorum... |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 16:06 |
|
|
boşta kalan selamları toplamaktan başka birşey bilmeyen canarya ve tembelgazili..
tekel işçisinin nasıl çalıştıklarını yada nasıl çalıştırılamadıklarını başka özel sektör işçileri ile karşılaştıracağınıza kendinizle aynı yaşta olan başbakan oğlunun nasıl gemicik sahibi olduğunu mukayese etmenizi beklerdim.. bu düzende tam eşitlik mümkün olmadığını biz zaten diyoruz.ama devletin belirlediği "açlık sınırı 820 lira"nın altında bir yaşam koşuluna razı olacak milyonlarca işsizin de var olduğunu biliyoruz.. TEKEL gibi onlarca devlet işletmesi çok uluslu şirketlere peşkeş çekildiği için bu insanlar sokağa ,aileleri ile birlikte açlığa gönderiliyor.. ama bunu idrak etmek sizin için zor zanaat.. |
|
|
|
| Yazılış Tarihi : 03.02.2010 16:09 |
|
|
TEKEL işçisinin ankarada kurduğu naylon çadırlarda,soğuk ve yağmurda 50.güne dayanan direnişinin diğer işçilere örnek olmasından çekiniyorlar.. siz "eşit yaşam olmaz" diyerek açlığa hoşgörü ile bakıyorsunuz.. |
|